Türk sinemasının altın çağında bıraktığı derin izlerle hafızalara kazınan ve asıl adı Bumin Gaffar Çıtanak olan ünlü sanatçı Fikret Hakan, 23 Nisan 1934 tarihinde Balıkesir'de hayata gözlerini açtı. Edebiyat öğretmeni bir baba ile başhemşire bir annenin oğlu olan sanatçı, babasının Galatasaray Lisesi'ne tayiniyle birlikte çocuk yaşta ailesiyle İstanbul'a yerleşti. Lise yıllarında edebiyata duyduğu heves sayesinde İstanbul Ekspres Gazetesi çatısı altında henüz genç yaşta gazeteciliğe başladı. Mithat Perin'in sahibi olduğu bu yayında Abdi İpekçi ve Halit Kıvanç gibi geleceğin dev isimleriyle omuz omuza çalışırken öykü başına aldığı bir liralar onu eğitim hayatından uzaklaştırdı. Taksim Lisesi'nden henüz on altı yaşında ayrılan genç yetenek, 1950 yılında sahne tozu yutarak Ses Tiyatrosu bünyesinde sahnelenen 'Üç Güvercin' operetindeki palyaço rolüyle profesyonel oyunculuk dünyasına ilk adımını attı.
Sahne Işıklarından Yeşilçam'ın Zirvesine
Kariyerinin ilk adımlarında ismini Fikret Hakan olarak değiştiren sanatçı; 'Leblebici Horhor' ve 'Afrodit' yapımlarında sahne aldı. Ses Tiyatrosu, Çığır Sahne, Cep Tiyatrosu, Küçük Sahne, Oraloğlu Saat 6 Tiyatrosu ve kurucusu olduğu Sahne 8 ile Fikret Hakan Tiyatrosu gibi pek çok prestijli toplulukta 1980'lerin sonuna dek aktif roller üstlendi. 1953 yılında rol aldığı Köprüaltı Çocukları filmi, onun sinema perdesindeki uzun soluklu serüvenini başlatan tarihi bir dönüm noktası oldu. Peşi sıra gelen Beyaz Mendil, Gelinin Muradı ve Dokuz Dağın Efesi filmleriyle sinema dünyasında kendine sağlam bir yer edindi. Özellikle 1958 yapımı Üç Arkadaş ve 1964 yılındaki Keşanlı Ali Destanı filmleri, oyuncunun ülke çapında büyük bir üne kavuşmasını sağladı. 1960'lı yıllarda rol aldığı Yılanların Öcü ve Karanlıkta Uyananlar gibi toplumsal gerçekçi yapımlarla sinemadaki duruşunu ve oyunculuk gücünü pekiştirdi.
Uluslararası Açılımlar ve Çok Yönlü Sanat Hayatı
Yeşilçam'ın en üretken dönemlerinde yılda yirmi filme kadar ulaşan yoğun bir tempoda çalışan Fikret Hakan, kariyeri boyunca 204 sinema filmi ve 28 televizyon dizisinde rol aldı. 1970'li yıllarda oyunculukla yetinmeyerek yönetmenlik, senaristlik ve yapımcılık koltuklarına da oturdu. 1970 yılında çekilen dev bütçeli Paralı Askerler (You Can't Win 'em All) filmiyle Hollywood arenasından teklifler alsa da yabancı dil yetersizliği sebebiyle kariyerini uluslararası boyuta taşıyamadı. Başrollerini Tony Curtis ve Charles Bronson gibi dünya yıldızlarıyla paylaştığı bu yapım, Türkiye'de sansür engeline takılarak yasaklandı. Sadece beyaz perdeyle sınırlı kalmayan sanatçı, 1971'de gazino sahnelerinde şarkıcılık yaptı ve Zerrin Özer ile birlikte televizyonda sunuculuk üstlendi. Dönemin modasına uyarak doldurduğu 45'lik plaklar ise müzik severlerin beğenisine sunuldu.
Fırtınalı Aşklar ve Çarpıcı İtiraflar
Usta sanatçının özel yaşamı da en az sinema kariyeri kadar hareketliydi. Feyzan Ersinan Top tarafından kaleme alınan 'Asla Unutmadım' isimli eserde Hakan, geçmişine dair oldukça ses getiren itiraflarda bulundu. Askerlik vazifesini yaptığı yıllarda nişanlısı Çolpan İlhan'ı yakın dostu Sadri Alışık'a emanet ettiğini fakat sonrasında ikisinin evlilik kararıyla sarsıldığını samimiyetle dile getirdi. Hayatı boyunca beş kez nikah masasına oturan aktör, özellikle 1971 yılında evlendiği ses sanatçısı Hümeyra ile yaşadığı tutkulu aşkı ve sonrasındaki ayrılık sürecini derin bir pişmanlıkla andı. Neşecan Paşmak ile gerçekleştirdiği evliliğinden ise Elif adında bir kız çocuğu dünyaya geldi.
Marmaris Sığınağından Devlet Sanatçılığına Uzanan Yol
Yeşilçam'da 1970'lerin ortalarında başlayan erotik film furyasından uzak durmak isteyen usta aktör, İstanbul'daki dairesini satarak 1977 yılında Marmaris'e yerleşti. Burada denizcilik ve teknecilik işiyle geçimini sağlayan sanatçı, 1980 yılında sinemaya yeniden dönerek oyunculuk yaşantısına kaldığı yerden devam etti. Hayatının son dönemine kadar üretmeye devam etti. Usta oyuncu, akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Seçkin kariyeri boyunca kazandığı ödüller ve hayat verdiği unutulmaz tiyatro oyunları ise Türk sanat tarihinin altın sayfalarında yerini aldı.
Sanat Hayatından Önemli Başarılar ve Eserler
Fikret Hakan'ın kariyeri boyunca elde ettiği seçkin ödüller, rol aldığı tiyatro oyunları ve doldurduğu plaklar onun çok yönlü sanat vizyonunu kanıtlar niteliktedir:
- 1965 Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Keşanlı Ali Destanı)
- 1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Ölüm Tarlası)
- 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Hasret)
- 1993 30. Antalya Film Şenliği - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Yalancı)
- 1997 34. Antalya Film Şenliği - Yaşam Boyu Onur Ödülü
- 2012 Engelsiz Yaşam Vakfı - Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü
- Nikos Kazancakis'in kaleme aldığı ünlü Zorba tiyatro oyunu (1967)
- Ankara Sanat Tiyatrosu sahnesinde sergilenen 'Durand Bulvarı' oyunu
- Doldurduğu meşhur 45'likler: Cemo / Dedikleri Gerçek İmiş (1972), Dostun Gülü / Löberde (1974) ve Aşk Uğultusu / Sancı (1975)
