Fatma Girik, 12 Aralık 1942'de İstanbul'da, annesi Münevver ve babası dalgıç Hayri Girik'in üç çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Sultanahmet'te geçen çocukluk yıllarından Şişli Belediye Başkanlığına uzanan yaşam öyküsü, Türk sinemasının en çarpıcı hikâyelerinden birini oluşturur. Haksızlık karşısında boyun eğmez duruşu, ekrana yansıyan sert ve mağrur bakışları ve sözünü esirgemeyen yapısıyla "Erkek Fatma" lakabını kazanan aktris, 24 Ocak 2022'de 80 yaşında hayatını kaybetti.
Sinemaya Adım Atan Bir İstanbul Çocuğu
Cağaloğlu Ortaokulu'nda okurken ailesine maddi destek sağlamak zorunda kalan Girik, ikinci sınıfın ardından okulu bıraktı. Komşusu Sezai Abi'nin daveti üzerine annesiyle birlikte setlere gitmeye başladı; anne-kız figüran olarak çalışırken bazı komşuların ağır eleştirilerine göğüs gerdiler. İlk küçük rolünden aldığı 2,5 lira, o dönem için önemli bir kazanımdı. 1957'de bin lira karşılığında profesyonel oyunculuğa adım attı. İlk filmi, yönetmenliğini Seyfi Havaeri'nin yaptığı Leke'ydi.
Gerçek dönüm noktası 1960 yılında, Memduh Ün yönetimindeki Ölüm Peşimizde filmiyle geldi. Ün, başkalarının "yeteneksiz" diye geçiştirdiği genç aktrise "onda bir ışık var, bir gün ortaya çıkacak" diyerek sahip çıktı. Bu tanışıklık yalnızca mesleki bir iş birliğinin değil, elli yılı aşkın bir beraberliğin de fitilini ateşledi.
"Erkek Fatma" ve Yeşilçam'ın Zirve Yılları
Güçlü kadın rollerinin kapısını 1962 yapımı Belalı Torun araladı. Filmde saçlarını kısacık kestirerek bir erkeği canlandıran Girik, gerçek hayattaki dobralığı ve haksızlığa tahammülsüz duruşuyla bu karakterle bütünleşti; "Erkek Fatma" adı artık ondan ayrılmazdı. Dönemin parlayan isimleri Türkan Şoray, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit arasında kendine sağlam bir yer açtı.
1965'te Keşanlı Ali Destanı'ndaki oyunculuğuyla Antalya Altın Portakal'da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı. 1968'de hem oyunculuğunu sürdürdü hem de şarkıcılığa adım attı. Ezo Gelin (1968), Büyük Yemin (1969) ve Acı (1971), filmografisinin köşe taşları arasında sayılır. Anadolu kadınının sorunlarını işleyen köy temalı yapımlarda sergilediği oyunculuk, ona geniş bir izleyici kitlesi kazandırdı.
Aldığı başlıca ödüller şunlardır:
- 1965 – Antalya Altın Portakal, Keşanlı Ali Destanı, En İyi Kadın Oyuncu
- 1967 – Antalya Altın Portakal, Sürtüğün Kızı, En İyi Kadın Oyuncu
- 1969 – Adana Altın Koza, Büyük Yemin ve Ezo Gelin, En İyi Kadın Oyuncu
- 1971 – Adana Altın Koza, Acı, En İyi Kadın Oyuncu
- 1998 – Antalya Altın Portakal, Yaşam Boyu Onur Ödülü
- 2001 – İstanbul Uluslararası Film Festivali Onur Ödülü
- 2007 – Ankara Uluslararası Film Festivali Aziz Nesin Emek Ödülü
Politika, Televizyon ve Son Yıllar
1987'de TRT dizisi Gönül Dostları'yla televizyona adım atan Girik, bu yapımdaki başarısıyla Kültür Bakanlığı ödülüne layık görüldü. Halkla kurduğu samimi bağ ve toplumsal adalete olan duyarlılığı onu bir adım daha ileri götürdü: 1988'de Şişli Belediye Başkanlığı'na seçildi ve 1993'e kadar bu görevi sürdürdü. Görev süresinin ardından ekrana dönen Girik, Söz Fato'da adlı reality show programıyla toplumsal sorunları farklı bir perspektiften ele aldı.
1999'dan itibaren Benim İçin Ağlama, Bize Ne Oldu? ve Hasret gibi televizyon dizileriyle izleyiciyle yeniden buluştu. 2005'te yönetmenliğini Tunç Başaran ve Memduh Ün'ün üstlendiği Büyülü Fener ve Sinema Bir Mucizedir filmlerinde rol aldı. 50 yılı aşkın birliktelik yaşadığı Memduh Ün, 16 Ekim 2015'te hayatını kaybetti. Ömrünün son yıllarını Bodrum'da geçiren ve 2016 ile 2019'da ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden Girik, 24 Ocak 2022'de İstanbul'da yaşamını yitirdi.
