Ailesi ve Eğitimi
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, 1635'te Samsun'un Vezirköprü ilçesinde doğdu. Babası Arnavut kökenli Köprülü Mehmed Paşa, annesi Voyvoda Yusuf Ağa'nın kızı Ayşe Hanım'dır. Babası oğlunun iyi eğitim alıp âlim olmasını istediği için onu yedi yaşında İstanbul'a getirdi. Devrin seçkin ulemasından Osman Efendi, Ahmed Bey ve Şeyhülislam Çelebizade Aziz Efendi'den ders aldı. 16 yaşında müderris olarak akademik kariyerine başladı ve İstanbul'da "paşazade" unvanıyla müderrislik yaptı. Babasının nüfuzundan yararlandığı yönündeki eleştirilerden ve ilim adamları arasındaki çekişmelerden rahatsız olarak akademik kariyerini bırakıp mülkiyeye geçti.
Valilik ve Sadrazamlığa Yükseliş
24 yaşındayken, 1658'de Erzurum'a, 1660'ta Şam'a vali atandı. Bu şehirlerde halkın yükünü hafifleten vergi indirimleriyle takdir kazandı. Şam'da Dürzilerin isyanları nedeniyle seferler düzenledi, Sayda, Beyrut ve Safed bölgesindeki eşkıyayı temizleyerek bölgeyi merkeze bağlı bir beylerbeyilik haline getirdi. 1660'ta babasının rahatsızlığı nedeniyle merkeze çağrıldı ve 25 yaşında sadaret kaymakamlığına getirildi.
Köprülü Mehmed Paşa'nın hastalığı artınca Padişah IV. Mehmed ölümünden sonra kendi gibi ikinci bir sadrazam bulamayacağından endişe etti. Mehmed Paşa, eserlerinin kalıcı olması için bu görevi ancak oğlunun yapabileceğini söyledi ve padişah bu öneriyi kabul etti. Fazıl Ahmed Paşa, 30 Ekim 1661'de 26 yaşında sadrazam oldu ve Osmanlı tarihinin bu göreve gelen en genç sadrazamı sayıldı. Muhtemel bir rehavet doğmasın diye otoriter bir sadrazam profili çizdi.
Uyvar, Girit ve Kamaniçe Seferleri
Sadrazam olunca ilk iş olarak Avusturya seferine çıktı. Avusturya'nın Erdel'e akınları nedeniyle Zitvatorok Antlaşması ihlal edilmişti. Kırım kuvvetlerinin de desteklediği 120 bin kişilik ordu ve yaklaşık 200 topla "Serdar-ı Ekrem" unvanıyla yola çıktı. Avusturya'nın barış girişimini ağır şartlarla yanıtladı; elçiler bu şartları kabul edemeyince ordu, Kanuni Sultan Süleyman'ın bile alamadığı, tahkim edilmiş Uyvar Kalesi'ni kuşattı. Şehri aldıktan sonra Hristiyan halka tanıdığı can ve mal güvencesi ona Avrupa'da büyük ün kazandırdı; Fransızca "Fort comme un Turc" (Türk gibi güçlü) deyiminin bu yüzden doğduğu belirtilir. Uyvar'ın fethinden sonra Viyana'ya yürümesi Avrupa'da panik yarattı; Papalık, İspanya, Saksonya ve Brandenburg Avusturya'ya yardım etti, Fransa Kralı XIV. Louis de 5.000 kişilik bir kuvvet gönderdi.
Ardından 21 yıldır alınamayan Girit'in fethine yöneldi. 15 Mayıs 1666'da Edirne'den ayrıldı ve Girit'te üç yıl sadaretten uzak kaldı; bu, bir sadrazamın aralıksız en uzun süre seferde geçirdiği süredir. 4 Haziran 1672'de padişahla birlikte Lehistan seferine çıktı, Podolya eyaletinin merkezi Kamaniçe, İzvança ve Bucaş dahil birçok kaleyi aldı. Lehistan'la yapılan Bucaş Antlaşması'yla 220 bin duka altın vergi getirildi.
Ölümü ve Mirası
Lehistan seferinden dönünce sağlığı bozuldu. 1676'da Edirne'ye giderken Çorlu ile Karıştıran arasında Karabiber Çiftliği'nde 41 yaşında öldü. Cenazesi İstanbul'da Çemberlitaş'ta babasının türbesine defnedildi. Ölüm nedeni olarak aşırı çalışmaya bağlı yorgunluk gösterilir.
15 yıllık sadrazamlığının 9 yılını seferde geçirdi. Devlet bütçesindeki 80 milyon akçelik açığı 10 milyon akçeye indirmeyi başardı. Yumuşak huylu ve anlayışlı olduğu için "Fâzıl" lakabı takıldı. İcazetli bir hattat ve nesir yazarıydı; Çemberlitaş'ta bir kütüphane kurdurdu, önemli günlerde saraya ve devlet adamlarına hediye verilmesini yasakladı.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Köprülü Fazıl Ahmet Paşa maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
