İçeriğe Atla
Hülagü Han fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Hülagü Han Kimdir?

Hülagü Han (1218-1265), Moğol İlhanlı Devleti'nin kurucusu; Bağdat'ı yakıp yıkan, Abbasi Halifeliği'ni sona erdiren ve Orta Doğu'yu kökten değiştiren fatih hükümdar.

Diğer adlar: Hülâgû Han, Hulagu Khan, İlhanlı Hülagü

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Hülagü Han Hakkında

Hülagü Han, 15 Ekim 1218'de Karakurum'da dünyaya geldi. Cengiz Han'ın oğlu Tuluy'un ve Nasturi Hristiyan inancına sahip Sorgaktani Hatun'un çocuğu olan Hülagü, Möngke, Kubilay Han ve Arık Böke ile birlikte büyüdü. Moğol tarihinin en tartışmalı figürlerinden biri olarak öne çıkan bu hükümdar, kurduğu İlhanlı Devleti ile Orta Doğu'nun siyasi haritasını kalıcı biçimde yeniden çizdi.

Gençlik Yılları ve Erken Dönem

Hülagü'nün çocukluk dönemine ilişkin belgeler oldukça kısıtlıdır. Dedesinin batı seferi sırasında, henüz dokuz yaşındayken ağabeyi Kubilay Han ile birlikte İmil nehri kıyılarında ilk avları nedeniyle Cengiz Han tarafından ödüllendirildiği bilinmektedir. Annesinin ve ileride eşi olacak Dokuz Hatun'un Hristiyan olması, Müslümanlara yönelik tutumunu biçimlendiren etkenler arasında sayılmaktadır. Öte yandan bazı tarihçiler, Emevi ve Abbasi dönemlerinde Türk-Moğol halklarına yapılan haksız muamelelerin Hülagü'de derin bir öfke bıraktığını öne sürer.

Orta Doğu Seferleri ve Bağdat'ın Yıkımı

1255 yılında ağabeyi Mengü Han, Hülagü'yü Orta Doğu'daki fetih göreviyle yetkilendirdi. Söz konusu görev dört temel hedef içeriyordu:

  • Lurları itaat altına almak
  • Hasan Sabbah'ın kurduğu Haşhaşi yapılanmasını tasfiye etmek
  • Abbasi Halifeliği'ni ortadan kaldırmak
  • Eyyubi-Suriye coğrafyasını ve Memlük Devleti'ni fethetmek

Büyük bir orduyla harekete geçen Hülagü, önce Luristan Atabeyliği'ni ele geçirdi. 1256'da, ele geçirilmez sayılan Alamut Kalesi'ni Hitaylı mühendislerin katkısıyla yıktı: kale altına açılan tüneller petrolle doldurulup ateşlenerek patlatıldı; içindeki ünlü kütüphane de alevlere teslim edildi.

Ardından Bağdat'a yönelen Hülagü, Halife Mustasım'dan teslim olmasını talep etti. Halifenin reddi üzerine şehir kuşatıldı; Düceyil Muharebesi'nde Abbasi ordusu bozguna uğratıldı. 13 Şubat 1258'de Moğollar Bağdat'a girdi. Bir hafta süren yağma ve katliam sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının yüz bini aştığı tahmin edilmektedir. Nesiller boyunca inşa edilen camiler, saraylar ve hastaneler tahrip edildi. Halife Mustasım, halkının katliamını ve şehrinin yağmalanmasını gözlemek zorunda bırakıldıktan sonra keçeye sarılıp atların altında çiğnetilerek öldürüldü. Bağdat, bu felaketten yüzyıllar sonra bile harabe görünümünden kurtulamadı.

İlhanlı Devleti ve Son Yıllar

Bağdat'ın düşüşünün ardından bölgedeki küçük şehirler Hülagü Han'a bağlılık bildirdi. Moğol ordusu Suriye üzerine ilerledi, Akdeniz kıyılarına ulaşıldı ve Mısır bir sonraki hedef olarak görünüyordu. Ancak Mengü Han'ın ölüm haberi bu planları sekteye uğrattı. Hülagü, Suriye'deki kuvvetlerin komutasını Ketboğa Noyan'a devredip doğuya döndü. Ketboğa, 3 Eylül 1260'ta Aynicâlût'ta Memlük kuvvetlerine yenildi ve hayatını kaybetti; bu zafer İslam dünyasında büyük bir sevinç yarattı ve Suriye ile Mısır Moğol istilasından kurtarıldı.

Mengü Han'ın vefatının ardından Moğol İmparatorluğu dört ayrı devlete bölündü. Hülagü'nün kurduğu İlhanlı Devleti bu parçalardan biriydi. Hülagü, son yıllarında doğuda Çağatay, kuzeyde Altın Orda ve batıda Memlüklerle mücadele içinde geçirdi. Ocak 1263'teki Terek Savaşı'nda Altın Orda Hükümdarı Berke Han'a ağır bir yenilgi aldı. 1258'de ise Anadolu Selçuklu Devleti'ni II. İzzeddin Keykavus ile IV. Kılıç Arslan arasında bölerek her ikisiyle de ayrı antlaşmalar imzaladı; Anadolu'nun İlhanlılara ödediği vergiyi iki katına çıkardı.

On iki eşi, on dört oğlu ve yedi kızı olan Hülagü Han, sara hastalığına yakalandıktan sonra 8 Şubat 1265'te İran'ın Meraga şehrinde 47 yaşında hayatını kaybetti. Atı ve cariyeleri kurban edilerek kendisiyle birlikte defnedildi; şamanist geleneklere göre yapılan cenaze töreninin son örneği olma özelliğini taşır. Mezarı Urmiye Gölü'ndeki bir adadır. Yerine geçen büyük oğlu Abaka Han, babasının politikalarını sürdürdü.

İlgili Kişiler

Meslek, coğrafya, dönem ve ilgi alanı benzerliğine göre önerilen profiller.

Benzerlik skorları meslek, coğrafya, dönem ve Wikidata bağlantılarına göre otomatik hesaplanır.