Türk siyasi tarihinin en özel ve en etkili figürlerinden biri olan Tayfur Ata Sökmen, Hatay’ın bağımsızlık mücadelesinde ve Türkiye’ye katılmasında son derece kritik sorumluluklar üstlenmiş olan çok önemli bir liderdir. 1892 yılında Adana’da dünyaya gözlerini açan bu vatansever devlet adamı, ömrünü Hatay davasına adamıştır. Milletler Cemiyeti’nin 19 Mayıs 1937 tarihinde Hatay bölgesi için kabul ve ilan ettiği yeni anayasa sonrasında kurulan bağımsız Hatay Devleti’nin ilk ve tek devlet başkanı sıfatıyla tarihe geçmiştir. Gençlik yıllarından itibaren aldığı eğitimler ve üstlendiği sorumluluklar, onun liderlik vasıflarını erkenden şekillendirmiştir. Sökmen, rüştiye eğitimini tamamladıktan sonra kendisini hususi derslerle geliştirerek entelektüel bir birikim kazanmıştır. Onun yüreği vatan sevgisiyle doluydu. Hayatını 3 Mart 1980 tarihinde İstanbul’da kaybeden Sökmen, arkasında bağımsız bir devletin kuruluş ve katılım öyküsünü bırakmıştır.
Millî Mücadelenin Gönüllü Kahramanı
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun işgal edilmesine karşı duran Sökmen, Hatay ve çevresinde milli direncin sembolü haline gelmiştir. Askeri alanda gösterdiği büyük özveri ve teşkilatçılık becerisi sayesinde, bölgedeki Kuvâ-yi Milliye birliklerinin sevk edilmesinde kritik vazifeler üstlenmiştir. İkinci Kolordu emri altında Kuvâ-yi Milliye komutanı olarak görev yaparken, güney cephesinde işgalci güçlere karşı amansız bir direnç göstermiştir. Bu askeri liderliğinin yanı sıra halkı bir araya getiren sivil ve sosyal örgütlenmelerde de öncü roller oynamıştır. Milli mücadele ruhu hiç bitmedi. Sökmen, bağımsızlık ateşiyle yanan bölgede şu önemli sivil ve askeri görevleri üstlenmiştir:
- Kuvâ-yi Milliye bünyesinde komutanlık ve Hatay Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti temsilciliği,
- İskenderun ve Havalisi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruculuğu ile başkanlığı,
- Antakya-İskenderun Muavenet-i İçtimaiye Cemiyeti ile Hatay Erkimlik Cemiyeti başkanlığı.
Söz konusu teşkilatlar hem mücadeleyi canlı tutmuş hem de bölge halkının direniş azmini büyük oranda artırmıştır.
Hatay Devleti’nin Tarihî Cumhurbaşkanı
Tayfur Sökmen adını tarihin altın sayfalarına yazdıran en önemli olay, Hatay Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve onun bu devletin başına geçmesi olmuştur. Bölgedeki uzun ve zorlu siyasi mücadelelerin ardından, 1937 yılında hazırlanan Hatay Anayasası doğrultusunda yeni bir yönetim yapısı inşa edilmiştir. Sökmen, bu yeni devletin kurucu cumhurbaşkanı olarak seçilmiş ve Hatay Cumhuriyeti’nin en üst düzey temsilcisi haline gelmiştir. Devletin kurumsallaşması için yoğun mesai harcamıştır. Bölgede huzur ve güvenliği kısa sürede temin etmiştir. Cumhurbaşkanlığı görevini, Hatay Millet Meclisi’nin tarihi kararını aldığı 29 Haziran 1939 tarihine kadar büyük bir ciddiyetle devam ettirmiştir. O gün Hatay meclisi, egemenliğini kendi isteğiyle anavatan Türkiye ile birleştirme yönünde tarihi bir karar alarak kendini feshetmiştir. Hatay’ın bağımsızlık süreci bu kararla taçlanmıştır. Tayfur Sökmen, kendi şahsi ikbalini ve makamını bir kenara bırakmıştır. Hatay’ın Türkiye topraklarına katılmasını en başından itibaren samimiyetle desteklemiştir. Bu birleşme, Türk milletinin güney sınırlarının güvenliği açısından da son derece mühim bir adım olmuştur.
Parlamento Yılları ve Bıraktığı Miras
Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının ardından Tayfur Sökmen, tecrübesini ve birikimini Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında milletine sunmaya devam etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin V., VI., VII. ve VIII. yasama dönemlerinde Antalya milletvekili olarak parlamento sıralarında yer almıştır. IX. yasama döneminde ise kendi ana yurdu olan Hatay’dan milletvekili seçilerek bu kenti mecliste gururla temsil etmiştir. Sökmen sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda eğitime ve topluma katkı sağlayan bir hayırseverdi. İstanbul’un Kartal ilçesinde yer alan ve mülkiyeti kendisine ait olan son derece geniş bir araziyi devlete tahsis ederek, bu alan üzerinde bölge halkına hizmet verecek iki okulun kurulmasını sağlamıştır. Bu cömert bağış, onun toplumsal kalkınmaya ve genç nesillerin eğitimine verdiği büyük önemi açıkça gözler önüne sermektedir. Hatay davasının unutulmaz kahramanı, vatanına yaptığı üstün hizmetler ve yetiştirdiği evlatlar ile Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam etmektedir.
