Ünlü İngiliz yazar George Orwell, gerçek adıyla Eric Arthur Blair, 25 Haziran 1903 tarihinde sömürge döneminin Hindistanı'nda yer alan Motihari kentinde dünyaya geldi. Babası Hindistan'da memurluk yapan bir İngiliz, annesi ise Fransız kökenli olan yazar, henüz bir yaşındayken annesi ve ablası Jacintha ile birlikte İngiltere'ye taşındı. Aristokratik bir atmosferde büyüyen Blair, ilk olarak 1911 yılında Katolik disipliniyle yönetilen St Cyprian’s okuluna gönderildi. Daha sonra ülkenin en köklü eğitim kurumlarından Eton Koleji'ni burslu kazanarak burayı bitirdi. Üniversiteye gitmek yerine aile geleneklerini takip etmeyi seçen genç adam, 1922'de dönemin İngiliz sömürgesi olan Burma'ya gitti. İmparatorluk polis teşkilatında beş yıl görev alan yazar, burada gördüğü şiddet dolu ve baskıcı yöntemler sebebiyle emperyalizme karşı ömür boyu sürecek öfkesini şekillendirmeye başladı.
Sömürge Polisliğindan Paris Sokaklarına Uzanan Hayat
1927 yılında Burma'daki görevini bırakıp İngiltere'ye dönen Eric Arthur Blair, hayallerini süsleyen yazarlık mesleğine adım atmaya karar verdi. Eton Koleji'nde öğretmenliğini yapan Aldous Huxley ile yollarının kesişmiş olması da ona ayrı bir esin kaynağıydı. Hayranı olduğu Jack London’ın izinden gitmeyi seçen yazar, ilk yılını Londra’nın en yoksul semtlerinde sefalet içinde geçirdi. Ardından iki yıl boyunca yaşayacağı Paris'e geçti. Fransız başkentinde parasını çaldıran, günlerce aç kalan ve kiliselerin ücretsiz çorba kuyruklarında bekleyen Blair, hayatta kalabilmek için restoranlarda bulaşık yıkadı. Tüm bu ağır yaşam koşulları karşısında tükenince ailesinin evine sığındı. İşte bu süreçte yaşadığı sefaleti, Burma'da tanıklık ettiği acımasızlıkları satırlara dökmeye başladı. Bu dönemin ürünü olan 1933 tarihli "Paris ve Londra'da Beş Parasız" adlı kitabını kaleme alırken, eserlerinde sıklıkla kullanacağı George Orwell takma ismini tercih etti. Ardından "Burma Günleri" ve "Papazın Kızı" gibi eserler birbiri ardına geldi.
İspanya Cephesindeki Mermi ve Siyasi Uyanış
Takvimler 1936 yılını gösterdiğinde yazar, Eileen O’Shaughnessy ile dünya evine girdi. Aynı yılın sonlarında İspanya İç Savaşı başgösterdi. Adolf Hitler ve Benito Mussolini tarafından desteklenen Francisco Franco'ya karşı mücadele eden gönüllülere katılmak amacıyla İspanya'ya gitti. İlk başta cepheyi bir gazeteci olarak izlemeyi düşünse de kısa sürede Cumhuriyetçi milislerin saflarında çarpışmaya başladı. Savaşta teğmenlik rütbesine kadar yükseldi. Cephede savaşırken bir keskin nişancı tarafından boğazından vuruldu ve ölümün eşiğinden döndü. Bu ağır yaralanmanın ardından cephe gerisine sevk edildi. Yaşadığı bu zorlu savaş tecrübesini "Katalonya'ya Selam" adlı kitabında tüm çıplaklığıyla anlattı. İspanya dönemecinden sonra düşünsel olarak daha tutucu bir yöne kayan Orwell, İngiltere'ye dönüşünde BBC'nin Hindistan servisinin yönetimini üstlendi. 1943 yılında ise Tribune gazetesinde edebiyat editörlüğü yapmaya başladı.
Hayvan Çiftliği, 1984 ve Edebi Miras
Orwell, en önemli yapıtlarından biri olan "Hayvan Çiftliği"ni 1944 yılında kaleme aldı. Rus Devrimi'ni ve Josef Stalin'in bu devrime nasıl ihanet ettiğini konu edinen bu siyasal fabl, başlangıçta yayınlayacak bir yayınevi bulmakta çok zorlandı. Kitap nihayet 1945 yılında basıldığında yazara muazzam bir şühret ve finansal rahatlık kazandırdı. Ne var ki aynı yıl, ilk eşi Eileen ameliyat masasında hayatını kaybetti. Geçmişteki fakirlik günlerinden miras kalan tüberküloz hastalığı yazarın yakasını hiç bırakmadı. Hayatının son dönemlerini sıklıkla hastane odalarında geçiren Orwell, 1949 yılında başyapıtı "1984" romanını yayımladı. "Büyük Birader" kavramını hayatımıza sokan bu kitap, totaliter sistemlerin baskı mekanizmalarını ve insanlığın hırslarını sarsıcı bir dille eleştirdi. Aynı yıl Sonia Browell ile ikinci evliliğini gerçekleştiren yazar, 21 Ocak 1950 günü Londra'da 47 yaşındayken hayata veda etti.
Edebi İlkeleri ve Unutulmaz Eserleri
George Orwell, geride on kitap ve yüzlerce makale bırakarak dünya edebiyat tarihine silinmez bir iz bıraktı. Kendine has yazı kurallarıyla da tanınan Orwell, meslektaşlarına metafor tekrarlarından kaçınmayı, mümkün mertebe kısa sözcükler seçmeyi, gereksiz kelimeleri elemeyi, edilgen yapı yerine etken cümleler kurmayı ve basit kelimelere yönelmeyi tavsiye etmiştir. 1984 yılında yazarın meşhur distopyası Michael Radford yönetmenliğinde, John Hurt, Richard Burton ve Suzanna Hamilton'un rollerini paylaştığı bir sinema filmine uyarlandı. Yine aynı yıl keşedilen bir gökcismine "11020 Orwell" ismi verilerek hatırası ölümsüzleştirildi. Yazarın "Zambak Solmasın", "Daralma", "Wigan İskelesi Yolu" gibi diğer önemli yapıtları da toplumsal eleştiri niteliğini korumaktadır. Yengeç burcu olan büyük yazarın sözleri ve yazı ilkeleri, günümüzde de yazma zanaatıyla ilgilenenlere yol göstermeyi sürdürüyor.
Yazarın yazma zanaatına ilgi duyanlar için sıraladığı bazı temel ilkeler şunlardır:
- Daha önce kullanılmış metaforları tekrar etmekten kaçının.
- Kısası varsa, uzun kelimelerden daima uzak durun.
- Gereksiz sözcükleri cümlelerinizden hemen çıkarın.
- Edilgen anlatım yerine etken yapıları tercih edin.
- Yabancı kelimeler veya bilimsel semboller yerine anlaşılır olanları seçin.
.jpg?width=640)