Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 tarihinde Avusturya'nın Almanya sınırına yakın Braunau am Inn kasabasında dünyaya gelen, Nazi Partisi'nin (NSDAP) lideri ve Almanya'nın eski devlet başkanıdır. Kendisini Alman halkının lideri ilan eden politikacı, ülkeyi otoriter bir rejimle yöneterek İkinci Dünya Savaşı'nın fitilini ateşlemiş ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan soykırım politikalarını hayata geçirmiştir. 30 Nisan 1945'te Berlin'deki sığınağında intihar edene dek Alman İmparatorluğu'nu tek elden yönetmeyi sürdüren bu figür, dünya tarihinin en yıkıcı dönemlerinden birine imza atmıştır.
Çocukluk Yılları ve Sanat Arayışı
Yukarı Avusturya bölgesinde doğan Hitler'in babası gümrük memuru Alois Hitler, annesi ise ev hanımı Klara Pölzl idi. Ailesinde bebekken ölen kardeşlerinin ardından hayatta kalan Adolf, çocukluğunu babasının görevi sebebiyle Passau, Lambach ve Linz gibi farklı şehirlerde geçirdi. İlkokul yıllarında derslerinde oldukça başarılıydı. Fakat lise döneminde ciddi uyum sorunları yaşayarak sınıfta kaldı. Babasının memuriyet dayatmasına karşı çıktı. Genç Adolf ressam olmak istiyordu. 1903 yılında babasının felç geçirmesiyle sarsıldı. Babasının vefatının ardından okulu bıraktı. Annesini de göğüs kanserinden kaybettikten sonra derin bir yasa boğuldu. 1907 yılında hayallerini gerçekleştirmek üzere gittiği Viyana Güzel Sanatlar Akademisi başvurularından ret yanıtı aldı. Viyana'da geçirdiği bu zorlu dönemde maddi imkansızlıklar nedeniyle evsizler yurduna yerleşti ve posta kartı kopyaları satarak geçimini sağladı.
Siyasete Giriş ve İktidar Basamakları
Savaştan sonra Münih'te kalan Hitler, ordunun istihbarat biriminde polis casusu olarak çalışırken Alman İşçi Partisi (DAP) toplantılarını izlemekle görevlendirildi. Partinin kurucusu Anton Drexler'in milliyetçi, antisemitik ve kapitalizm karşıtı görüşlerinden etkilenerek partiye katıldı. Burada tanıştığı akıl hocası Dietrich Eckart'ın yardımıyla hitabetini ve sosyal çevresini geliştirdi. 1921 yılında partinin liderliğini ele geçirerek adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) olarak değiştirdi. 1924 yılındaki başarısız hükümet darbesi girişimi (Birahane Olayı) sonrasında tutuklanarak beş yıl hapse mahkum edildi. Cezaevinde geçirdiği sekiz ay boyunca ünlü eseri Kavgam (Mein Kampf) kitabını kaleme aldı ve erken tahliye edildi.
1929 küresel ekonomik krizinin ardından ülkede yükselen işsizliği ve Versay Antlaşması'nın getirdiği öfkeyi kullanan parti, seçimlerde hızla yükseldi. 1932 seçimlerinde büyük başarı kazanan NSDAP, nihayetinde 1933 yılında cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg'un atamasıyla Hitler'i başbakanlığa taşıdı. Reichstag yangını bahane edilerek anayasal özgürlükler askıya alındı ve çıkarılan yetki kanunuyla tüm yasama ve yürütme güçleri tek elde toplandı. Diğer siyasi partileri tamamen yasaklayan diktatör, kendisini ülkenin mutlak lideri ("Führer") ilan etti.
İkinci Dünya Savaşı ve Çöküş
İktidara geldikten sonra savaş hazırlıklarına başlayan Hitler, otoban inşaatları ve askeri yatırımlarla ekonomiyi geçici olarak canlandırdı. Almanca konuşan tüm toplulukları tek çatı altında toplama idealiyle sırasıyla Avusturya, Çekoslovakya ve Polonya'yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı'nı başlattı. Tüm toplumu üstün ırk inancına sevk eden diktatörün hedef gösterdiği başlıca topluluklar şunlardır:
- Yaklaşık 5.5 milyon kişinin öldürüldüğü Yahudi toplumu,
- Yarım milyon kurbana ulaşan Çingeneler,
- Alman ırkını iyileştirmek gerekçesiyle katledilen binlerce zihinsel engelli vatandaş.
Fransa'yı hızla saf dışı bırakan Alman orduları, Sovyetler Birliği'ne kış aylarında savaş açarak büyük bir stratejik hata yaptı. Amerika Birleşik Devletleri'nin de savaşa katılmasıyla cephelerdeki yenilgiler kaçınılmaz hale geldi. 1944 yılı sonunda Kızıl Ordu, Alman birliklerini Sovyet topraklarından temizleyerek Berlin'e doğru ilerledi. Generallerinin tüm tahliye önerilerini reddeden lider, sığınağını (Führerbunker) terk etmedi. Kendisine ihanet ettiğini düşündüğü Heinrich Himmler ve Hermann Göring'i partiden ihraç etti.
30 Nisan 1945'te Kızıl Ordu askerleri hükümet binalarına yaklaştığı sırada, bir gün önce evlendiği eşi Eva Braun ile birlikte intihar etti. Cenazeleri, vasiyeti üzerine sığınağın bahçesindeki bir bomba çukurunda yakıldı. Köpeği Blondi de zehirlenerek öldürüldü. Sovyet SMERSH birimi tarafından gizlice gömülen naaş kalıntıları, 1970 yılında tamamen yakılarak külleri Elbe Nehri'ne savruldu.
