Tarihin akışını değiştiren liderlerin aileleri her zaman büyük bir merak konusu olmuştur. Avusturya'nın Hafeld kasabasında 21 Haziran 1896 tarihinde dünyaya gelen Paula Hitler, yengeç burcunun özelliklerini taşıyan ve ağabeyi Adolf Hitler'in erişkinliğe ulaşan tek kardeşi olarak tarihe geçen önemli bir figürdür. Kardeşinin radikal nasyonalist görüşlerini paylaştığı bilinse de siyasi arenada hiçbir zaman aktif bir rol oynamadı. Hayatı boyunca gölgede kalmayı tercih eden Paula, yıllar boyu sekreterlik ve el işleriyle uğraşarak kendi sessiz dünyasını kurmuştur. Yaşadığı sıradışı ömür 1 Haziran 1960'ta Almanya'da son bulmuştur.
Gölgede Kalan Bir Çocukluk ve Şiddetin İzi
Alois Hitler'in üçüncü eşi Klara Pölzl'den olan son çocuğu Paula, ailesinin en küçük üyesiydi. Ağabeyi Adolf ile aralarındaki yaş farkının fazla olması sebebiyle çocukken birlikte hiç vakit geçirmediler. Ortak hiçbir oyun oynamamış olmalarına rağmen aralarında hep gergin bir ilişki vardı. Geçmişe dair çarpıcı gerçekler yıllar sonra gün yüzüne çıktı. Tarihçi Timothy Ryback ve Florian Beierl, Ağustos 2005'te yıllardır kayıp olan Paula Hitler'in günlüğünü bulduklarını açıkladılar. Bu günlüklerde Paula'nın küçükken ağabeyinden yediği dayaklar ve maruz kaldığı şiddet tüm detaylarıyla yer alıyordu. Adolf Hitler, sadece kardeşine değil, onun arkadaşlarına da sert davranıyordu.
Anneleri Klara Pölzl'ü 1907 yılında göğüs kanseri yüzünden kaybetmek Paula'nın omuzlarına erken yaşta büyük bir yük bindirdi. Genç kız, annesinin vefatının ardından diğer kardeşlerinin bakımını üstlendi. Birinci Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler ile tüm bağları kopmuştu. İki kardeşin yolları 1920'li yıllarda yeniden kesişti. Yeniden bir araya geldiklerinde ağabeyi onu keyifli bir alışverişe götürdü. Ancak bu sıcak ilişki hep mesafeli kaldı. İki kardeş arasındaki görüşmeler 1929 yılından sonra yılda yaklaşık bir keze düştü.
Savaş Yılları, Sır Nişanlı ve Amerikalıların Sorgusu
Kız kardeşinin yaşamını sıkı şekilde kontrol altında tutmak isteyen Adolf Hitler, 1936 yılında ondan adını Paula Wolff olarak değiştirmesini talep etti. Kendi takma adı olan Wolff soyadını seçmesi için kız kardeşine baskı yapan lider, aynı zamanda 1930 yılından başlayıp ömrünün sonuna kadar ona maddi yardım gönderdi. Ağabeyinin sağladığı finansal destekle geçinen Paula, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerine kadar askeri bir hastanede sekreterlik yaparak çalışmayı sürdürdü.
Savaşın son dönemlerinde Avusturya'da yaklaşık dört bin kişinin gaz odalarında yaşamını yitirmesinden sorumlu tutulan Erwin Jekelius ile nişanlanması, Paula'nın tarihte en çok tartışılan ve eleştirilen ilişkisi olarak kayda geçmiştir. Mayıs 1945 yılında yaşanan tarihi mağlubiyetin hemen ardından Amerikan kuvvetleri tarafından tutuklanarak hızla sorguya çekildi. Amerikan güçlerinin yürüttüğü bu detaylı sorgulama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yeniden özgür kalmayı başardı.
Sorgudan sonra hemen Viyana'ya dönen Paula, geçimini sağlayabilmek adına el işleriyle uğraştığı ufak bir dükkan açarak esnaflık yapmaya başladı. Bu sessiz yaşam mücadelesini sürdürürken, 1952 yılında aldığı bir kararla tamamen Almanya'ya taşınarak yaşamını buraya nakletti.
Belgeseldeki Tek Röportaj ve Mezardaki Gizem
Ömrünün son dönemlerinde sessizliğini bozan Paula, 1959 yılında İngiliz belgesel yapımcısı Peter Morley'nin teklifini kabul ederek kamera karşısına geçti. "Tyranny: The Years of Adolf Hitler" adlı belgeselin önemli bir bölümünde yer alan bu röportaj, onun yaşamındaki ilk ve tek röportaj özelliğini taşır. Paula, yayında ağabeyinin çocukluk yıllarını ve aile ilişkilerini detaylarıyla paylaştı. Özellikle şu noktalara değindi:
- Adolf'un sınırsız sayıda arkadaşa sahip olması ve sosyal çevresi,
- Küçük yaşlardan itibaren gösterdiği bariz liderlik vasıfları,
- Eve her zaman çok geç dönmesi sebebiyle ebeveynlerinin ona büyük öfke duyması.
Bu özel röportajdan kısa süre sonra, 1 Haziran 1960 tarihinde 64 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yaşamı boyunca hiç evlenmeyen ve arkasında bir çocuk bırakmayan Paula, Almanya'da toprağa verildi. Ancak vefatından yıllar sonra mezarıyla ilgili garip bir süreç yaşandı. Almanya'da vefatın üzerinden on yıl geçtikten sonra başkalarının aynı kabre gömülmesi geleneğine uygun şekilde, 2005 yılında Paula'nın tahtadan imal edilen mezar taşı oradan kaldırılarak yerine yeni bir cenaze defnedilmiştir. Geoff Walden'a ait web platformunda aktarılan bilgilere göre, bu gelişmenin ardından Paula Hitler'in ismi daha sonra kabrine yeniden nakşedildi.
