Pavlus veya Tarsuslu Saul (yaklaşık MS 5 - MS 64/65), İsa'nın vaazlarını ve öğretilerini 1. yüzyılda pagan inanışındaki Roma dünyasına öğreten bir Hristiyan elçidir. Hristiyan olmadan önce tutuculuklarıyla tanınan Ferisilerden biriydi. Hristiyanlığı Yahudi topraklarının dışına yaymaya çalıştı ve bu çabaları sonucunda günümüz Avrupa'sının Hristiyanlaşmasında etkili oldu; tarihçiler onu Havariler Çağı'nın en önemli figürlerinden biri sayar. MS 30 ile 50 arasında Anadolu Yarımadası'nda ve Güney Avrupa'da birçok Hristiyan cemaati kurdu.
Hristiyan olmadan önce
Yeni Ahit'teki bilgilere göre İbrani asıllı bir Roma vatandaşıydı ve Saul olarak da tanınıyordu. Kendisini Hristiyanları ve Hristiyanlığı yok etmeye adamıştı; Hristiyanlara şiddetli zulümler yaptığını kendisi de itiraf eder. İstefanos'un infazını bizzat onaylamıştı.
Hristiyan oluşu ve tebliği
Hristiyanları tutuklamak amacıyla Şam'a yolculuk ederken İsa'nın kendisine göründüğünü, bu olay sırasında görme yetisini kaybettiğini anlatır; üç gün sonra Şamlı Hananya'nın aracılığıyla gözleri yeniden şifa buldu. Bu yolculukta Hristiyan oldu. O günden itibaren Nasıralı İsa'nın İsrailoğullarının beklediği Mesih ve aynı zamanda Tanrı'nın Oğlu olduğunu vaaz etmeye başladı. Elçilerin İşleri kitabının yaklaşık yarısı onun hayatından söz eder. Hristiyanlığın Yahudilikten ayrı müstakil bir din hâline gelmesinde en önemli rolü üstlenmiştir.
Hristiyanlığa etkileri
Pavlus'un Hristiyanlık üzerindeki etkisinin diğer bütün Hristiyan önderlerinden daha fazla olduğu belirtilir. İsa'nın dinî hukukun sonu olduğunu ve Hristiyan Kilisesi'nin İsa'nın bedeni olduğunu öğretti. Yazıları, Son Akşam Yemeği'nden söz eden eldeki en eski kaynaktır. Romalılara mektubunun dokuzuncu babında geçen seçilmişlik unsurunu Doğu kiliseleri Tanrı'nın kader bilgisi olarak yorumlar; Batı kiliselerinin ilahiyatında ise belirlenimcilik olarak algılanmıştır. Augustinus'un lütuf, determinizm ve asli günah anlayışı Pavlus'un mektuplarına, özellikle Romalılar mektubuna dayanır. Bazı tanrıbilimciler, örneğin Barrie Wilson, onun öğretilerinin kanonik incillerdeki İsa öğretilerinden farklı olduğunu vurgular; bu nedenle bazıları İsa'yı Hristiyanlığın birinci, Pavlus'u ikinci kurucusu olarak anar.
Yahudilik ve İslam'daki yeri
Pavlus, Yahudi dünyasında uzun süre açıkça dile getirilmeyen bir din adamıydı; Talmud'da adı geçmez. Orta Çağ'da ortaya çıkan Toledot Yeşu'da Hristiyanlığı tahrif etmek için görevlendirilmiş bir Yahudi ajanı olarak anlatılır; Yahudi otoriteleri bu metni bağlayıcı bir kaynak saymaz. Yahudi-Hristiyan ilişkilerinde Heinrich Graetz ve Martin Buber onu iki din arasında bir sınır, Isaac Mayer Wise ve Claude Montefiore ise köprü olarak görmüştür. Spinoza, Lev Şestov ve Jacob Taubes gibi Yahudi filozoflar ve Freud gibi psikanalistler Batı düşüncesindeki yerini kabul eder. Kur'an'da adı açıkça geçmez; İbn Kesir, Yasin Suresi'ndeki üç elçiden üçüncüsünün Bulus (Pavlus) ve mekânın Antakya olduğunu belirtir. Pavlus'un savunduğu bazı akideler Kur'an'ın getirdiği akidelerle çelişir; kefaret akidesi ve İsa'nın Tanrı'nın Oğlu olduğu inancı bunlar arasında sayılır.
Benzer kişiler
- Mahmut Yılbaş (Tarsus Doğumlu)
- Edip Özgenç (Tarsus Doğumlu)
- Mehmet Emin Karamehmet (Tarsus Doğumlu)
- Papa II. Jean Paul (Din Adamı)
- Hibetullah Ahundzade (Din Adamı)
- Ayetullah Ali Hamaney (Din Adamı)
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Pavlus maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
