İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Celâl Esat Arseven Kimdir?

Celâl Esat Arseven kimdir? 1875 İstanbul doğumlu ressam ve yazar, Türkiye'yi sanat tarihi disipliniyle tanıştıran ve Sanat Ansiklopedisi'ni yazan aydınır.

Diğer adlar: Mehmet Celâlettin Arseven, Celal Esat Arseven, Celâl Esad Arseven

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Celâl Esat Arseven Hakkında

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte sanat tarihi, mimarlık tarihi ve şehircilik disiplinlerini ülkemize ilk kez kazandıran aydınlanma meşalesi Celâl Esat Arseven, 1875 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş ve 13 Kasım 1971'de yine aynı şehirde hayata gözlerini yumuştur.

Kendine has 'Türk Sanatı' teziyle ulusal kimliğin estetik temellerini başarıyla kuran bu çok yönlü dehâ; resimden sinemaya, tiyatrodan mimariye ve siyasetten yazarlığa uzanan geniş yelpazedeki ürünleriyle modern kültürümüzün inşasında öncü roller üstlenmiştir.

Babası, Sultan Abdülaziz döneminin kudretli sadrazamlarından Ahmed Esad Paşa, annesi ise Fatma Suzidil Hanımefendi'dir.

Babasını henüz bebekken kaybetti.

Bu büyük acı, onun erken yaşta olgunlaşmasına zemin hazırlamıştır.

İlk eğitim adımlarını Beşiktaş'taki Taşmektep'te atan genç Celâl, sırasıyla Hamidiye Mektebi, 1888'de Galatasaray Mekteb-i Sultânisi ve Beşiktaş Askerî Rüşdiyesi'nde öğrenim görmüştür.

Daha lise yıllarındayken, 1889 senesinde Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne adım atmış ve bu saygın okuldan mezun olmuştur.

Öğrenim sevdaları bununla da son bulmamış, Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitim görürken II. Abdülhamid'in özel iradesiyle Harp Okulu asiller sınıfına kabul edilerek 1894 yılında piyade subayı olarak mezuniyeti hak etmiştir.

Askerî Üniformadan Sanat Dünyasına Geçiş

Askerlik yıllarında da eğitimine devam eden genç subay, okul sıralarındayken Türk resminin büyük üstatları Hoca Ali Rıza Bey ile İtalyan sanatçı Fausto Zonaro'dan sulu boya dersleri alarak fırçasını güçlendirmiştir.

1908 yılına gelindiğinde yakın dostu Selah Cimcoz ile dönemin ünlü mizah mecmuası olan Kalem dergisini neşretmeye başlamışlardır.

Aynı yıl, Harbiye Nezareti tarafından Türk ressamlarının eserlerini yurt dışında tanıtmak ve saray orkestrasıyla konserler organize etmek amacıyla Avrupa'ya görevlendirilmiştir.

Batı dünyasının zengin kültür iklimini yerinde inceleyen genç subay, kolağası rütbesindeyken ordudaki görevinden istifa etmiştir.

Böylece kendisini bütün varlığıyla sanatın büyülü dünyasına adamayı seçmiştir.

Arseven, Türk kültürünü yepyeni kavramlarla tanıştıran öncü bir aydındır.

Sanat ve mimarlık tarihi ile şehircilik gibi ülkenin henüz yabanısı olduğu bilimsel disiplinleri Türkiye'ye getiren ilk kişi o olmuştur.

Yayınladığı çeşitli akademik eserlerinde ve makalelerinde, kendine has, bağımsız bir Türk Sanatı ekolünün var olduğunu güçlü tezlerle savunmuştur.

Onun bu yoğun çalışmaları, Türk sanatı teriminin uluslararası literatürde kabul görmesinde büyük bir katalizör vazifesi görmüştür.

Tiyatro Sahnelerinden Münih'in Beyaz Perdesine

Yarattığı estetik değerleri sahne sanatlarıyla da taçlandıran Arseven, 1910 senesinde yazar dostu Selah Cimcoz ile ortaklaşa Selim-i Salis isimli tiyatro oyununu kaleme almıştır.

Bu oyun döneminde büyük ilgi topladı.

Eser, uzun yıllar sonra, 1958 yılında III. Selim adıyla kitaplaştırılmış ve Devlet Tiyatroları repertuarına alınarak sahnelerde seyirciyle buluşmuştur.

I. Dünya Savaşı'nın ülkeyi kasıp kavurduğu yıllarda ise Kadıköy Belediye Şube Müdürlüğü görevini yürüterek şehircilik alanındaki birikimini belediyecilik pratiklerine dökmüştür.

Aynı dönemde savaşın getirdiği güçlüklere rağmen Türk resim sanatını yaymak için Avrupa'da değerli sergiler düzenleme sorumluluğunu da bizzat yürütmüştür.

Savaş döneminde Almanya'nın içinde bulunduğu derin film krizini fırsat bilen deha, vizyoner arkadaşlarıyla beraber Transorient Film isimli bir yapım şirketi kurmuştur.

Bu sinema teşebbüsünde hem senaristlik hem de yönetmenlik vazifelerini üstlenerek adını Türk sinema tarihine de yazdırmıştır.

Bu girişim, sinema tarihimiz açısından son derece önemlidir.

1917 yılına gelindiğinde ise Goethe'nin meşhur Faust isimli başyapıtını modern bir bakış açısıyla sinemaya uyarlamıştır.

Bu iddialı yapıt, Münih kentinde Die Tote Wacht (Ölü Uyanıyor) ismiyle vizyona girmiş ve büyük bir sanat başarısı olarak kayıtlara geçmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Siyasi Hayatı ve Eserleri

Cumhuriyet rejiminin kurulmasıyla birlikte birikimini devlet yönetimine de aktarmak isteyen başarılı sanatçı, siyaset arenasına atılmıştır.

TBMM 7. döneminde İstanbul milletvekili olarak meclise girerek halkın sesini meclis kürsüsüne taşımıştır.

Ardından gerçekleşen TBMM 8. döneminde ise Giresun milletvekili sıfatıyla yasama faaliyetlerine katkı sağlamıştır.

Milletvekili olarak da vatanına hizmet etmeyi sürdürmüştür.

Onun kültür ve sanat dünyamıza bıraktığı en büyük anıtsal miras ise yıllar süren emektar çalışmanın eseri olan dev 5 ciltlik Sanat Ansiklopedisi olmuştur.

Bu devasa eserin yanı sıra hayatı boyunca üretmiş olduğu başlıca başyapıtlar şunlardır:

  • Mizah alanında döneme damgasını vuran Kalem dergisi yayını,
  • Selah Cimcoz ile kaleme alınan ve sahneleri süsleyen Selim-i Salis (III. Selim) tiyatro oyunu,
  • Münih'te vizyona giren Faust uyarlaması Die Tote Wacht (Ölü Uyanıyor) filmi,
  • Türkiye'yi yepyeni akademik disiplinlerle tanıştıran kuramsal makaleler ve Sanat Ansiklopedisi.

Sıkça Sorulan Sorular

Celâl Esat Arseven kimdir?

Celâl Esat Arseven kimdir? 1875 İstanbul doğumlu ressam ve yazar, Türkiye'yi sanat tarihi disipliniyle tanıştıran ve Sanat Ansiklopedisi'ni yazan aydınır.

Celâl Esat Arseven ne zaman doğdu?

Celâl Esat Arseven, 1875 tarihinde doğdu.

Celâl Esat Arseven nerede doğdu?

Celâl Esat Arseven İstanbul doğumludur.

Celâl Esat Arseven ne zaman vefat etti?

Celâl Esat Arseven 13 Kasım 1971 tarihinde hayatını kaybetti.

Celâl Esat Arseven hangi alanda tanınır?

Celâl Esat Arseven, ressam olarak tanınır.