İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı Kimdir?

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, 1904 Selanik doğumlu şair ve kütüphanecidir. İstanbul Müftüsü olan isim, İmam Hatiplerin kurulmasına öncülük etti.

Diğer adlar: Abdurrahman Şeref Efendi, Müftü Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı Hakkında

Cumhuriyet döneminin önemli ilim ve edebiyat insanlarından şair, kütüphaneci ve eski İstanbul müftüsü Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, 6 Mayıs 1904 tarihinde Selanik Vilayeti'ne bağlı Petriç kasabasında dünyaya gelmiş ve dini eğitimini zorlu göç şartlarında tamamlayarak ömrünü kültürel ve toplumsal irşada adamıştır. Küçük yaşta anne ve babasını kaybetmesine rağmen azimle sürdürdüğü eğitim hayatı, onu hem kütüphanecilik alanında uzmanlaştırmış hem de İstanbul'un en önemli camilerinde halka hitap eden saygın bir vaiz haline getirmiştir. Hayatı boyunca yazın dünyasından kopmayan ve hüzünlerini mısralara döken şahsiyet, 15 Mayıs 1978 tarihindeki vefatına kadar dini ve edebi sahada pek çok kıymetli çalışmaya imza atmıştır.

Göç Yollarında Şekillenen Eğitim Hayatı

Petriç Müftüsü İbrahim Adnan Efendi ile Latife Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelen Abdurrahman Şeref, henüz dört yaşındayken babasını, dokuz yaşında ise annesini kaybetti. Bu erken kayıpların ardından, kendisini himaye eden ağabeyi Abdullah Hulusi Efendi'nin desteğiyle büyüdü. Eğitimine Petriç'te Hoca Halil Efendi'den aldığı derslerle başlayan küçük Abdurrahman'ın hayatı, 1912'de patlak veren Balkan Harbi ile tamamen değişti. Savaş yüzünden göç etmek zorunda kaldılar. Savaşın getirdiği zorunlu göç dalgasıyla aile İstanbul'a, oradan da Amasya'ya geçmek zorunda kaldı. Genç öğrenci, Amasya Pendelli İlkokulu'nda Ahmed Efendi'den Kur'an, Yahya Efendi'den ise matematik dersleri alarak eğitimini sürdürdü. Daha sonra Kırklareli'nin Vize ilçesine yerleştiler. Ayaşpaşa İlkokulu'ndan mezun olarak ilk tahsilini tamamladı. Kısa süre sonra ağabeyi ve kuzeni Asım Bey ile payitaht İstanbul'a gelerek medrese kapılarını araladı. Medrese tahsilini sürdüren genç şair, 1924 yılında Dâru'l-Hilâfeti'l Aliyye Medresesi'nden mezuniyetiyle bu süreci tamamladı. Aynı yıl tıp eğitimine başlamak amacıyla Tıbbiye Mektebi'ne kaydolsa da maddi imkansızlıklar nedeniyle bu okuldan ayrıldı. Yönünü Darülfunun İlahiyat Fakültesi'ne çeviren Güzelyazıcı, 1927 senesinde buradaki yükseköğrenimini bitirdi.

Kütüphanecilik, Öğretmenlik ve Edebi Çalışmaları

İlahiyat eğitimi sürerken resmi müfredatla yetinmeyen Güzelyazıcı, Süleymaniye Kütüphanesi'nde düzenlenen kütüphanecilik kursunu da başarıyla tamamladı. Bu dönemde Elmalılı Hamdi Yazır gibi dönemin önde gelen alimlerinin derslerine katılarak bilgi birikimini derinleştirdi. Mezuniyetin ardından Fatih Millet Kütüphanesi'nin Pertev Paşa bölümünde memur olarak göreve başladı. Mesleki kariyerine adım attıktan sonra, Agâh Sırrı Levend'in kurduğu İstiklal Lisesi'nde Türkçe dersleri vermeye başladı. Edebiyat Fakültesi bünyesindeki Felsefe Şubesi İhtisas kısmında da görev alan genç idealist, bu süreçte hocaları Abduş Efendi ve Nüzhet Efendi'den büyük destek gördü. Hayatını Hürmüz Hanım ile birleştirdi. Askerlik vazifesini yapmak üzere görevlerinden ayrılsa da 1932'de terhis olunca eski kütüphane görevine geri döndü. Kütüphane hizmetine ek olarak Hayriye Lisesi'nde üç yıl boyunca edebiyat hocalığı vazifesini de yürüttü. 1935 yılında Vefa Lisesi'ne tayin olurken kütüphanecilik vazifesi de Murat Molla Kütüphanesi'ne nakledildi.

Özel yaşamında büyük acılarla sınanan Güzelyazıcı'nın, 1934 yılında Hilal Cavidan ve 1936'da Ayşe Zühal adında iki kızı dünyaya geldi. Ancak kısa süre sonra 1936'da büyük kızı Hilal'i, ertesi yıl ise eşi Hürmüz Hanım'ı kaybetti. Bu kayıplar onu derinden sarstı. Yaşadığı bu derin sarsıntıları ve kederi, kelimelere dökerek edebi eserlerine yansıtmaktan geri durmadı. Kızı için kaleme aldığı 'Yeter' şiiri ile eşinin anısına yazdığı 'Mezar' adlı şiir kitabı, bu matemin edebi ürünleridir. Acılarını tasavvuf yolunda dindirmeye çalışan yazar, Serezli Hacı Abdullah Hasib Efendi'ye intisap etti. Girdiği bu manevi yol, kendisinin acılarını hafifletmesinde ve ruhuna dinginlik kazandırmasında etkili oldu. 1940 yılında Kevser Hanım ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Bu evlilikten altı çocuk sahibi oldu. İkinci Cihan Harbi'nin patlak vermesinin hemen ardından, 1941 senesinde tekrar silah altına çağrılarak askere alındı. Askerlik görevinden terhis edilmesinin ardından, Süleymaniye Kütüphanesi Tasnif Heyeti bünyesinde çalışmaya devam etti. Ayrıca Zeyrek Ortaokulu'nda Türkçe dersleri verdi.

Kürsülerden Müftülüğe Uzanan Dini Hizmetleri

Hocası Hasib Efendi'nin ricası üzerine Şehzade Camii'nde cuma vaazları vermeye başladı. Güzelyazıcı'nın cami kürsülerinde gerçekleştirdiği tesirli konuşmalar, halk arasında kısa sürede büyük bir yankı buldu. Kürsüye çıktığı günlerde İstanbul halkı, onun vaazlarını dinleyebilmek için ibadethanelere akın ediyordu. Halkı aydınlatma vazifesini, İstanbul'un şu köklü ve tarihi camilerinde uzun yıllar boyunca devam ettirdi:

  • Bayezid Camii
  • Aksaray Pertevniyal Valide Sultan Camii
  • Fatih Camii
  • Fatih İskender Paşa Camii

1948 yılında Çapa Kız Öğretmen Okulu'nda din dersleri öğretmenliğine atanan ilim insanı, bu derslerdeki takrirlerini 1957 yılında kitaplaştırdı. Ayrıca İmam Hatip okullarının yeniden açılması süreçlerinde Mahmut Celaleddin Ökten ile omuz omuza çalıştı. Güzelyazıcı, bu eğitim kurumlarında tefsir, fıkıh, hadis ve usul dersleri vererek yeni nesillerin yetişmesine katkı sağladı. 1950 senesinde İstanbul Müftülüğü bünyesinde vaizlik ve Hademe-i Hayrat Murakıplığı görevlerine atanarak dini hizmetlerini sürdürdü. Daha sonra İstanbul İhtisas Vaizliğine tayin edildi. Fatih Camii minberinden irat ettiği hutbelerini 'İrşâdü’l-Müminin ila Fezâili’d-Din' adıyla kitaplaştırarak okurlara sundu. Ramazan gecelerinde İskender Paşa Camii'nde vaazlar verdi. 30 Kasım 1972'de ise kariyerinin zirvesi sayılan İstanbul Müftülüğü makamına atandı. Bu göreviyle eş zamanlı olarak İbnülemin Mahmud Kemal İnal Vakfı başkanlığını da yürüttü. 1976 yılında Riyad'da düzenlenen konferansta sunduğu Arapça tebliğ büyük yankı uyandırdı. Ömrünün son gününe kadar ilmi çalışmalardan kopmayan Güzelyazıcı, 15 Mayıs 1978 tarihinde vefat etti.

Sıkça Sorulan Sorular

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı kimdir?

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, 1904 Selanik doğumlu şair ve kütüphanecidir. İstanbul Müftüsü olan isim, İmam Hatiplerin kurulmasına öncülük etti.

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı ne zaman doğdu?

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, 6 Mayıs 1904 tarihinde doğdu.

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı nerede doğdu?

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı Petriç, Selanik Vilayeti doğumludur.

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı ne zaman vefat etti?

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı 15 Mayıs 1978 tarihinde hayatını kaybetti.

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı hangi alanda tanınır?

Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, şair olarak tanınır.