Çötelizade Asım Bey, 1873 yılında Harput'ta dünyaya gözlerini açtı. Kendisi Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yaşamış değerli bir Türk siyasetçisidir. Ortaöğrenimini rüştiyede tamamlayan Asım Bey, hukuk kariyerine adım atarak İstinaf Mahkemesi üyesi olarak görev yapmıştır. İstinaf Mahkemesi üyeliği yaptığı sırada katıldığı 1908 seçimlerinde mebus seçilerek Meclis-i Mebûsan'a giren Çötelizade Asım Bey, parlamento görevinin ardından doğup büyüdüğü topraklara dönerek yaşamını çiftçilikle idame ettirmiştir. Dört çocuk babası olan eski parlamenter, 1928 yılında Elazığ'da hayata gözlerini yumuştur.
Harput'tan Yükselen Hukukçu
Asım Bey, bölgenin en köklü hanedanlarından biri olan Çötelizadeler ailesinin gücünü arkasında hissetmiştir. Harput'ta geçen gençlik yıllarında, şehrin entelektüel havasından ve eğitim kurumlarından fazlasıyla yararlandı. Rüştiyeden başarıyla mezun olduktan sonra, devlet bürokrasisinde ve yargı kademelerinde görev almaya başladı. Bölgenin köklü aile yapıları ve idari düzeni de bu saygınlığı pekiştiren diğer unsurlar arasında yer almıştır. Onun adalet sistemindeki en önemli görevi ise İstinaf Mahkemesi üyeliği olmuştur. Yargı görevleri ona çok şey kattı. Hukuk alanındaki bu tecrübesi ona büyük itibar kazandırdı. Mahkemedeki tarafsızlığı ve saygın duruşu sayesinde hem yerel halkın hem de devlet ricalinin takdirini kazandı. Adalet mekanizmasındaki bu başarılı çalışmaları sayesinde kazandığı itibar, onun ilerleyen yıllarda halkın güvenini kazanarak Osmanlı parlamentosunda Mamuretülaziz bölgesini temsil etmesini sağlayan en önemli unsur olmuştur.
Meclis-i Mebusan Yılları ve Siyasi Mücadele
1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet, imparatorluk genelinde yepyeni bir siyasi dönemin kapılarını araladı. Ülke genelinde yapılan genel seçimler, Harput ve çevresinde de büyük bir heyecan dalgası yaratmıştır. İstinaf Mahkemesi üyesi olarak görev yapan Asım Bey, halkın talebi doğrultusunda Mamuretülaziz Vilayeti'nden mebus adayı gösterildi. Sandıktan zaferle çıkan Çötelizade Asım Bey, 27 Ekim 1908 tarihinde İstanbul'daki meclis oturumuna katıldı. Mazbatası aralık ayında tasdik edilmiştir. İstinaf Mahkemesi üyeliği sırasında başlayan ve İstanbul'da geçirdiği mebusluk dönemi boyunca Asım Bey, bölge halkının çıkarlarını savunmak için aktif olarak çalıştı. Halkın taleplerini meclise taşıdı. Osmanlı İmparatorluğu'nun en kritik yasama dönemlerinden biri olan bu süreçte, mecliste rüştünü ispat eden isimlerden biri olmayı başardı. 1912 yılında mebusluk döneminin sona ermesiyle birlikte, aktif siyaset sahnesindeki parlamento görevini tamamlamış oldu.
Çötelizade Asım Bey'in yaşamı boyunca üstlendiği temel görevler şunlardır:
- İstinaf Mahkemesi Üyeliği
- Mamuretülaziz Vilayeti Mebusluğu
- Tarım ve Çiftçilik Faaliyetleri
Toprağa Dönüş ve Son Yılları
Mebusluk görevinin sona ermesiyle birlikte Çötelizade Asım Bey, İstanbul'un yoğun siyasi atmosferini arkasında bırakarak 1912 yılında memleketi Elazığ'a geri döndü. Doğup büyüdüğü topraklara dönen eski mebus, hayatının geri kalan döneminde siyasetten tamamen uzak bir yaşam sürmeyi tercih etti. Geçimini sağlamak amacıyla geniş arazilerinde çiftçilik yapmaya başlayan Asım Bey, vaktinin büyük kısmını tarımsal üretimle geçirdi. Bu sayede hem yerel halkla olan bağlarını koparmadı hem de doğanın sükunetini yaşama imkanı buldu. Çiftçilikle geçen bu son dönem, onun hayat yolculuğunun en sakin ve huzurlu kesitini oluşturmuştur. O, artık toprakla yoğrulan sakin bir Anadolu beyefendisiydi. Ailesine son derece bağlı bir insan olan Çötelizade Asım Bey'in bu evlilikten dünyaya gelen dört çocuğu vardı. Kendi topraklarında, huzurlu bir aile ortamında ömrünün son yıllarını geçiren Asım Bey, 1928 yılında Mamuretülaziz'de vefat etti. Harput'ta başlayan, meclis koridorlarından geçerek yine Elazığ'da son bulan bu 55 yıllık yaşam öyküsü, hem kentin yerel hafızasında hem de Osmanlı parlamento tarihinde silinmez bir iz bırakmıştır.