İçeriğe Atla
Latife Uşşaki fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Latife Uşşaki Kimdir?

Latife Uşşakı, İzmir doğumlu (1898) hukuk mezunudur. Atatürk ile evlenerek modern Türk kadınının simgesi olan Latife Hanım'ın öyküsü.

Diğer adlar: Latife Hanım, Fatıma-tüz Zehra Latife, Latife Uşşakı

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Latife Uşşaki Hakkında

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi olarak tarihe geçen Latife Uşşakı, 17 Haziran 1898 tarihinde İzmir'de dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı Fatıma-tüz Zehra Latife olan ve halk arasında Latife Hanım ismiyle tanınan bu özel şahsiyet, yeni kurulan devletin başkentinde medeni Türk kadınının öncü bir temsilcisi oldu. Paris'te aldığı hukuk eğitiminin ardından memleketine dönen genç kadın, Kurtuluş Savaşı'nın o çetin günlerinde hayatını ülkenin kaderini çizen büyük liderle birleştirdi. Yaklaşık iki buçuk yıl süren bu evlilik, hem onun yaşamını hem de yeni Türkiye'nin sosyal çehresini derinden etkiledi.

Köklü Bir Aileden Sorbonne Sıralarına Ulaşan Eğitim Yolculuğu

Ege'nin köklü ve saygın ailelerinden birine mensup olan Latife Hanım, Uşak kökenli Uşâkizâde (daha sonraki adıyla Uşşaklı) Muammer Bey ile Adeviye Hanım'ın evladıydı. Kalabalık bir aile ortamında büyüyen bu entelektüel kadının beş kardeşi bulunuyordu:

  • Vecihe
  • İsmail
  • Münci
  • Ömer
  • Rukiye

Eğitim hayatına İzmir Lisesi bünyesinde başlayan Latife Hanım, buradaki derslerini başarıyla tamamladıktan sonra eğitimini sürdürmek amacıyla Fransa'ya gitti. Paris'in dünyaca ünlü Sorbonne Üniversitesi bünyesinde hukuk tahsili alan vizyoner kadın, ayrıca İngiltere'nin başkenti Londra'da dil eğitimi görerek yabancı dil becerilerini geliştirdi. Batı dünyasında edindiği donanımla kendisini yetiştiren Latife Hanım, Kurtuluş Savaşı henüz nihayete ermeden vatanına geri döndü. Onun bu erken dönüşü, ülkesinin kurtuluş mücadelesine olan inancını ve bağlılığını açıkça ortaya koyuyordu.

İzmir'in Kurtuluşu ve Gazi Mustafa Kemal ile Tarihi Karşılaşma

Tarih 11 Eylül 1922'yi gösterdiğinde, şanlı Türk ordusu İzmir'e giriş yaptı. Kentin kurtuluşunun hemen ardından, güvenli bir karargah noktası arayan askeri kurmay heyeti, Başkumandan Mustafa Kemal'e Uşâkizâde ailesine ait olan gösterişli köşkü tavsiye etti. O dönemde ailesi yurt dışında bulunan Latife Hanım, bu büyük malikanede biricik babaannesiyle birlikte ikamet etmekteydi. Kendisinden yazılı bir davet mektubu talep edilmesi üzerine büyük bir memnuniyet duyan genç kadın, davetiyeyi derhal kaleme aldı. Bu vesileyle büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk ve çalışma arkadaşlarını kendi köşklerinde tam yirmi gün boyunca misafir etme şerefine nail oldu. Bu unutulmaz tanışma, ikili arasında uzun sürecek mektuplaşmaların ve derin bir bağın başlangıcı oldu.

Bir süre sonra Mustafa Kemal'in kıymetli annesi Zübeyde Hanım da yaşadığı ciddi sağlık sorunları sebebiyle İzmir'e seyahat etti. Latife Hanım, Zübeyde Hanım'ı bu tarihi köşkte bizzat ağırlayarak ona büyük bir hürmetle baktı. Ne yazık ki Atatürk'ün sevgili annesi, 14 Ocak 1923 tarihinde bu konakta yaşama veda etti. Annesinin vefatı üzerine İzmir'e gelen Mustafa Kemal ile Latife Hanım, acıların gölgesinde 29 Ocak 1923 günü Muammer Bey'in evinde gerçekleştirilen son derece sade bir nikah töreniyle dünyaevine girdiler. Bu anlamlı günde Mustafa Kemal'in nikah şahitliğini Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak ile Kazım Karabekir üstlendi. Latife Hanım'ın şahitleri ise Mustafa Abdülhalik Renda ve Salih Bozok oldu.

Çankaya Günleri, Ayrılık Kararı ve Onurlu Bir Sessizlik

Evliliğin ardından Latife Hanım, medeni Türk kadınının toplumsal hayattaki modern çehresini temsil etme misyonunu büyük bir kararlılıkla yüklendi. Genç cumhuriyetin yeni idare merkezi Ankara'ya yerleşen çift, Çankaya'daki Kuleli Köşk'e (günümüzde Eski Köşk adıyla Atatürk Müzesi olarak hizmet veren yapıya) yerleşti. Latife Uşşakı, eşinin çıktığı yurt içi gezilerinin birçoğunda ona eşlik ederek halkla buluştu ve kadın hakları konusunda ilham kaynağı oluşturdu. Ne var ki 1925 yılının sıcak yaz aylarında gerçekleştirilen Doğu Anadolu seyahati esnasında eşler arasında can sıkıcı bazı tartışmalar yaşandı.

Ankara'daki ikametgaha dönüldükten sonra da devam eden gerginlikler, iki tarafı da yıprattı. Latife Hanım'ın köşkteki yoğun protokolden bunalarak balkon kapısından Mustafa Kemal'e herkesin gözü önünde doğrudan ismiyle seslenmesi, ayrılık sürecini hızlandıran son gelişme oldu. Bu evlilik, 5 Ağustos 1925 tarihinde resmen son buldu. Hükümetin 12 Ağustos 1925'te radyodan duyurduğu resmi bildiriyle ayrılık kararı tüm ülkeye ilan edildi. Hayatının geri kalan kısmını İzmir ve İstanbul şehirlerinde geçiren Latife Hanım, ölüm tarihi olan 12 Temmuz 1975'e kadar derin bir sessizliğe gömüldü. Yetmiş yedi yaşında hayata gözlerini yumarken, arkasında tek bir anı kitabı veya eşini incitecek bir beyanat bırakmadı. O, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tertemiz hatırasını korumak adına evliliklerine dair tek bir kelime dahi yazmamayı tercih eden onurlu bir duruş sergiledi.

Sıkça Sorulan Sorular

Latife Uşşaki kimdir?

Latife Uşşakı, İzmir doğumlu (1898) hukuk mezunudur. Atatürk ile evlenerek modern Türk kadınının simgesi olan Latife Hanım'ın öyküsü.

Latife Uşşaki ne zaman doğdu?

Latife Uşşaki, 17 Haziran 1898 tarihinde doğdu.

Latife Uşşaki nerede doğdu?

Latife Uşşaki İzmir, Osmanlı Devleti doğumludur.

Latife Uşşaki ne zaman vefat etti?

Latife Uşşaki 12 Temmuz 1975 tarihinde hayatını kaybetti.

Latife Uşşaki hangi alanda tanınır?

Latife Uşşaki, medeni Türk kadınının temsilcisi olarak tanınır.

Latife Uşşakı Kimdir? Atatürk'ün Eşi Latife Hanım'ın Hayatı | Haberlendin