Salih Zeki Aktay, edebiyat dünyasında Nev-Yunanîlik akımının en önemli temsilcisi olarak kabul edilen, klasik mitolojiyi yerli çizgilerle buluşturan değerli bir Türk şair, yazar ve eğitmendir. Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesinde 1896 yılında hayata gözlerini açan sanatçı, ömrünü kelimelere ve öğretmeye adamış, 21 Mart 1971 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir. Kendi imkanlarıyla edindiği Fransızca sayesinde Batı kültürünü yakından tanıma şansı bulan şair, özellikle mitolojik temaları özgün biçimde şiirlerine yansıtarak döneminin edebiyat çevresinde kendine has bir yer edinmiştir. Yaratıcı kalemini hem şiir hem hikaye hem de tiyatro alanında kullanan şair, edebiyat tarihimizde derin bir iz bırakmayı başarmıştır.
Eğitim Yılları ve Çalışma Hayatı
Gençlik yıllarında başlayan mitoloji merakı, onun tüm yaşamını ve edebi tarzını şekillendiren temel unsur olmuştur. İlköğrenimini doğduğu topraklarda, 1896 yılında başladığı yaşam serüveninin ilk adımları olarak 1908'de tamamlamıştır. Ardından Konya'da lise eğitimine başlayan Aktay'ın Antik Yunan dünyasına olan ilgisi de bu yıllarda filizlenmiştir. Bu alanda kendini geliştirmek için Fransızca öğrendi. Liseyi 1914 yılında başarıyla bitiren genç şair, hemen akabinde başlayan I. Dünya Savaşı yıllarında Harbiye Nezareti bünyesinde askerlik görevini yerine getirmiştir. Savaş sonrasında edebiyat dünyasına ilk adımlarını atan şairin şiirleri, 1917 yılında itibaren Türk Yurdu ve Yeni Mecmua gibi önemli mecmualarda okurla buluşmuştur.
1920 senesinde Afyon Ticaret Lisesi müdürlüğü görevine atanan yazar, bir süre sonra yönünü İstanbul'a çevirmiştir. İstanbul'a yerleştikten sonra öğretmenlik mesleğine devam eden Aktay; Kadıköy, Kabataş ve Bezm-i Âlem Kız Lisesi gibi köklü eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yapmıştır. Eğitimciliğinin yanı sıra, 1925 yılında kısa bir dönem İstanbul Felemenk Bahri Sefit Bankası'nda kambiyo memurluğu yapmıştır. Bankadaki işinden ayrıldıktan sonra ise ömrünün büyük kısmını geçireceği Süleymaniye ve Beyazıt kütüphanelerinde çalışmaya başlamıştır. Aktay, buradaki görevini uzun yıllar sürdürmüştür.
Aynı zamanda özel hayatında da yeni bir sayfa açan şair, 1925 yılında Muadile Hanım ile dünya evine girmiştir. Çiftin bu evlilikten bir kız çocuğu olmuştur. Aktay, kütüphanedeki mesaisinin yanı sıra yazı hayatını da hareketlendirmiştir. Özellikle 1927 ve 1928 yılları arasında İçtihad dergisinde edebi eleştiriler, özgün şiirler ve değerli çeviriler yayımlamıştır.
Nev-Yunanîlik Akımı ve Edebi Kişiliği
Salih Zeki Aktay, yayımladığı dokuz şiir kitabı sayesinde edebiyatımızda Nev-Yunanîlik tarzının en önemli temsilcilerinden biri haline gelmiştir. Ancak onun bu yoğun ilgisi, edebiyat çevreleri tarafından mitolojiye çok fazla kapıldığı gerekçesiyle tenkit edilmiştir. Şiirlerinin aksine hikaye türündeki eserlerinde ise çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği Karaağaç bölgesine yönelmiştir. Buradaki köylerde yaşanan gerçek olayları öykülerinde işlemiştir.
Tercüme Çalışmaları ve Edebi Mirası
Fransız şair ve yazarlardan yaptığı çevirilerle Türkçede ilklere imza atan yazarın en önemli çalışması Ovidius'un Metamorphoses eseridir. Türkçeye Değişişler adıyla kazandırılan bu devasa eserin ilk sekiz kitabını kendisi çevirmiştir. Toplamda 15 cilt olan bu şaheserin yayımı, 1935 yılında Dün ve Yarın Tercüme Külliyatı tarafından gerçekleştirilmiştir. Çeviri serüveni bununla sınırlı kalmayan Aktay, 1927 ile 1948 yılları arasında dergilerde elliyi aşkın tercüme eser yayımlamıştır.
Şiir ve çevirilerinin yanı sıra tiyatroyla da ilgilenen yazarın 1944 tarihli Hallâc-ı Mansûr adı oyunu döneminde ilgi uyandırmıştır. Yazar, uzun yıllar boyunca çok sayıda edebi derginin yazar kadrosunda yer alarak buralarda çeşitli eserler neşretmiştir. Katkı sunduğu yayınlar arasında şunlar yer alır:
- Yeni Muhit (1931)
- Yolların Sesi (1935)
- Gündüz (1936-1938)
- Yeni Türk (1942-1943)
- Divan (1944-1945)
- Türk Sanatı (1953-1957)
Yaşamının son yıllarında sağlık sorunlarıyla mücadele eden değerli edebiyatçı, 21 Mart 1971 tarihinde yüksek tansiyona bağlı rahatsızlık yüzünden hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi İstanbul'da bulunan tarihi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Vefatının ardından Kültür Bakanlığı, 2001 senesinde Namık Kemal Şahbaz'ın hazırladığı Salih Zeki Aktay / Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği adlı kapsamlı çalışmayı neşrederek hatırasını yaşatmıştır.