Salim Ağırbaş, 1934 yılında İstanbul'un tarihi semti Üsküdar'da dünyaya gelen, Türk müzik tarihine "Milli Davulcu" unvanıyla adını yazdıran efsanevi bir bateristtir. Babasının dönemin ünlü saksafoncularından olması sayesinde erken yaşta ritimlerle tanışan sanatçı, ülkemizde davul çalma tekniğinin yaygınlaşmasına büyük katkı sağlamıştır. Plakları, ders kitapları ve yetiştirdiği öğrencilerle sektöre yön veren usta isim, 10 Mart 1989 tarihinde 55 yaşında vefat etmiştir.
Müzikle Çevrili Bir Çocukluktan Sahnelerin Zirvesine
Sanatçı bir ailenin ferdi olmak, onun kaderini henüz küçükken şekillendirdi. Dönemin saygın saksafon ustalarından İsmail Ağırbaş'ın oğlu olan Salim, ailesinin Üsküdar'dan Fatih'e taşınmasıyla yeni bir hayata başladı. Babasının sahne aldığı orkestraları büyük bir ışıltıyla izleyen genç Salim, müziğe burada gönül verdi. Gösteri aralarında davul taburesine oturup pratik yaparak yeteneğini geliştirdi. Okul topluluklarında davulu üstlenerek sahne deneyimi kazandı. Kardeşi baterist Yüksel Ağırbaş'tır. Müziğe olan tutkusu çocukluk yıllarında başladı.
Vatani görevini de orkestralarda yer alarak orduevlerinde geçiren sanatçı, terhisinin ardından profesyonel piyasaya hızlıca girdi. Ünlü kompozitör ve şef Şerif Yüzbaşıoğlu topluluğunda sergilediği performanslarla adını geniş kitlelere duyurdu ve şöhret kazandı. Bu büyük başarının ardından, 1968 yılında kendi ismini taşıyan özel orkestrasını kurdu. Şerif Yüzbaşıoğlu bünyesinde gösterdiği başarıların ardından hem milli orkestraya seçilerek Türkiye'yi temsil etme şerefine erişen hem de kariyerinin önemli bir bölümünü Avrupa ülkelerinde sürdüren Salim Ağırbaş, batı müzik kültürü ile kendi ritim tarzını harmanlamıştır.
Milli Davulcu Unvanı ve 30 Saatlik Rekor
Salim Ağırbaş, baterinin ülkemizde sevilip yaygınlaşması adına eğitim alanında öncü adımlar attı. Baterinin ülkemizdeki eğitim standartlarını belirleme amacıyla yola çıkan öncü müzisyen, 1966 yılında kurduğu özel dersanesinin yanı sıra 1968 ve 1979 yıllarında yayımladığı özgün davul metodu kitaplarıyla ritim sanatının geleceğini şekillendirmiştir. Bateristlik üzerine yayımladığı kitaplarına bir yenisini daha ekleyen sanatçı, 1979 yılında yayımlanan davul öğretim kitabıyla akademik literatüre katkıda bulundu.
Sanatçının hafızalara kazınan en sıra dışı başarılarından biri, Hey Dergisi tarafından düzenlenen büyük organizasyonda yaşandı. Şehzadebaşı Yeni Saray Düğün Salonu'nda gerçekleştirilen ünlü davul maratonunda aralıksız 30 saat davul çalarak tarihe geçti. Hey Dergisi öncülüğünde düzenlenen maratonda tam otuz saat aralıksız baget sallayıp sekiz yüz altmış dört bin vuruş yaparak bir İngiliz bateriste ait yirmi iki saatlik rekoru tarihe gömen Ağırbaş, bu olağanüstü performansı süresince hiçbir besin tüketmemiştir. Sanatçı yurt dışında da çalıştı. Balkan Festivallerinde Türkiye'yi gururla temsil ederek başarılarını taçlandıran usta müzisyen, halkın gönlünde Milli Davulcu unvanıyla yer etti.
Plaklarda Yaşayan Eserler ve Müzikal Miras
Salim Ağırbaş, yoğun çalışma temposu boyunca yurt içinde ve yurt dışında sayısız çalışmaya imza attı. Kendisi tam 121 plakta çaldı. Kurucusu olduğu kendi orkestrasıyla da 79 plak kaydetti. Ayrıca Yugoslavya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Beyrut, Almanya ve İsviçre sahnelerinde ürünler vererek uzun yıllar aktif şekilde mesleğini icra etti. Televizyon programlarına katılarak izleyicilere ulaştı.
Kendi adıyla 1969 yılında kurduğu orkestrasında dönemin en önemli yeteneklerini bir araya getiren Ağırbaş'ın kadrosu şu değerli isimlerden oluşuyordu:
- Ersen Dinleten (Solist)
- Meral Küçükerol (İkinci Solist)
- Nurettin Irmak (Trombon)
- Timur Güven (Bas Gitar)
- Aykut Aksel (Org)
- Ünal Büyükgönenç (Gitarist)
Ritime adanmış ömrünü aile yaşantısıyla da harmanlayan sanatçı, Türk müzik dünyasına yüksek katkılar sunan evlatlar yetiştirdi. Kendisi gibi başarılı bir perküsyonist olan Birol Ağırbaş ile yetenekli müzisyen Gürol Ağırbaş babalarının bu büyük mirasını sonraki kuşaklara taşıdılar. Ağırbaş 55 yaşında öldü.
