İçeriğe Atla
Rıza Nur fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Rıza Nur Kimdir?

Rıza Nur, Sinop 1879 doğumlu hekim ve siyasetçidir. Türkiye'nin ilk milli eğitim bakanı olan Nur, saltanatın kaldırılmasında önemli bir rol oynamıştır.

Diğer adlar: Dr. Rıza Nur, Rıza Nur Bey

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Rıza Nur Hakkında

Türk siyasetinin ve tıp dünyasının en nev-i şahsına münhasır figürlerinden biri olan Rıza Nur, 30 Ağustos 1879 tarihinde Sinop'ta dünyaya gözlerini açtı. Hem Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde hem de yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında hekim, yazar ve milletvekili kimlikleriyle devletin kaderini belirleyen pek çok kritik ve önemli görevde bulunmuştur. Cumhuriyetin ilk Maarif Vekili unvanını taşıyan Nur, saltanatın kaldırılmasına yönelik kanun teklifini sunarak rejimin dönüşümünü başlattı. Uluslararası diplomatik müzakerelerde de etkin bir figür olan siyasetçi, Moskova Antlaşması ve Lozan Antlaşması gibi tarihi antlaşmaların imza süreçlerinde heyet üyesi olarak yer alarak genç devletin dış politikasına yön vermiştir.

Meclis Kürsüsünden Lozan Müzakerelerine Uzanan Bir Kariyer

Rıza Nur, parlamenter kariyerine II. Meşrutiyet döneminde açılan Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'nda Sinop temsilcisi olarak adım attı. Bu başlangıç, onun Ankara hükümetinde de kendine yer bulmasını sağlayan kapıyı araladı. Nitekim Büyük Millet Meclisi'nin birinci ve ikinci dönemlerinde de aynı şehri, Sinop'u temsil etmeye devam etti. Meclis tarafından oluşturulan ilk İcra Vekilleri Heyeti'nde Türkiye'nin ilk Maarif Vekili, yani Milli Eğitim Bakanı oldu. Ardından 1921 ile 1923 yılları arasında Sağlık Bakanlığı görevini yürüterek sağlık sisteminin temellerine katkı sundu.

Kariyerindeki en büyük diplomatik hamleler ise Moskova ve Lozan antlaşmalarının heyetlerinde görev almasıyla gerçekleşti. Rıza Nur, meclisteki yasama faaliyetlerinin yanı sıra Türk siyasi tarihinin en köklü dönüşümlerinden birine de öncülük etti. Osmanlı saltanatının resmen sonlandırılması için hazırlanan kanun teklifinin önergesini doğrudan kendisi meclis kürsüsüne sundu. Bu yönüyle cumhuriyet rejimine giden yolda en keskin virajı dönen aktörlerin başında yer alıyordu.

Fenni Sünnetçilikten Sürgün Yıllarının Başlangıcına

Siyasetçi kimliğinin arkasında, tıp alanında da öncü nitelikler barındıran Rıza Nur, Türkiye'nin ilk fenni sünnetçisi olarak kayıtlara geçti. Mesleki tecrübelerini aktardığı ilk kitabı da doğrudan fenni sünnet konusunu ele alıyordu. Ancak devlet kademelerindeki parlak günleri uzun sürmedi. Zamanla dönemin hükümeti, önde gelen devlet yöneticileri ve hayata geçirilen yeni reformlarla fikir ayrılıkları yaşadı. Bu derin gerilim, onun 1926 yıllında vatanını terk ederek yurt dışına gitmesine sebep oldu.

Türkiye'den ayrıldıktan sonra uzun yıllar gurbette yaşayan yazar, bu dönemi Türkoloji ve Türk tarihi araştırmalarına adadı. Atatürk'ün vefatının ardından Aralık 1938'de yurda dönme kararı aldı. Yurda dönüşüyle birlikte Türkçü yayın organlarında aktif roller üstlendi ve bu ideolojiyi savunan makaleler kaleme aldı. Hayatının son döneminde, biyolojik bir çocuğu olmamasına rağmen Türkçülük akımının önemli isimlerinden Nihal Atsız'ın manevi babalığını üstlendi.

Tartışmalı Hatırat ve Fikir Dünyası

Rıza Nur denilince akla gelen en önemli konulardan biri, yazdığı ve uzun yıllar gizli kalan hatıratıdır. Yazar, 1935 yılında kaleme aldığı anılarını British Museum bünyesine teslim etmiş ve bu son derece tartışmalı metinlerin ancak 1960 senesinde kamuoyuna açıklanmasını vasiyet etmiştir. Türkiye'deki entelektüel çevrelerin bu hatıratın varlığından haberdar olması ise Doçent Doktor Cavit Orhan Tütengil'in yazıları vasıtasıyla gerçekleşti. Eser, nihayetinde 1967 yılında Kadir Mısıroğlu tarafından basılarak yayımlandı. Ne var ki kitap, içerdiği sert iddialar sebebiyle 1968 yılında Türkiye'de yasaklandı ve piyasadaki nüshaları toplatıldı.

Yazar, bu anılarında kendisini adeta tarihin merkezine konumlandırır. Mustafa Kemal Atatürk, Kâzım Karabekir, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak gibi milli mücadelenin ve cumhuriyetin öncülerine akıl hocalığı yaptığını ileri sürer. Hatta saltanatın kaldırılmasının ve laiklik ilkesinin kabul edilmesinin tamamen kendi çabaları sayesinde gerçekleştiğini iddia eder. Buna karşılık, hilafet makamının Türk milletine uluslararası bir üstünlük sağladığını düşünerek kaldırılmasına karşı çıkar. Yazılarında dini bir nostalji barındıran hekim, hayatının en huzurlu anlarının namaz kıldığı dönemler olduğunu belirtmiştir.

Rıza Nur'un fikir dünyasında sert etnik sınırlar göze çarpar. Etnik kökenlere dair radikal yaklaşımları olan yazar;

  • Başta Mustafa Kemal Atatürk ve Kâzım Karabekir olmak üzere devlet kurucularını yeterince Türkçü olmamakla suçlamıştır.
  • Türk olmayanların devlet görevi almasına kesinlikle karşı çıkmıştır.
  • İsmet İnönü için Kürt, Rauf Orbay için Abaza sıfatlarını kullanırken, Salih Bozok'u Arnavut kökeni üzerinden aşağılamıştır.
  • Fiziksel görünüşü nedeniyle Fevzi Çakmak'ı 'kuzu paşa' lakabıyla tiye almıştır.

Tüm bu sert eleştirilerine rağmen, Atatürk hayattayken yayımladığı 'Türk Tarihi' isimli çalışmasında cumhuriyetin kurucusunu öven ifadelere yer vermiştir. Ayrıca kadınları küçümseyen fikirleri ve eşcinselliğe dair yazdığı görüşleri de metinlerinde mevcuttur.

Rıza Nur'un ruh sağlığı, gerek dönemdaşları gerekse sonraki araştırmacılar tarafından sıklıkla tartışma konusu edilmiştir. Şevket Süreyya Aydemir onun bir ruh hastası olduğunu öne sürer. Nitekim yazar da kendi kitaplarında psikolojik sıkıntılarından bahseder ve kendisinde nevrasteni hastalığı olduğunu düşündüğünü yazar. Araştırmacı Turgut Özakman ise 'Dr. Rıza Nur Dosyası' adlı eserinde, Nur'un şizofreni belirtileri sergilediğini, narsisizm ve paranoid reaksiyonlardan muzdarip olduğunu, ruhsal durumunun dengesizliğini ortaya koymuştur.

Bu fırtınalı hayat, 8 Eylül 1942'de İstanbul'da son buldu. Vasiyeti doğrusunda mezar taşına ismi Orhun alfabesiyle yazıldı. Merkezefendi Mezarlığı'ndaki kabrinde 'Türklük için yaşadı, öldü' yazmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Rıza Nur kimdir?

Rıza Nur, Sinop 1879 doğumlu hekim ve siyasetçidir. Türkiye'nin ilk milli eğitim bakanı olan Nur, saltanatın kaldırılmasında önemli bir rol oynamıştır.

Rıza Nur ne zaman doğdu?

Rıza Nur, 30 Ağustos 1879 tarihinde doğdu.

Rıza Nur nerede doğdu?

Rıza Nur Sinop doğumludur.

Rıza Nur ne zaman vefat etti?

Rıza Nur 8 Eylül 1942 tarihinde hayatını kaybetti.

Rıza Nur hangi alanda tanınır?

Rıza Nur, siyasetçi olarak tanınır.