Süleyman Turgut Özakman, edebiyat alanında kaleme aldığı çok sayıda eserle ve devlet kademelerindeki başarılı yöneticiliğiyle cumhuriyet tarihine ismini yazdırmış önemli bir Türk yazarı, avukatı ve bürokratıdır. 1 Eylül 1930 tarihinde başkent Ankara'da dünyaya gelen aydın isim, hukuk ve tiyatro eğitimini birleştirerek hem sanat dünyasında hem de kamu kurumlarında iz bırakan bir ömür sürmüştür. Hayatı boyunca ürettiği tiyatro oyunları, romanlar ve senaryolarla geniş kitlelere ulaşmayı başaran Özakman, ömrünün önemli bir kısmını Türk tiyatrosunun ve televizyon yayıncılığının gelişimine adamıştır. Ankaralı yazar, özellikle Türk Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı belgesel-roman tarzındaki başyapıtıyla Türkiye'nin en çok okunan yazarlarından biri haline gelmiştir.
Tiyatrodan Bürokrasiye Uzanan Çok Yönlü Bir Kariyer
Özakman'ın ailesine bakıldığında, Münevver Hanım ile Hikmet Bey'in oğlu olduğu görülür. Gençlik yıllarında yükseköğrenim için Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni tercih eden Turgut Özakman, buradaki eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra bir süre avukatlık mesleğini icra etmiştir. Ancak sanata ve tiyatroya olan tutkusu onu farklı bir yöne sevk etmiş, bu doğrultuda Almanya'ya giderek Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü'nde eğitimine devam etmiştir. Yurt dışındaki bu birikimini ülkesine döndüğünde Devlet Tiyatroları bünyesinde dramaturgluk yaparak değerlendiren Özakman, böylece tiyatro dünyasına resmi olarak adım atmıştır.
Sanat kariyerinin yanı sıra bürokraside de önemli sorumluluklar üstlenen Özakman, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nda (TRT) Merkez Program Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini yürütmüştür. Devlet Tiyatrolarında ise Genel Müdür Başyardımcılığı görevini üstlenmiş, ardından 1983 ile 1987 yılları arasında aynı kurumun genel müdürü olarak hizmet vermiştir. Bürokrasi alanındaki yetkinliğini daha sonra da sürdüren deneyimli isim, 1988 ve 1994 yılları arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulunda üyelik ve başkan yardımcılığı makamlarında bulunmuştur. Kamu hizmetlerinin yanı sıra akademik dünyadan da kopmayan Özakman, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü bünyesinde kadrolu öğretim görevlisi olarak uzun yıllar boyunca dramatik yazarlık dersleri vermiş, yeni nesil oyun yazarlarının yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Edebiyat Dünyasında Çığır Açan Şu Çılgın Türkler
Turgut Özakman denildiğinde akla ilk gelen ve onun geniş kitleler tarafından sevilmesini sağlayan en büyük eseri, yarım asra yakın bir çalışmanın ürünü olan belgesel-romandır. 2005 yılında okuyucuyla buluşan ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı akıcı, romansı bir anlatımla ele alan Şu Çılgın Türkler isimli bu eser, Bilgi Yayınevi tarafından basılmıştır. Kitap, yayımlandığı dönemde büyük ses getirmiş ve haftalar boyunca çok satanlar listelerinin zirvesinde kalmıştır. Ünlü gazeteci Uğur Dündar'ın değerlendirmesine göre bu çalışma, cumhuriyet tarihi boyunca en yüksek satış rakamına ulaşan kitap olma unvanını elde etmiştir. Özakman'ın yaklaşık elli yıllık araştırmalarının ve emeğinin bir sentezi olan bu roman, Türk gençliğine tarihi sevdiren ve ulusal mücadele ruhunu canlandıran başucu eserlerinden biri olmuştur.
Akademik Katkıları, Aldığı Ödüller ve Vefatı
Değerli yazar, yaşamı boyunca sergilediği üstün hizmetler ve edebiyat dünyasına sunduğu katkılar vesilesiyle birçok saygın kurum tarafından onurlandırılmıştır. Turgut Özakman'a akademik alandaki katkılarından ötürü şu yükseköğretim kurumları tarafından fahri doktora ünvanı takdim edilmiştir:
- 28 Eylül 1998 tarihinde Anadolu Üniversitesi
- 2006 senesinde Ege Üniversitesi
- 2007 yılında mezun olduğu ve dersler verdiği Ankara Üniversitesi
Ayrıca 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından da yazara Üstün Hizmet Ödülü sunulmuştur. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ise Nisan 2002'de faaliyete geçirdiği ikinci tiyatro binasına Turgut Özakman Sahnesi adını vererek ustanın ismini ölümsüzleştirmiştir.
Özel hayatında üç çocuk ve dört torun sahibi olan Süleyman Turgut Özakman, Ankara'daki Özel Güven Hastanesi'nde tedavisi devam ettiği esnada, 28 Eylül 2013 tarihinde yaşama gözlerini yummuştur. Geride bıraktığı onlarca oyun, roman, senaryo ve yetiştirdiği sayısız öğrenci ile Türk kültür hayatında derin bir iz bırakan usta kalem, doğduğu ve tüm hayatı boyunca bağını koparmadığı Ankara'da ebediyete uğurlanmıştır. Sanatla, tarihle ve tiyatroyla geçen bu üretken yaşam, Türk edebiyatı ve tiyatrosunun en değerli mirasları arasındaki yerini korumaktadır.
