Rıza Tevfik Bölükbaşı, 1869'da Edirne Eyaleti'ne bağlı Cisr-i Mustafapaşa'da doğan ve 30 Aralık 1949'da İstanbul'da ölen Türk şair, filozof ve siyasetçidir. Felsefeye merakı nedeniyle Feylesof Rıza olarak anıldı. Hece veznindeki şiirleriyle tanınır; tıp eğitimi gördü, Osmanlı döneminde milletvekilliği ve Maarif Nazırlığı yaptı.
Çocukluğu ve eğitimi
Çerkes kökenli bir annenin ve Arnavut kökenli bir babanın ilk çocuğu olarak doğdu. Annesi Kafkas muhacirlerinden Münire Hanım, babası Mülkiye kaymakamlarından Hoca Mehmet Tevfik'ti. İstanbul'da babasının öğretmenlik yaptığı bir Musevi okulunda Yahudi İspanyolcası ve Fransızca öğrendi. Ailesi 1879'da İzmit'e taşındı ve annesi sıtmadan öldü. Gelibolu Rüştiyesi'ni birincilikle bitirdi, 1885'te Mekteb-i Mülkiye'ye girdi; babasının 1891'deki ölümünün ardından ihtilalcilikle suçlanarak okuldan çıkarıldı. Eğitimine Tıbbiye'de devam etti, Namık Kemal'in şiirlerini okuyup cumhuriyet üzerine konuştuğu için buradan da uzaklaştırıldı ve hapse atıldı, ancak yardımlarla okula dönerek 1897'de doktor oldu. Gümrük idaresinde, Karantina İdaresi'nde ve başka kurumlarda doktorluk yaptı.
Siyasete girişi
1907'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katıldı. 1908'de Meşrutiyet ilan edilince Selim Sırrı Tarcan ile İstanbul'da at üstünde konuşmalar yaparak halkı yatıştırdı ve Edirne mebusu seçildi. 1910'da parlamentonun feshi üzerine istifa etti; iki yıl sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na girdi. Eski arkadaşları tarafından bir ay hapsedildi, 1912 seçim propagandası sırasında Gümülcine'de dövüldü ve ikinci seçimde mebus seçilemeyince siyaseti bir süre bıraktı. Bu dönemde gazete ve dergilerde yazdı, I. Dünya Savaşı'na sürüklenilmesine karşı çıktı ve halka açık konferanslarla tanındı. Türkiye'de ilk kez felsefe dersleri verdi; Felsefe Dersleri'ni 1914'te yayımladı. Tevfik Fikret'in 1915'te ölümünden sonra onun edebiyat derslerini üstlendi.
Maarif Nazırlığı ve Sevr
1918'de son Osmanlı kabinesinde Maarif Nazırı oldu ve felsefenin eğitim sisteminde yer alması için çalıştı. 16 Mart 1919'da Meclis-i Âyan üyeliğine atandı; 1919-1920'de Şura-yı Devlet Reisi oldu. Darülfünun'da felsefe ve estetik dersleri verdi. 1919'daki Paris Barış Konferansı'na ve ertesi yıl Sevr Antlaşması'nı imzalayan heyete katılmak zorunda kaldı. Öğrencilerin tepkisi ve Darülfünun'daki boykottan sonra kurumdan istifa etti.
Sürgün yılları ve ölümü
8 Kasım 1922'de ülkeyi terk etti. Sevr heyetinde yer aldığı için Yüzellilikler listesine alındı. Hicaz, Amerika Birleşik Devletleri, Ürdün ve Lübnan'da yaşadı; Ürdün Emiri Abdullah ona maaş bağladı ve çeşitli görevler verdi. 1934'te Ürdün'deki görevinden emekli olup Beyrut yakınlarındaki Cünye'ye yerleşti. 1939 Af Kanunu'ndan yararlanarak 1943'te yurda döndü. 30 Aralık 1949'da İstanbul Vakıf Gurebâ Hastanesi'nde zatürreden öldü; Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı'na defnedildi. Sürgündeyken yazdığı "Uçun Kuşlar" şiiri vatan özlemini dile getirir.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Rıza Tevfik Bölükbaşı maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
