Ortadoğu tarihinin en fırtınalı dönemlerine yön veren İsrail Başbakanı Menahem Begin, 16 Ağustos 1913 tarihinde Brest, Beyaz Rusya'da dünyaya geldi. Siyonist harekete genç yaşta katılan siyasetçi, yeraltı mücadelesinden başbakanlık koltuğuna uzanan sıradışı bir yaşam öyküsüne sahiptir. O, Mısır ile imzaladığı barış antlaşması sayesinde 1978 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür. Begin'in aslan burcu özelliklerini taşıyan doğal karizması, muhalefette geçen uzun yılların ardından ülkesinin yönetimini değiştirmesini sağlamıştır.
Sibirya Sürgününden Silahlı Direnişe
Annesi saygın bir haham ailesine mensup olan, babası ise Yahudi cemaatinin sekreterliğini yürüten Begin, bu muhafazakar ortamda büyüyerek henüz 16 yaşındayken radikal Siyonist gençlik hareketi Betar'a katıldı. Eğitim hayatına Varşova Üniversitesi'nde hukuk okuyarak devam eden Begin, kısa sürede bu örgütün liderliğine yükselmeyi başardı. Yıl 1935'i gösterdiğinde Polonya Betar Örgütünün şefliğine getirildi. Ancak İkinci Dünya Savaşı yaklaşırken Alman birliklerinin yayılması üzerine 1939 yılında Polonya'dan kaçmak zorunda kaldı. Maalesef anne ve babası ile erkek kardeşi Nasyonal Sosyalist terörün acımasız kurbanları oldular. Bu felaketten sadece bir kız kardeşi sağ kurtulabildi. Litvanya'nın Vilna kentine sığındıktan sonra 1940'ta bölgeye giren Sovyet birliklerince tutuklanan Begin, emperyalizmin ajanı olmakla suçlanarak sekiz yıl zorunlu çalışma cezasıyla Sibirya'ya gönderildi. 1941 yılında serbest bırakılınca Polonyalı general Wladyslaw Anders'in komutasındaki orduya yazıldı. Mayıs 1942'de Filistin topraklarına göç etti. Burada İngiliz manda yönetimine karşı savaşan yeraltı örgütü Irgun Zwai Leumi'ye katıldı. Kısa sürede bu 10.000 kişilik gerilla birliğinin komutanı oldu. O İngiliz hedeflerine yönelik bombalı eylemler düzenledi. Bu nedenle başına 2000 sterlinlik ödül kondu ve '1 Numaralı Terörist' ilan edildi. Begin, kendi yöntemlerini reddeden David Ben Gurion önderliğindeki Yahudi ordusu Haganah ile sert çatışmalara girerken, İsrail'in bağımsızlığından sonra ordudan gelen baskılarla birliğini resmi orduya katmayı kabul etmiştir.
Muhalefetten İktidara ve Camp David Antlaşması'na
İsrail'in bağımsızlığı sonrasında Irgun dağılınca, devletin sınırlarını antik çağlardaki genişliğine ulaştırmayı hedefleyen ve günümüz Likud partisinin temelini oluşturan sağ görüşlü Herut (Özgürlük) Partisi'ni kurdu. 1949 yılındaki ilk genel seçimlerde milletvekili seçilen Begin, tam 18 sandalye kazanarak mecliste üçüncü büyük partinin lideri konumuna geldi. 1948 ile 1977 yılları arasında tam sekiz seçim kaybeden Herut, iktidardaki İşçi Partisi'nin en güçlü ve istikrarlı muhalifi olmayı sürdürdü. Altı Gün Savaşı'nın yaşandığı 1967 senesinde, portföysüz bakan sıfatıyla Ulusal Birlik Hükümeti bünyesinde ilk kez kabineye adım attı. Ancak 1970'te, hükümetin William Rogers'ın hazırladığı sınır görüşmelerini içeren planı kabul etmesi üzerine bu görevinden kararlılıkla istifa etti. O, Akdeniz'den Ürdün Nehri'ne uzanan toprakları İsrail'in gerçek vatanı sayıyor, Batı Şeria'da yeni Yahudi yerleşim yerlerinin kurulmasını savunuyordu. Bu doğrultuda Filistin topraklarında bağımsız bir Arap devletinin kurulmasına her fırsatta şiddetle karşı çıkmıştır. Kaybettiği sekiz seçimin ardından nihayet 1977'de büyük bir zafer elde ederek İşçi Partisi'nin 30 yıllık kesintisiz iktidarına tek başına son verdi. Mayıs 1977'de kurduğu ulusal birlik hükümeti, tüm Arap bölgelerinde İsrail egemenliğini kurmayı amaçlayan sert bir politika izledi. Aynı yılın temmuz ayında Washington'da ABD Başkanı Jimmy Carter ile önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Kasım 1977'de ise Kudüs'te Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'ı ağırlayarak tarihi bir adım attı. Böylece bir Arap devlet başkanını resmi olarak kabul eden ilk İsrail yöneticisi unvanını aldı. Bu görüşmelerin devamında, 26 Mart 1979 tarihinde Moşe Dayan ve Ezer Weizman'ın diplomatik çabalarıyla İsrail-Mısır Barış Antlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşma gereğince İsrail, işgal altında tuttuğu Sina Yarımadası'nı tamamen Mısır'a bırakmayı taahhüt etmiştir. Böylece tarihte ilk kez bir Arap ülkesi İsrail'in varlığını resmen tanımış oldu. Bu tarihi uzlaşı, 1978 yılında Begin ve Sedat'a ortaklaşa Nobel Barış Ödülü kazandırdı.
Ödünsüz Politikalar ve Veda
Mısır ile yaptığı barışa rağmen Begin, diğer Arap komşularına karşı ödünsüz ve son derece sert siyasetini kararlılıkla devam ettirdi. 1981 yılında Irak'ın Tamuz nükleer santralini bombalattı ve Suriye'ye ait olan stratejik Golan Tepeleri'ni tek taraflı ilhak etti. Aynı dönemde Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Filistinli kesimlerine yönelik yıkıcı hava saldırıları düzenletti. Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası tepkilere kulak asmayarak Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri inşa etmeyi ısrarla sürdürdü. Doğu kökenli gelenekçi Yahudilerin yoğun desteğiyle Haziran 1981 seçimlerinden de zaferle çıkarak başbakanlık koltuğunu başarıyla korudu. 1982 yılında, sınır güvenliğini sağlama ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) unsurlarını bölgeden temizleme gerekçesiyle Lübnan'ın işgal edilmesi talimatını verdi. Begin, suikasta kurban giden Lübnan Başbakanı Beşir Cemayel ile kalıcı bir barış yapmayı planlıyordu. Fakat olaylar beklediği gibi gelişmedi. Washington ziyareti sırasında ABD Başkanı Ronald Reagan ile görüşürken eşi Aliza Begin'in vefat haberini alan başbakan, bu derin sarsıntının ardından siyasi arenadan uzaklaşarak Ağustos 1983'te görevinden istifa etti. 14 Kasım 1982 tarihindeki bu acı kayıp onu yıktı. Görevi eski dostu İzak Şamir'e devretti.
Menahem Begin, 29 Mayıs 1939 tarihinde Aliza Arnold ile dünya evine girdi. Bu evlilikten doğan çocukları şunlardır:
- Benny Begin (1943 yılında doğan oğlu)
- Leah Begin (1948 yılında doğan kızı)
- Hasia Begin (1948 yılında doğan kızı)
9 Mart 1992 tarihinde Tel Aviv'de 79 yaşında hayatını kaybeden Begin, vasiyeti üzerine sade bir törenle Zeytin Dağı'na gömüldü. Böylece devlet mezarlığı yerine eşinin yanındaki ebedi istirahatgahına çekilmiş oldu.