Türkiye'nin köklü sanatçılarından Lale Mansur, 1956 yılında İstanbul'da dünyaya gelen, bale kökenli bir sinema ve dizi oyuncusudur. Uzun yıllar süren baş balerinlik kariyerinin ardından 1992 yılında BBC belgeseliyle oyunculuğa adım atan sanatçı, ilk uzun metrajlı filmiyle Altın Portakal ödülü kazanarak Türk sinemasında kendine sarsılmaz bir yer edinmiştir.
Balenin Zarafetinden Beyaz Perdenin Büyüsüne
Sanat hayatına dansın estetiğiyle başlayan Lale Mansur, İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde uzun seneler boyunca baş balerin olarak sahne aldı. Sahne disiplinini beden diliyle harmanlayan sanatçı, 1988 yapımı "Umut Yarına Kaldı" adlı sinema filminde de bir balerini canlandırarak beyaz perdeyle ilk temasını kurdu. Şimdiye kadar sahne kariyeri başarılarla doludur. Ancak asıl oyunculuk serüveni, 1992 yılında ünlü yazar Yaşar Kemal’in yaşamını ele alan ve James Runcie tarafından yönetilen BBC belgeseli "Childhood" ile profesyonel bir boyut kazandı.
Oyunculuktaki yeteneğini akademik bir temele oturtmak isteyen Mansur, Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek Los Angeles’taki Eric Morris Oyunculuk Atölyesi’nde eğitim aldı. Eğitimi Los Angeles'ta tamamladı. Türkiye'ye döndükten sonra diksiyon dersleriyle hazırlıklarını tamamlayan oyuncu, aynı yıl usta yönetmen Atıf Yılmaz'ın kameranın arkasına geçtiği "Düş Gezginleri" filminde oynadı. Bu ilk uzun metrajlı sinema deneyimi, ona Antalya Film Festivali’nde en prestijli ödüllerden biri olan Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi.
Sinema ve Televizyon Dünyasında Zirve Yılları
Lale Mansur, 1993 yılında Şerif Gören'in yönettiği "Amerikalı" filminde efsane aktör Şener Şen ile başrolü paylaştı. Aynı dönemde "Tersine Dünya" filminde Sarı Leman karakterine hayat verdi ve "Yorgun Savaşçı" televizyon dizisinde rol aldı. Sinemadaki başarısını ödüllerle taçlandırmaya devam eden sanatçı, 2001 yılında oynadığı "O da Beni Seviyor" filmiyle 7. Sadri Alışık Ödülleri'nde, 2002 yapımı "Karşılaşma" filmindeki rolüyle ise 2003 yılında düzenlenen 15. Ankara Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödüllerine layık görüldü. Bu ödüller başarısını kanıtlar niteliktedir. Ömer Kavur’un yönettiği "Cemile" ve Atıf Yılmaz imzalı "Nihavend Mucize" gibi yapımlarda sergilediği performanslarla adından söz ettirdi. Rollerini büyük bir başarıyla canlandırdı. Ayrıca "Mutluluk", "Dinle Neyden" ve "Başka Dilde Aşk" gibi ödüllü sinema filmlerinde de rol alarak beyaz perdedeki etkinliğini sürdürdü.
Sanatçının ödülle taçlandırılan ve büyük başarı elde eden başlıca sinema yapımları şunlardır:
- Düş Gezginleri (1992 - Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu Ödülü)
- O da Beni Seviyor (2001 - Sadri Alışık En İyi Kadın Oyuncu Ödülü)
- Karşılaşma (2002 - Ankara Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu Ödülü)
Televizyon ekranlarında da iz bırakan Mansur, "Şaşıfelek Çıkmazı", "Çatısız Kadınlar" gibi dizilerle geniş kitlelere ulaştı. Sanat dünyası onu çok sevdi. Özellikle 2006 yapımı dönem dizisi Hatırla Sevgili'de canlandırdığı Nezahat Hanım karakteri, sanatçının popüleritesini yeniden zirveye taşırken yeni nesille buluşmasını sağladı. Sonraki yıllarda gençlik dizisi "Kavak Yelleri"nde Lerzan karakteriyle rol alan başarılı oyuncu, "Beni Böyle Sev", "Ölene Kadar" ve internet platformunda yayınlanan "Dip" gibi dizilerde de önemli karakterleri canlandırmıştır. Tiyatro sahnelerinden de kopmayan sanatçı, "Oleanna", "Olağan Mucizeler" ve "Antiloplar" gibi eserlerde sergilediği performansla tiyatroseverlerden tam not almıştır. Lale Mansur, 2010 yılında Kubilay Tuncer'in yazdığı tiyatro oyununda Yeşim Büber ile beraber sahne alarak sahne tozunu yutmaya devam etmiştir.
Soylu Aile Bağları ve Toplumsal Duyarlılık
Lale Mansur'un yaşamı, yalnızca sanatla değil, aynı zamanda köklü bir aile tarihi ve toplumsal duyarlılıkla da şekillenmiştir. Sanatçı, Osmanlı İmparatorluğu'nun paşalarından Mehmet Ali Paşa'nın soyundan gelmektedir. Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da geniş arazilere sahip olan ailenin bu mülkleri 1948 yılında millileştirilmiştir. Bu mücadele halen devam etmektedir. Babası emekli korgeneral Daniyel Yurdatapan'ın başlattığı hak arama mücadelesi, bugün de Lale Mansur ve abisi ünlü müzisyen Şanar Yurdatapan tarafından kararlılıkla sürdürülmektedir. Sanatçının Şanar Yurdatapan'ın yanı sıra Oktay Tuğrul Bağcı ve Onur adında iki abisi daha bulunmaktadır.
Lale Mansur, toplumsal konulardaki hassasiyetini her fırsatta dile getiren ve eyleme döken bir isim olmuştur. Hayvan haklarının korunması amacıyla Tolga Öztorun yönetmenliğinde çekilen "Ezber" isimli kısa filmde oynayarak bu alandaki hassasiyetini izleyicilerle paylaşmıştır. Ayrıca sanatçı, 3 Nisan 2013 tarihinde açıklanan ve barış sürecine katkı sunması hedeflenen 63 kişilik Akil Adamlar heyetine Akdeniz Bölgesi temsilcisi olarak dahil edilmiştir. Özel hayatında ise ilk evliliğini 1975 yılında müzisyen Attila Özdemiroğlu ile yapmış, 1980'de yollarını ayırdıktan sonra 1984 yılında orkestra şefi Cem Mansur ile evlenmiştir. Çiftin bugüne kadar çocukları olmamıştır.
