İstanbul'un Erenköy semtinde 1956 yılında dünyaya gelen Lale Mansur, Türkiye'nin sanat sahnesine yön veren çok yönlü bir baş balerin, sinema ve tiyatro oyuncusudur. Çocuk yaşta adım attığı bale salonlarından, ülkenin en saygın film festivallerinin ödül kürsüleriyle buluşan bu serüven, onun kararlı ve yenilikçi sanat anlayışını yansıtır. Küçüklüğünden itibaren disiplinli bir eğitim alan sanatçı, gerek sahne üstündeki zarif hareketleriyle gerekse beyaz perdede hayat verdiği derinlikli karakterlerle Türk kültür dünyasında önemli izler bırakmıştır. Bir dönem damga vurduğu bale ayakkabılarını çıkarıp oyunculukta yeni bir sayfa açan Mansur, bu cesur geçişiyle de sanat çevrelerinde büyük takdir toplamıştır.
Klasik Bale Sahnesinde Parlayan Bir Yıldız
Sanat yolculuğuna henüz sekiz yaşındayken İstanbul Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nde başlayan Lale Mansur, lise yıllarında da bu tutkusundan vazgeçmeyerek eğitimini yarı zamanlı olarak sürdürdü. Öğrencilik döneminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde sahne deneyimi kazanan yetenekli dansçı, 1976 yılında okulundan mezun oldu. Mezuniyetinin hemen ardından kurumun baş balerini unvanını alarak "Carmen", "Kuğu Gölü", "Giselle", "Hürrem Sultan", "Şehrazat" ve "Mavi Tuna" gibi dünyaca ünlü eserlerde başrolleri üstlendi. Yeteneği ülke sınırlarını aşan Mansur, 1980 ve 1984 yıllarının yaz aylarında İngiltere'de prestijli Kraliyet Balesi (Royal Ballet) ile ortak çalışmalarda yer aldı. Farklı deneyimlere her zaman açıktı. Eurovision sahnesine adım attı. 1980 yılında Ajda Pekkan'ın seslendirdiği "Pet'r Oil" şarkısının arkasında vokalist ve dansçı olarak yer aldı. Şarkının söz yazarı ağabeyi Şanar Yurdatapan'dı.
Hayatın Ritmi Değişerken Yeni Bir Başlangıç
Özel hayatındaki önemli dönüm noktaları da sanatçının kariyer çizgisini doğrudan etkiledi. İlk evliliğini 1975 yılında müzisyen Attila Özdemiroğlu ile gerçekleştirdi. İkinci evliliğini ise 1984 yılında ünlü orkestra şefi Cem Mansur ile yaptı. Eşinin İngiltere'ye taşınması gerekti. Bu gelişme yeni bir sayfa açtı. Oxford Şehir Orkestrası şefliği yapan Cem Mansur ile İngiltere'ye yerleşme kararı alan sanatçı, dans kariyerine burada son verdi. Daha sonra oyunculuğa yöneldi. Bu yeni hedef doğrultusunda İstanbul'da diksiyon eğitimi aldı. Los Angeles'ta ünlü oyuncu koçu Eric Morris ile 1991 yılında yoğun oyunculuk çalışmaları gerçekleştirdi.
Beyaz Perdede Ödüllerle Taçlanan Oyunculuk
Lale Mansur'un profesyonel oyunculuk kariyeri, 1992 senesinde usta yazar Yaşar Kemal'in hayat hikayesini merkeze alan ve James Runcie tarafından yönetilen BBC yapımı "Childhood" belgeseliyle başladı. Kariyeri hızla yükselişe geçti. İlk sinema deneyimi büyük ses getirdi. Atıf Yılmaz imzalı Düş Gezginleri filmindeki Anjelik rolüyle Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazandı. Bu başarısını diğer nitelikli yapımlar izledi. Ersin Pertan'ın "Tersine Dünya" ve Şerif Gören'in "Amerikalı" filmlerisiyle sinemadaki yerini sağlamlaştırdı. Ömer Kavur'un yönettiği "Karşılaşma" filmindeki performansı da çok beğenildi. Bu film ona Ankara Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi. "O da Beni Seviyor" filmindeki rolüyle 2002 yılında Sadri Alışık Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kucaklarken, televizyonda ise "Hatırla Sevgili" gibi hafızalara kazınan dizilerde yer aldı. Ayrıca televizyon yapımlarında da boy gösterdi. Televizyonda da unutulmaz karakterlere hayat verdi.
Sanatçının zengin kariyerinde öne çıkan ve geniş kitleler tarafından beğenilen yapımlardan bazıları şunlardır:
- Düş Gezginleri (1992)
- Tersine Dünya (1993)
- Karşılaşma (2003)
- Hatırla Sevgili (Televizyon Dizisi)