Türk pop müziğinin ve Türk sinemasının altın çağını şekillendiren deha besteci Attila Özdemiroğlu, 5 Ocak 1943 tarihinde başkent Ankara'da dünyaya geldi. Müziğe çocukluk yıllarında adım atan usta sanatçı, uzun yıllar boyunca ürettiği unutulmaz besteler, aranjmanlar ve kült film müzikleriyle Türkiye'nin kültürel belleğinde silinmez izler bıraktı. Ülkenin ikinci kuşak aranjörleri arasında seçkin bir yer edinen Özdemiroğlu, 20 Nisan 2016'da İstanbul'da yaşamını yitirene dek sanat üretimine aralıksız devam etti.
Çocukluk Yılları ve Müziğe İlk Adımlar
Sanatçının kökenleri Diyarbakır'a uzanan bir aileye dayanmaktadır. Yüksek teknik okul öğretmeni olan Mustafa Celalettin Bey ile Sabahat Hanım'ın oğlu olarak doğan küçük Attila, henüz bir buçuk yaşındayken anne ve babasının ayrılığıyla karşılaştı. Müziğe büyük ilgi duyan babası ve üvey annesi tarafından yetiştirilen Özdemiroğlu, erken yaşta notalarla tanıştı. Altı yaşında mandolin çalmaya başlayan yetenekli çocuk, yedi yaşına geldiğinde keman dersleri almaya başlamıştı.
Eğitim hayatını Ankara Atatürk Lisesi'nde sürdüren Özdemiroğlu, okul sıralarında müzikal yelpazesini hızla genişletti. Bu dönemde flüt, vibrafon, trombon ve kontrbas gibi pek çok farklı enstrümanı çalmayı kendi çabasıyla öğrendi. Lise yıllarında arkadaşı Yurdaer Doğulu ile kurdukları keman-gitar ikilisiyle sahne alarak ilk konser deneyimlerini kazandı. Henüz 14 yaşındayken, 1957 yılında Ankara'da Berkant, Tanju Okan ve Yurdaer Doğulu ile bir araya gelerek Jüpiterler adını verdikleri pop grubunu kurdular. Bu toplulukta kontrbas çalan sanatçı, 17 yaşına geldiğinde ilk beste ve aranjman denemelerine imza atmaya başladı. Klasik batı müziği eğitiminin yanı sıra, Ankara Musiki Sevenler Cemiyeti bünyesinde altı yıl boyunca Türk müziği üzerine kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi.
Profesyonelleşme ve Şat Yapım Dönemi
Müzik tutkusu her şeyin önünde gelse de yükseköğrenim için Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni tercih etti. Üniversite yıllarında akademik eğitimini sürdürürken Ankara Üniversitelerarası Oda Orkestrası bünyesinde keman çaldı ve farklı müzik topluluklarında görev aldı. Jüpiterler grubunun 1962'de dağılmasının ardından Emin Fındıkoğlu ile armoni, kompozisyon ve aranjman teknikleri üzerine yoğunlaştı. Aynı süreçte Erol Pekcan caz grubuyla radyo emisyonları gerçekleştirdi ve caz konserlerinde boy gösterdi.
Büyük şehirdeki müzik hareketliliğine katılmak amacıyla 1966 yılında İstanbul'a taşındı. İstanbul'da ilk olarak Durul Gence 5'lisi kadrosuna dahil oldu ve sonrasında birçok farklı orkestrada müzisyenlik yaptı. Selçuk Başar tarafından 1968 yılında hayata geçirilen İstanbul Gelişim Orkestrası'nın kurucu kadrosunda kendine yer buldu. Hayatının dönüm noktalarından biri ise 1971 yılında gerçekleşti. Dün, Bugün ve Yarın Orkestrası'nda beraber çalıştığı yakın dostu Şanar Yurdatapan ile güçlerini birleştirerek baş harflerinden ilham alan Şat Yapım şirketini kurdular.
Şat Yapım, Türk pop müziğinde adeta bir devrim yarattı. Özdemiroğlu, 1973 yılı itibarıyla sahne performanslarını tamamen bırakarak enerjisini stüdyoya aktardı. Besteci, aranjör ve stüdyo müzisyeni kimliğiyle arka planda kalmayı seçen sanatçı; Sezen Aksu, Nilüfer, Ajda Pekkan, Kayahan, Onno Tunç, Erol Evgin, Uzay Heparı, Melike Demirağ, Füsun Önal ve Esmeray gibi dev isimlerle ortak projelere imza attı.
Sinemada Altın Portakal ve Eurovision Başarıları
Usta sanatçının müzikal dehası sadece pop sektörüyle sınırlı kalmadı. Yeşilçam sinemasına kazandırdığı unutulmaz melodilerle sinema dünyasında da zirveye yerleşti. Yaptığı film müzikleri sayesinde yedi defa Altın Portakal En İyi Müzik Ödülü'ne layık görülerek kırılması güç bir rekor elde etti.
Aynı zamanda uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek için kollarını sıvadı. Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye elemeleri ve finalleri için çok sayıda eserin aranjörlüğünü üstlendi. Bu kapsamda şu eserleri hazırladı:
- 1975 yılında Delisin, Minik Kuş ve Çiçekler
- 1978 yılında İnsanız Biz
- 1980 yılında Pet'r Oil
- 1983 yılında Atlantis
- 1987 yılında Bir Gün Bize Yetmez
Özel Hayatından Kesitler
Müzikal başarılarının yanı sıra renkli bir özel hayata sahip olan Attila Özdemiroğlu, ilk evliliğini 1961 yılında voleybolcu Ayla Pelit ile gerçekleştirdi ve bu birliktelikten bir kız, bir de erkek çocuk sahibi oldu. 1974 yılında sona eren bu evliliğin ardından, 1975'te pop sanatçısı Füsun Önal ile evlendi fakat bu evlilik yaklaşık bir buçuk yıl sürdü. Üçüncü evliliğini 1977 yılında iş ortağı Şanar Yurdatapan'ın kız kardeşi Lale Yurdatapan ile yaptı. 1980 yılında bu evliliği de noktalayan sanatçı, sonrasında Türk sinemasının efsanevi oyuncusu Müjde Ar ile 15 yıl süren uzun soluklu bir birliktelik yaşadı. Ünlü oyuncu Yaprak Özdemiroğlu'nun da babası olan sanatçı, geride yüzlerce ölümsüz beste bırakarak 2016 yılında aramızdan ayrıldı.