Türk pop müziğinin en renkli ve cesur öncülerinden biri olan Füsun Önal, 11 Mart 1947 tarihinde İstanbul'un tarihi semti Kadıköy'de dünyaya gözlerini açtı. Ev hanımı bir anne ile asker bir babanın tek evladı olarak büyüyen sanatçı, müzikal yolculuğuna çocuk yaşlarda aldığı klasik piyano dersleriyle başladı. Sahne dünyasına adım attığı andan itibaren sergilediği avangart şovlar, çılgın kostümler ve güçlü sesiyle kitleleri peşinden sürüklemeyi başardı. Müzik kariyerinin yanı sıra edebiyat ve fotoğrafçılık gibi farklı sanat dallarında da derin izler bırakan Önal, çok yönlü kişiliğiyle dönemin en çok aranan isimlerinden biri haline geldi.
Caz Orkestrasından Popun Zirvesine Uzanan Müzik Yolculuğu
Sanat eğitimine erken yaşlarda adım atan Önal, 11 yıl boyunca klasik piyano ve ardından iki yıl şan dersleri aldı. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamlayarak TED Ankara Koleji'ni bitirdi. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydoldu. Ancak sanat tutkusu ağır basınca yükseköğrenimini yarıda bıraktı. Profesyonel müzik kariyerine 1967 yılında adım atan sanatçı, Erol Pekcan Caz Orkestrası bünyesinde caz eserleri seslendirerek dinleyicilerle buluştu.
Cazla başlayan bu serüven, ilerleyen yıllarda pop müziğe doğru evrildi. 1970'li ve 1980'li yıllarda çıkardığı hit şarkılarla ülke çapında büyük bir üne kavuştu. Özellikle Senden Başka, Oh Olsun ve Ah Nerede gibi klasikler, günümüzde dahi popülerliğini korumaktadır. Sanatçının hafızalara kazınan Alo Ben Füsun uzunçaları, müzik tarihimizin mihenk taşlarından biri oldu. Sahne şovlarında sınırları zorlayan Önal, Türkiye'de iki saat boyunca aralıksız solo konser veren ve sahnede kostüm değiştiren ilk kadın sanatçı unvanını aldı. Özellikle pop müziğin altın çağında kendi özel orkestrası ve profesyonel dans grubuyla hazırladığı özgün gösteriler, televizyon ekranlarının ve büyük sahnelerin vazgeçilmezi olmasını sağladı. Bu üstün başarıları kendisine dört adet Altın Plak ve bir Altın Kelebek ödülü kazandırdı.
Tiyatro Sahneleri, Kitaplar ve Çok Yönlü Sanat Yaşamı
Müzik dünyasındaki fırtınalı kariyerinin yanı sıra Önal, tiyatro sahnelerinde de fırtına gibi esti. Başta prestijli Dormen Tiyatrosu olmak üzere pek çok özel tiyatro topluluğunda sayısız oyunda rol üstlendi. Ünlü Evita müzikalinde başrolü Zuhal Olcay ile dönüşümlü olarak sahneye taşıdı. Tiyatro performansları, onun oyunculuktaki yeteneğini de kanıtlar niteliktedir. Yazarlık yönüyle de öne çıkan sanatçı, edebiyat dünyasına yirmi adet basılı kitap kazandırdı. Aynı zamanda doğaya olan tutkusunu çektiği fotoğraflarla taçlandırarak çok sayıda kişisel sergiye imza attı. Sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket eden ünlü sanatçı, Ülker sponsorluğunda üç yüzden fazla okulda çocuklarla ve gençlerle bir araya gelerek son derece verimli müzikli söyleşiler gerçekleştirdi.
Özel Hayatı ve Sanat Mirası
Sanatçının fırtınalı ve renkli yaşamı özel hayatına da yansıdı. Hayatında iki kez evlilik gerçekleştiren Önal, ilk evliliğini 1975 senesinde ünlü müzisyen Attila Özdemiroğlu ile yaptı. Yaklaşık bir buçuk yıl süren bu birlikteliğin ardından, 1980 yılında sinema yönetmeni Tunç Başaran ile dünya evine girdi. Bu evlilik ise 7 Temmuz 1983 tarihinde boşanma ile neticelendi. Yurt dışında İtalya, İngiltere, Avustralya, İsviçre, Kırgızistan ve Kazakistan gibi birçok farklı ülkede konserler vererek ülkesini uluslararası alanda temsil etti. Füsun Önal, geride bıraktığı onlarca albüm, film, tiyatro oyunu ve kitapla Türkiye'nin çok yönlü sanat sembollerinden biri olmayı sürdürmektedir.
Öne Cıkan Albümleri
- Alo Ben Füsun
- Birtanem Beni Hatırlar mısın
- Yeni Bir Gün Başlıyor
- Saat 12. Daha Sabaha Çok Var
Rol Aldığı Bazı Tiyatro Oyunları
- Lüküs Hayat
- Evita
- Kelebekler Özgürdür
- Merhaba Müzik
Yazdığı Bazı Kitaplar
- Hayatı Denedim
- Sevişmenin Rengi
- Benim Adım Aşk-Sevi
