Türk pop müzik tarihinin en özgün seslerinden biri olan Atilla Atasoy, 10 Aralık 1953 tarihinde Muğla'nın Milas ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Aslen Marmarisli bir ailenin ferdi olan sanatçı, çocukluk yıllarından itibaren müzikle iç içe büyüyerek genç yaşta Türkiye geneline sesini duyurmayı başardı. Asıl mesleği olan eczacılık üzerine akademik bir eğitim alıp bu alanda diploma kazanmasına rağmen içindeki müzik sevgisini her zaman diri tutan Atasoy, 1975 senesindeki Eurovision Türkiye elemelerinde elde ettiği dereceyle milyonların kalbini kazandı.
Eczacılık Eğitimi ve Sanatla Harmanlanan Gençlik Yılları
Sanatçının yaşamındaki ilk önemli dönemler, babasının görevi nedeniyle farklı şehirlerde şekillendi. Antalya sokaklarında geçen ilk ve ortaöğretim yıllarının ardından, lise eğitimini Ankara Atatürk Lisesi bünyesinde tamamladı. Bilime olan ilgisi onu 1975 yılında mezun olacağı Ankara Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ne götürdü. Akademik eğitimini başarıyla bitiren genç Atasoy, bu meslek alanındaki ilk dükkanını ise 1982 senesinde faaliyete geçirdi.
Müzikal yetenekleri henüz beş yaşındayken aldığı mandolin ve ses dersleriyle filizlenmeye başladı. İlk okul döneminde katıldığı bir müzik ve sahne yarışmasında elde ettiği birincilik, kariyerinin ilk müjdecisiydi. Bu başarının ardından Çoban adlı müzikalde başrol üstlenerek yeteneğini sergiledi. Öğrenim sürecinde yalnızca akademik dersleriyle ve müzikle sınırlı kalmayıp tiyatro topluluklarında, müzikallerde, Türk sanat ve halk müziği korolarında, halk dansları ekiplerinde, bale ve modern dans gruplarında aktif şekilde yer aldı. Geniş yelpazedeki bu sahne tecrübeleri, onun sanatsal duruşunu güçlendiren en önemli unsurlar arasında yer aldı.
Ekranlarla ilk teması, 1971 yılında Hıncal Uluç'un sunuculuğunu yaptığı Bil Bul programındaki canlandırmalar sayesinde gerçekleşti. Bu deneyim, aynı zamanda onun kameralarla tanışmasına zemin hazırladı. Hemen ardından 1972 senesinde yapımcılığını Yavuz Gökmen'in üstlendiği müzik-eğlence programı vasıtasıyla besteci ve şarkıcı olarak lanse edilmesinin akabinde, Ankara Radyo ve Televizyonu bünyesindeki toplu ve solo yayınlarda kendi bestelerini ve halk müziği orkestrasyonlarını sergiledi.
Eurovision Yolculuğu ve Müzik Kariyerinin Altın Çağı
Müzikseverlerin hafızasına kazınan en büyük çıkışını 1975 yılında gerçekleştirdi. **Eurovision Türkiye elemelerinde** ikinci olan **Dilenci** adlı eseri, yurdun dört bir yanında yankı buldu. Bu büyük başarının ardından, prestijli **HEY dergisi** tarafından **Ümit Veren Şarkıcı** ödülüne layık görüldü. Dönemin popüler kültüründe hızla yer edinen sanatçı, üst üste yayınladığı çalışmalarla dinleyicilerin gönlünü fethetti. 1975 ile 1977 yılları arasında müzik listelerini altüst eden popüler şarkılar üretmeyi sürdürdü.
Bu yıllarda yayınlanan bazı önemli 45'lik çalışmaları şunlardır:
- Dilenci & İstiyorum
- Kurtulamazsın & Haberler
- Gülmek Ya Da Gülmemek & Sitem
- Son Pişmanlık & Bir Gün Beni Ararsan
Müzik dünyasındaki yerini sağlamlaştıran Atasoy, 1978 yılında **Bir Gün Beni Ararsan** ve ardından 1981'de **Avare** albümleriyle dinleyicilerin karşısına çıktı. Yoğun çalışma temposunun ardından, 1979-1980 yılları arasında vatani görevini yerine getirmek amacıyla orduya katıldı. Eczacı kimliğiyle yedek subay olarak askerlik görevini tamamladıktan sonra sahnelere geri döndü.
Sanatçının yeteneği ülke sınırlarını da aştı. Tunus, Bulgaristan ve İsveç'te düzenlenen organizasyonlarda çeşitli ödüller kazandı. Özellikle 6 Haziran 1982 tarihinde Bulgaristan'ın Slanchev Briag kasabasında tertip edilen 18. Altın Orfe Müzik Festivali'nde ülkemizi başarıyla temsil ederken seslendirdiği o özel şarkılarla uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Yarışmada seslendirdiği Fırtına ve Like Bird isimli şarkılarla iki özel ödülün sahibi oldu. Bu başarılar, yurdumuzda da büyük bir takdirle karşılandı.
Yıllar geçse de müzikal üretkenliğinden bir şey kaybetmedi. 1987 yılında yayınladığı Farzet ki Ben Seni Hiç Tanımadım parçasıyla müzik dünyasındaki varlığını bir kez daha güçlü şekilde hatırlattı. Müzikal üreticiliği sadece kendi yorumuyla da sınırlı kalmadı. Şarkıcı Erdal Çelik tarafından seslendirilen ve söz-müzik imzası kendisine ait olan Yaz Yağmuru bestesi, 1989 yılında düzenlenen Altın Güvercin Yarışması'nda üçüncülük derecesi kazandı.
Kariyeri boyunca çok sayıda albüm yayınlayan Atasoy'un öne çıkan bazı müzik albümleri şunlardır:
- Sanadır Bütün Şarkılarım (1984)
- Gizli Çiçek (1991)
- Ayrılık Sevdaya Dahil (1996)
- Düş Gezginleri (2007)
- Atasoy'dan Koyutürk Tangoları (2013)
Özel Yaşamı ve Seyyah Sđfatıyla Yeni Bir Başlangıç
Sanatçının özel yaşamı da en az sanat hayatı kadar basında yankı uyandırdı. **Ünlü** oyuncu Nilgün Belgün ile 1984 yılından 1990'a uzanan altı yıllık bir ilişki yaşadı. Hayatındaki bir diğer büyük dönüm noktası ise 1994 yılında ekonomist Füsun Fesli ile gerçekleştirdiği evlilik oldu. Bu birliktelikten 1995 senesinde Ada adını verdikleri bir kız evlatları dünyaya geldi. Çift, 1999 yılında yollarını ayırma kararı aldı.
Müzik dışında renkli hobileriyle de bilinen Atilla Atasoy, yıllar içinde oluşturduğu zengin şapka koleksiyonu ile tanınır. Zaman içinde hayat tarzında önemli radikal kararlar aldı. 2011 yılına gelindiğinde eczacılık mesleğine son verdi. Bu tarihten sonra kendini tamamen seyahat etmeye adayan sanatçı, adeta modern bir seyyah haline geldi. Toplamda 140 ülkeyi gezerek farklı kültürleri deneyimledi.
Hem kaleme aldığı gezi yazıları hem de bitmek bilmeyen seyahat etme arzusuyla ömrünü zenginleştirmeyi başaran ünlü sanatçı, günümüzde de müzikseverler ve yeni nesil seyyahlar tarafından büyük bir hayranlık ve saygıyla takip edilmeye devam ediyor. Düş Peşime ismini verdiği ilk gezi kitabı Mayıs 2016 tarihinde kitapseverlerin beğenisine sunuldu.
