İstanbul'un tarihi semtlerinden Eyüp'te, 28 Kasım 1938 tarihinde dünyaya gözlerini açan Lale Belkıs, gerçek adıyla Belkıs Durmaz, Türkiye'nin İlk Milli Mankeni unvanıyla sanat dünyasında fırtınalar estirmiştir. Çanakkale Savaşı gazisi muhabere subayı İsmail Durmaz ile Hacer Durmaz çiftinin altıncı ve en küçük çocuğudur. Sanatçı, on iki yaşına kadar Eyüp'teki yedi odalı bir evde büyümüştür. Ailesiyle birlikte daha sonra Moda semtine taşınan ve eğitim hayatını Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsü'nden mezun olarak tamamlayan genç kız, burada aldığı formasyonla geleceğini tamamen değiştirecektir. 1953 yılında enstitüde düzenlenen bir defilede mankenlik teklifi alması, onun yarım asrı aşacak görkemli sanat serüveninin ilk kıvılcımı olmuştur.
Podyumlardan Tiyatro Sahnesine Uzanan Yolculuk
Genç manken, enstitünün özel kıyafetlerini tanıtmak amacıyla 1954 yılında dünya denizlerini aşan iki aylık bir gemi seyahatine çıkmıştır. Babasından gizli ve kardeşlerinin yardımıyla katıldığı bu seyahat sırasında adını "Lale Belkıs" olarak değiştirerek yeni bir hayata adım atmıştır. Beyoğlu sokaklarında artık bir Lale Belkıs rüzgarı eserken, Türkiye'yi ziyaret eden İran Şahı Pehlevi, Kraliçe II. Elizabeth, Prenses Süreyya ve Eisenhower gibi dünya liderlerinin katıldığı devlet davetlerindeki defilelerde podyuma çıkan ilk isim olmuştur. Kendisine sunulan sinema ve oyunculuk tekliflerini uzun süre geri çeviren sanatçı, nihayetinde tiyatro yönetmeni Lale Oraloğlu'nun ısrarlı davetlerine kayıtsız kalamamıştır. Pangaltı Tiyatrosu bünyesinde 1960 senesinde sahnelenen "Evlilik Dolabı" oyunundaki İsveçli kadın karakteriyle tiyatro sahnesine ilk adımını atan sanatçı, eleştirmenlerden tam not almıştır. Lale Oraloğlu'ndan aldığı diksiyon ve oyunculuk dersleriyle kendisini hızla geliştiren yıldız, "Ağaçlar Ayakta Ölür", "Kötü Tohum" ile "Kadınlar I-ıh Derse" gibi önemli piyeslerde sahne tozu yutmuştur. 1962 yılında çıktığı turnede tiyatro sanatçısı Pekcan Koşar ile tanışmış ve çift aynı yıl evlilik kararı almıştır. Bu evlilik de uzun sürmemiştir. Evlilikleri kısa sürede son bulsa da sanatçı, "Boeing Boeing" ve "Becerikli Kaynana" gibi oyunlarda yer almaya devam etmiştir. Zaman içerisinde Oraloğlu, Dormen, Arena, Gong ve Küçük Tiyatro topluluklarında performans sergileyen sanatçı, ilerleyen dönemde kendi tiyatro grubunu kurarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Aynı zamanda İpek Film Stüdyosu'nda dublaj sanatçılığı yaparak Sophia Loren, Ava Gardner ve Cahide Sonku gibi efsanevi aktrislere sesiyle hayat vermiştir.
Yeşilçam Sinemasında Karakter Oyuncusu Olmak
Beyaz perdeye geçişi 1966 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Ölüm Tarlası" filmiyle gerçekleşmiştir. Kumaş satın almak üzere arkadaşı Kamuran Yüce ile birlikte gittiği Kilis'te, filmin senaristi Yaşar Kemal'in büyük beğenisini kazanmıştır. Ünlü yazarın yoğun ısrarları sonucunda filmde Falcı Emine karakterini canlandırmayı kabul eden Belkıs, sinema sektörüne muazzam bir giriş yapmıştır. Sinemadaki ilk rolü Falcı Emine'dir. Aynı yıl "Bitmeyen Korku" ve "Fatih'in Fedaisi" gibi önemli filmlerde de roller üstlenmiştir. 1967 senesinde yine Atıf Yılmaz imzalı "Harun Reşid'in Gözdesi" filminde canlandırdığı kötü kalpli Butri karakteriyle dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu kırbaçlama sahnesi Yeşilçam'ın belleğine kazınmıştır. Başarılı sanatçı, 1970 yılında düzenlenen 7. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Kalbimin Efendisi" filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü'ne layık görülmüştür. Yeşilçam'ın aranılan simalarından biri haline gelen Lale Belkıs, 1984 yapımı Atıf Yılmaz klasiği olan "Dağınık Yatak" filminde canlandırdığı Tiraje karakteriyle oyunculuk kariyerinin en olgun dönemini taçlandırmıştır.
Müziğin Tınısı ve Yaşamın Diğer Sayfaları
Müzik dünyasına 1967 yılında adım atan Lale Belkıs, bu alanda da titizlikle çalışarak şan eğitimi, nota ve solfej dersleri almıştır. Playboy gibi İstanbul'un en prestijli gece kulüplerinde sahne alarak dinleyicileriyle buluşmuştur. Sahne performansı büyük ilgi görmüştür. Repertuarında İngilizce ve Fransızca şarkılara da yer veren sanatçı, ses rengi ve sahne duruşuyla müzikseverlerin beğenisini kazanmıştır. Sanatçının müzik kariyeri boyunca yayımladığı unutulmaz 45'lik plaklardan bazıları şunlardır:
- Bizim Şarkımız / Ben Senden Gencim (1968)
- Uç Uç Böceğim / İhtiyar Adam Ve İçki (1970)
- İster Dönsün Tersine / İkimize Bir Dünya (1974)
- Ya Merhaba Ya Elveda / Kendi Düşen Ağlamaz (1977)
2006 yılında kaleme aldığı "İpek Çoraplar" adlı otobiyografik eseriyle anılarını okuyucuyla paylaşmıştır. Kitap büyük ilgiyle karşılanmıştır. Özel hayatında ise ikinci evliliğini 1975 yılında "Ateş Böceği" lakaplı ünlü komedyen Yalçın Otağı ile gerçekleştirmiştir. Eğinin 2014 yılındaki vefatına dek mutlu bir birliktelik sürdürmüşlerdir. Sanatçının hiç çocuğu olmamıştır. Türk sinemasına sunduğu katkılardan ötürü 2010 yılında Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 2017'de Eskişehir Film Festivali ve son olarak 5 Mart 2024 tarihinde SİYAD bünyesinde Onur Ödülü ile ödüllendirilmiştir. Günümüzde kış aylarını İstanbul Moda'daki evinde, yaz aylarını ise Muğla Datça'daki Ak Tur Tatil Köyü'nde geçirmeyi sürdürmektedir.
