MÖ 69 yılında antik Mısır'ın liman kenti İskenderiye'de dünyaya gelen VII. Kleopatra, Ptoleme hanedanının en bilinen ve gücüyle tarihin akışını şekillendiren efsanevi kraliçesidir. Saray entrikalarının tam ortasında doğan bu güçlü hükümdar; yüksek zekası, üstün dil yetenekleri ve Roma liderleriyle kurduğu güçlü ittifaklar sayesinde Mısır tahtını tek başına yönetmeyi başarmış önemli bir isimdir. Kendisi aslen Yunan soyundan gelmektedir. Liderlik mücadelesi ve fırtınalı yaşamı MÖ 30 yılında yine İskenderiye'de son bulmuştur.
İskenderiye Sarayında Yetişen Bir Deha ve Taht Mücadeleleri
Genç kraliçenin çocukluk dönemi, babası XII. Ptolemaios'un hem halk üzerindeki yetersiz nüfuzu hem de saraydaki taht kavgaları nedeniyle oldukça çalkantılı geçti. Babası uzaktayken en büyük ablası Tryphaena yönetimi zorla devraldı. Onun ölümüyle yönetim ikinci ablası Berenice'ye geçmiştir. Geri dönen kral Ptoleme XII, Roma desteğiyle kızını yakalatıp hızla idam ettirdi. Böylesi tehlikeli bir ortamda büyüyen Kleopatra, sarayda son derece donanımlı ve kapsamlı bir eğitim aldı. Kendi dilinin dışında İbranice, Arapça, Farsça, Ermenice, Habeşçe ve Somali dillerini hem okuyup hem yazabilen üstün bir yeteneğe sahipti. Sarayda aldığı bu eğitim sayesinde şu dilleri akıcı şekilde konuşup yazabiliyordu:
- İbranice ve Arapça
- Farsça ve Ermenice
- Habeşçe ve Somali dili
Babasının MÖ 51 yılındaki vefatı üzerine, 18 yaşındaki Kleopatra vasiyet gereği 9 yaşındaki kardeşi Ptoleme XIII ile evlendirildi. Mısır'da hüküm süren Yunan yöneticiler yerel halkla karışmamak için kendi soylarından kişilerle evleniyorlardı. Bu tür akraba evlilikleri ise ne yazık ki engelli bireylerin dünyaya gelmesine yol açıyordu. Genç kraliçe, çocuk yaştaki kardeşiyle yönetim haklarını paylaşmak yerine tek başına hükmetmek istiyordu. Halkın sevgisini kazanabilmek için kendisini Mısır dinsel inanışlarına adamayı seçti. Ancak saraydaki güçlü vekiller tarafından MÖ 48 yılında yönetimden uzaklaştırılarak Nil Vadisi'ne sürgün edildi.
Jül Sezar İttifakı ve Roma'yı Sarsan Aşk
Sürgün hayatı yaşarken pes etmeyen Kleopatra, tahtı geri alabilmek için dönemin Roma diktatörü Jül Sezar'ı yönlendirmek gerektiğinin bilincindeydi. Sicilyalı kölesi Apollodores'in zekice önerisi doğrultusunda kendisini kilime sardırarak büyük Roma lideri Jül Sezar'ın huzuruna ulaştıran Kleopatra, onun gösterdiği cesaretten ve zekadan derinden etkilenmesini sağladı. Sezar, genç kadının gösterdiği bu büyük cesaretten ve kıvrak zekadan fazlasıyla etkilendi. Hemen ardından onların arasını bozan harem ağasını idam ettirip iki kardeşi barştırdı. Kraliçenin ihtirası Sezar'a Mısır ordusuna karşı savaşırken kendi donanmasını yaktıracak kadar büyük adımlar attırdı. Bu yangın meşhur İskenderiye Kütüphanesi'ne de sıçrayarak dünya hafızasının bir kısmının yok olmasına neden oldu. Olayların peşinden küçük kardeş Nil Nehri'nde bilinmeyen bir sebeple boğuldu. Yolu açılan Kleopatra artık ülkeyi tek başına yönetmeye başladı. MÖ 46 yılında Sezar'dan bir erkek çocuk dünyaya getiren Kleopatra, onun yanına gitmek için Roma yolculuğuna çıktı. Bu dönemde Sezar hâlâ Calpurnia ile evliydi. En büyük hedefi, iki devleti birleştirip Büyük İskender'in dünyaya hükmetme düşünü gerçek kılmaktı. Sezar'ın MÖ 44'teki ölümü üzerine bu düşlerini erteleyip ülkesine döndü ve oğlu Sezarion'u yardımcısı ilan etti.
Antonius İttifakı ve Efsanevi Kraliçenin Trajik Sonu
İmparatorluğun doğu bölgelerini idare eden Marcus Antonius, MÖ 41 yılında Mısır'a gelerek kraliçeye delice aşık oldu. Birlikte İskenderiye'de geçen bir yılın ardından ayrılsalar da, MÖ 37 yılında yeniden buluşup Antakya'da yaşadılar. MÖ 36 yılında düzenlenen küçük bir seremoniyle resmen evlenen çiftin bu süreçte ilk olarak ikiz kızları, ardından da Ptolemy Philadelphus adını verdikleri erkek çocukları dünyaya gelmiştir. Antonius, kraliçenin oğlu Sezarion'u Sezar'ın varisi kabul ederek ortak hükümdarlıklarını ilan etti. Roma yöneticisi Augustus'a karşı açılan savaşta, MÖ 31'de Aktium'da büyük bir bozguna uğrayarak kaçmak zorunda kaldılar. Roma'nın hükümdarı Augustus ile uzlaşarak kendi çocuklarının gelecekte Mısır tahtına geçmesini hedefleyen Kleopatra'nın düzenlediği tüm diplomatik görüşmeler maalesef hiçbir sonuç vermeyerek başarısızlıkla sonlandı. İskenderiye'deki sarayına dönen 39 yaşındaki kraliçenin zehir içerek hayatına son verdiği günümüzde netlik kazanmıştır. Hayatı boyunca gücü ve aşklarıyla tarihe yön veren bu efsanevi figürün yaşamı beyaz perdeye de taşınmıştır. 1963 yapımı sinema filminde Elizabeth Taylor, Richard Burton ve Rex Harrison başrolleri paylaşmıştır.
