İçeriğe Atla
Elizabeth Taylor fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Elizabeth Taylor Kimdir?

Elizabeth Taylor, Londra'da 1932'de dogmus efsanevi bir sinema oyuncusudur. Iki Oscar odullu yildiz, Kleopatra rolu ve muhtesem guzelligiyle taninir.

Diğer adlar: Liz Taylor, Lisa, Elizabeth Rosemond Taylor

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Elizabeth Taylor Hakkında

Elizabeth Taylor, 27 Şubat 1932 tarihinde Londra'nın Hampstead semtinde sanat galerisi işleten Amerikalı bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Menekşe rengi gözleriyle sinema tarihine damga vuran efsanevi oyuncu, çocuk yaşta adım attığı Hollywood'da dramatik yeteneği sayesinde kısa sürede altın çağın en büyük yıldızlarından biri haline geldi. Hem İngiliz hem de Amerikan vatandaşlığına sahip olan sanatçı, ailesinin İkinci Dünya Savaşı öncesinde huzursuzluk rüzgarlarından kaçıp Kaliforniya'ya yerleşmesiyle bu coğrafyada keşedildi. Aile dostlarının yönlendirmesiyle katıldığı ekran testini başarıyla geçen küçük yıldız, henüz dokuz yaşındayken profesyonel sinema dünyasının kapılarını araladı. İlk olarak 1942 yılında izleyiciyle buluşan oyuncu, uzun yıllar sürecek olan efsanevi kariyerinin temellerini böylece atmış oldu.

Çocuk Yaşta Başlayan Hollywood Serüveni

Universal Stüdyoları ile yaptığı ilk sözleşmenin ardından 10 yaşındayken "There's One Born Every Minute" filminde rol alan küçük oyuncu, bu şirketten ayrılınca Metro-Goldwyn-Mayer (MGM) ile anlaştı. MGM çatısı altında yer aldığı "Lassie Come Home" projesi büyük bir başarı yakalayınca şirket onunla olan sözleşmesini uzatma kararı aldı. Birçok ufak rolün ardından 1944 yılında çekilen "National Velvet" filmi, genç oyuncunun kaderini tamamen değiştiren dönüm noktası oldu. Mickey Rooney ile birlikte başrolü paylaştığı bu yapım gişede büyük bir rekor kırarak dört milyon dolar hasılat elde etti. Bu büyük başarının ardından film şirketi, geleceğin efsane ismiyle uzun vadeli yeni bir mukavele imzaladı.

Kariyer basamaklarını hızla tırmanan aktris, 1940'lı yılların sonuna doğru oyunculuğunu pekiştirecek nitelikli projelerde yer aldı. "Little Women" uyarlamasında hayat verdiği Amy karakteriyle büyük beğeni topladı. 1949 yılına gelindiğinde "Conspirator" filmindeki rolüyle ilk defa bir genç kız olarak romantik bir karakteri canlandırdı. On sekiz yaşına girdiğinde hem lise diplomasını aldı hem de Hilton otellerinin varisi Conrad Nicky Hilton ile sansasyonel bir evlilik gerçekleştirdi. Dokuz ay süren bu evlilik sona erdiğinde, başarılı drama filmi "A Place in the Sun" ile beyaz perdede devleşmeye devam ediyordu. Haftalık kazancı beş bin doları aşan aktris, dünyanın en çekici kadınlarından biri olarak kabul ediliyordu.

Zirve Yılları, Aşklar ve Oscar Başarıları

Kariyerindeki yükselişini sürdüren yıldız oyuncu, 1952 yılında aktör Michael Wilding ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Bu evlilikten iki erkek çocuk dünyaya getiren oyuncu, 1956 yapımı "Giant" filmindeki büyüleyici performansıyla sinema dünyasında fırtına gibi esti. James Dean ile başrolü paylaştığı bu yapıt, sinema klasikleri arasındaki yerini aldı. Ardından gelen "Raintree Country" filmindeki rolü, ona kariyerindeki ilk Oscar adaylığını kazandırdı. Bu başarının hemen ardından Wilding ile yollarını ayıran sanatçı, Michael Todd ile evlendi. Ancak bu mutluluk da trajik bir uçak kazasıyla yarım kaldı.

Kişisel hayatındaki çalkantılara rağmen sanatına odaklanan Taylor, 1958 yılında "Cat on a Hot Tin Roof" filminde canlandırdığı Maggie karakteriyle sinemaseverlerden tam not aldı. Bu rolüyle bir kez daha En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde Oscar adayı gösterildi. Ünlü oyuncu, fırtınalı magazin olaylarının odağında yer alırken 1959 yılında Eddie Fisher ile dünyaeve girdi. 1960 yılında "Butterfield 8" filmindeki üstün performansıyla nihayet özlem duyduğu Oscar heykelciğine kavuştu. Bu zaferle birlikte MGM dönemini kapatan aktris, bağımsız bir efsane olarak yoluna devam etti.

Sanatçının kariyerinde öne çıkan ve geniş kitleler tarafından takdir edilen bazı önemli çalışmaları şunlardır:

  • 1961 yılında Butterfield 8 filmiyle kazandığı ilk En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü
  • 1963 yılında dönemin en büyük bütçeli yapımlarından biri olan Kleopatra filmindeki efsanevi performansı
  • 1967 yılında Kim Korkar Virginia Woolf'dan? filmiyle kucakladığı ikinci Oscar ödülü

1963 yılı, oyuncunun hayatında yepyeni bir sayfa açtı. Astronomik bir ücret olan bir milyon dolar karşılığında Kleopatra filminde başrolü üstlendi. Bu yapımda gelecekteki eşi Richard Burton ile yolları kesişti. İkilinin yaşadığı fırtınalı aşk, dünya basınında büyük yankı uyandırdı. Tüm tartışmalara ve engellere rağmen 1964 yılında evlenen çift, uzun yıllar boyunca hem özel hayatlarında hem de beyaz perdede bir arada oldu. Bu evlilik sırasında Maria adında bir kız çocuğunu evlat edinen çift, magazin basının en gözde konusu haline geldi.

Beyaz Perdeden İnsani Yardımlara Uzanan Miras

Elizabeth Taylor, 1966 yılında "Who's Afraid of Virginia Woolf" filmindeki dramatik başarısıyla ikinci Oscar ödülüne uzandı. Eşi Richard Burton ile birlikte başrolleri paylaştığı bu filmde canlandırdığı Martha karakteri, onun oyunculuk yeteneğinin doruk noktalarından biri oldu. 1970'li yıllardan itibaren sinemanın yanı sıra televizyon projelerine de ağırlık veren sanatçı, pembe dizilerde ve mini dizilerde roller üstlendi. 1994 yılı yapımı "The Flintstones" filmiyle beyaz perdeye veda eden aktris, yaşamının son dönemini insani yardım faaliyetlerine adadı.

Yakın dostu Rock Hudson'ın trajik kaybının ardından AIDS araştırmalarına öncülük eden Taylor, bu alandaki çalışmalarıyla toplumsal bilincin artmasında kritik rol oynadı. Kendi adını taşıyan AIDS vakfını kurarak hastalıktan etkilenen milyonlarca insana umut ışığı oldu. Hayırsever faaliyetleri nedeniyle Jean Hersholt İnsani Yardım Ödülü ve Amerikan Vatandaşlık Madalyası gibi prestijli nişanlarla onurlandırıldı. Aynı zamanda İngiltere Kralicesi II. Elizabeth tarafınden şövalyelik unvanı olan DBE nişanına layık görüldü.

Yaşamı boyunca sekiz evlilik yapan ve mücevherlere olan büyük tutkusuyla tanınan efsanevi aktris, 23 Mart 2011 tarihinde Los Angeles'taki Cedars-Sinai Tıp Merkezi'nde kalp yetmezliği nedeniyle 79 yaşında hayata gözlerini yumdu. Arkasında unutulmaz bir sinematik miras ve insani yardım çalışmaları bırakan bu menekşe gözlü ikon, Hollywood'un altın çağının en parlak yıldızı olarak hafızalardaki yerini koruyor.