Jean-Jacques Rousseau, 28 Haziran 1712'de Cenevre'de dünyaya gelen; felsefesi, romanları ve siyasi kuramıyla Fransız Devrimi'nin entelektüel zeminini hazırlayan Aydınlanma Çağı'nın en tartışmalı düşünürüdür. Bir saatçinin ikinci oğlu olan Rousseau, doğumundan on beş gün sonra annesini yitirdi; on yaşına dek babasının, dadısının ve halasının ortak gözetiminde büyüdü.
Çalkantılı Bir Gençlik
Rousseau'ya okumayı ve dönemin edebiyat eserlerini tanımayı babası öğretti. Ancak 1722'de babasını hukuki bir dava nedeniyle yitirdi; baba, sürgün ile hapis arasında sürgünü seçerek Lyon'a kaçtı, oğlunu Bernard amcasına bıraktı. Amca onu kendi yaşıtı oğluyla birlikte Boissy'de bir kasaba papazı olan Lambercier'in yanına gönderdi. Bu dönemde papazın kız kardeşine duyduğu çocukça aşk, Rousseau'nun kendi itirafıyla yaşamı boyunca etkisini sürdürdü.
Bernard amcasının yanına döndükten sonra önce bir noterin, ardından bir oymacının yanında çalıştı. Atölyenin kural dışı ortamına uyum sağlayamayan Rousseau, üç yılın sonunda oradan uzaklaştı. Ardından Annecy'de varlıklı ve himayekâr Madame de Warens'in yanına sığındı. On sekiz yaşındaki genç ile yirmi sekiz yaşındaki bu kadın arasındaki karmaşık ilişki, onun duygusal hayatını derinden biçimlendirdi.
Paris'te Olgunlaşma ve Büyük Eserler
1741'de öğretmenlik yapmak umuduyla Paris'e gelen Rousseau, orada Encyclopédie'nin ortak editörü Denis Diderot ve Dupin ailesiyle tanıştı. Dupin bağlantısıyla Venedik'teki Fransız büyükelçiliğine sekreter atandı; 1745'te yeniden Paris'e döndü. Aynı dönemde Thérèse de Vasseur adlı bir terziye evlendi; bu birliktelikten dünyaya gelen beş çocuğu geçim sıkıntısı gerekçesiyle yetimhaneye bıraktı; Rousseau'nun çocuk eğitimi üzerine kaleme aldığı ileri görüşlü denemelerle bu fiili arasındaki çelişki dönemin en çok tartışılan paradokslarından biri olarak tarihe geçti.
Dijon Akademisi için yazdığı deneme — sanat ve bilimlerin ilerlemeyle ahlakı yozlaştırıp yozlaştırmadığını sorgulayan yapıt — onu bir çırpıda tanınmış kıldı. Ardından sahneye koyulan Le Devin du Village opereti büyük ilgi gördü; kraliyet ona saray geliri önerdi, Rousseau reddetti. Bu tavır, eserlerinde savunduğu sadelik ilkesinin ilk somut sınavıydı.
1761'de yayımlanan La Nouvelle Héloïse yoksulların hakları ve varlıklıların sorumlulukları üzerine yoğun bir ahlak romanıydı; ahlak bozuculukla suçlanmasına karşın okuyucu kitlesinde ani bir hayranlık uyandırdı. 1762'de Amsterdam'da basılan Du Contrat Social (Toplum Sözleşmesi), Rousseau'nun siyaset felsefesinin doruk noktasıdır. Esere göre toplumun temeli, bireylerin kendi iradelerini toplumsal iradeye devretmesiyle kurulan bir sözleşmedir; genel oy hakkına dayanan cumhuriyet ideali, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik söylemiyle Fransız Devrimi'nin temel ilkelerine doğrudan ilham verdi.
Sürgün, Sığınak ve Son Yıllar
Yine 1762'de çocuk eğitiminde kilise dogması yerine akla dayalı bir öğretim modelini savunan Émile ou de l'Éducation yayımlandı. Tutuklama korkusuyla önce Leurdon'a, ardından Frédéric le Grand'ın yönetimindeki Möters'e sığınan Rousseau, kendisine yönelen eleştirilere Lettres de la Montagne (1763) ile yanıt verdi. İsviçre de güvensiz bir sığınak hâline gelince David Hume'un daveti üzerine İngiltere'ye geçti; Wotton'da İtiraflar'ı kaleme aldı. Geçimsiz kişiliği Hume ile de ciddi bir çatışmaya yol açtı; 1767'de Fransa'ya döndü.
1770'te Paris'e yerleşen Rousseau, başyapıtlarından biri sayılan Rêveries du promeneur solitaire'i yazmaya girişti. 1778'de varlıklı bir maliyeci ona Ermenonville'de bir ev tahsis etti. Uzun yıllar sadık olan eşi Thérèse'nin ihanetinin ardından yalnızlığa büründüğü bu dönemde, 2 Temmuz 1778'de cesedi bulundu. Ölümün intihar mı yoksa ani bir felç mi olduğu hiçbir zaman kesin olarak aydınlatılamadı.
Başlıca Eserleri
- Discours sur les Sciences et les Arts (Bilimler ve Sanatlar Üzerine Konuşma)
- Discours sur l'Origine et les Fondements de l'Inégalité parmi les hommes (İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kökeni)
- Du Contrat Social (Toplum Sözleşmesi)
- Émile ou de l'Éducation (Emile ya da Eğitim Üzerine)
- La Nouvelle Héloïse (Julie ya da Yeni Héloïse)
- Les Confessions (İtiraflar)
- Lettre à d'Alembert sur les spectacles (Tiyatro Üstüne d'Alembert'e Mektup)
- Les Rêveries du promeneur solitaire (Yalnız Gezenin Düşleri)
.jpg?width=640)