Yusuf İzzet Akçal, 1906 senesinde Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı Çataldere köyünde dünyaya gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve hukuki tarihinde derin izler bırakmış kıymetli bir devlet adamı ve hukukçudur. Maddi imkansızlıklar nedeniyle Rize'den İstanbul'a göç ettiler. Akçal, zor şartlar altında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Mezuniyetinin ardından ülkesine adalet alanında hizmet vermeye başladı. Savcılık ve hakimlik gibi kritik yargı görevlerinin ardından siyasete atılan, milletvekilliği ve Devlet Bakanlığı makamlarında bulunan Akçal, 1 Eylül 1987 tarihinde vefat edene kadar vatanına farklı kulvarlarda hizmet etmiştir. Özellikle 1939'daki Erzincan depremi sırasında aldığı insani ve cesur inisiyatifle adını altın harflerle tarihe yazdıran Akçal'ın bu duruşu, modern Türk siyasetine yön veren bir ailenin de temelini oluşturmuştur.
Prangaları Kıran Hukukçu: Cezaevi Reformu ve Erzincan Depremi
Hukuk mezuniyetinin ardından savcı ve hakim olarak adliyelerde görev üstlenen Akçal, özellikle cezaevlerinin koşullarını iyileştirmek için olağüstü gayret gösterdi. Bu özverili tutum, onu mesleğinde saygın kıldı. Erzincan'da savcılık vazifesini yürüttüğü 1939 yılında yaşanan yıkıcı Erzincan Depremi, Akçal'ın hayatının en unutulmaz sınavı oldu. Şehri yerle bir eden bu büyük afet karşısında derhal harekete geçen genç savcı, enkaz altındaki vatandaşları kurtarmak amacıyla cezaevindeki mahkumları geçici süreliğine serbest bırakma kararı aldı. Çevresindekilerin tereddütlerine rağmen aldığı bu sorumlulukla mahkumları enkaz kaldırma çalışmalarına dahil etti. Kendilerine güvenilen mahkumların hiçbiri firar etmedi. Üstelik depremzedelerin hayatını kurtarmak için gece gündüz çalıştılar. Gösterdikleri bu sadakat ve üstün gayretlerin ardından mahkumlar, devlet yöneticilerinin kararıyla özel bir affa tabi tutularak serbest bırakıldı. Dönemin liderleri tarafından tebrik edilen Akçal ise üstün yararlılık ödülü ve resmi takdirname ile ödüllendirildi. Akçal'ın bu insanlık dersi niteliğindeki tarihi kararı, yıllar sonra TRT'nin dijital yayın platformu Tabii tarafından beyaz perdeye de aktarılmıştır.
Demokrat Parti ile Siyasete Giriş ve Yassıada Mahkemeleri
Yusuf İzzet Akçal, çok sevdiği savcılık mesleğine büyük bir bağlılık duymasına karşın, ülkenin içinden geçtiği siyasi dönüşüm sürecine kayıtsız kalamadı. Siyasi arenada daha etkin hizmet verebilmek adına 1950 yılında Demokrat Parti'den Rize milletvekili adayı oldu. Seçimlerde büyük bir başarı elde ederek meclise girdi. Akçal, sonraki dönemlerde de hemşehrilerinin yoğun desteğiyle Rize milletvekili olarak parlamentoda yer almayı sürdürdü. Demokrat Parti iktidarı boyunca parlamentoda aktif rol üstlenirken, aynı zamanda Devlet Bakanlığı makamına getirilerek kabinede de görev aldı. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi gerçekleşene dek meclisteki faaliyetlerini aralıksız sürdüren Akçal, darbe sonrasında tutuklanarak Yassıada'ya gönderildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve Meclis Başkanı Refik Koraltan gibi lider isimlerle birlikte yargılanan Akçal, askeri mahkemede çok ağır davalarla mücadele etti. Akçal hakkında açılan ve Yassıada'da görülen başlıca davalar şunlardır:
- Anayasa'yı İhlal Davası
- İstanbul ve Ankara Olayları
- Halkı Silahlandırma Davası
- Görevi Kötüye Kullanma Davası
- Gayrimeşru Servet ve Haksız İktisap Davası
İdam talebine rağmen müebbet hapis cezası aldı. Dört yıl boyunca parmaklıklar arkasında kalan tecrübeli siyasetçi, 1964 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından çıkarılan özel af yasasıyla serbest bırakıldı.
Adalet Partisi ile Yeniden Meclis ve Siyasi Miras
Cezaevinden çıktıktan sonra bir süre siyasetten uzak durmayı tercih eden Akçal, inziva döneminin ardından 1977 yılında Adalet Partisi çatısı altında yeniden aktif politikaya döndü. Yapılan genel seçimlerde bir kez daha Rize milletvekili seçilerek meclise giren deneyimli politikacı, parlamentoda ikinci kez Rize'yi temsil etme gururunu yaşadı. Ancak Türkiye'yi sarsan 1980 askeri müdahalesi, Akçal'ın aktif siyaset yaşamına tamamen nokta koymasına neden oldu. Darbenin ardından siyasetten tamamen çekildi. Vefatına kadar olan ömrünü sakin bir şekilde geçirdi. Evli ve dört çocuk babası olan Yusuf İzzet Akçal, arkasında yalnızca onurlu bir isim değil, Türk siyasi hayatına yön veren önemli bir aile mirası da bıraktı. Kendisi gibi siyaseti seçen oğlu Erol Yılmaz Akçal milletvekilliği yaparken, yeğeni Mesut Yılmaz ise sonraki yıllarda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapmıştır.