Cemal Gürsel, Erzurum’da 1895 yılında doğan ve ülkesine dördüncü cumhurbaşkanı olarak hizmet eden seçkin bir askerî liderdir. Kendisi son derece vatansever bir kumandandır. Genç yaşta adım attığı askerlik mesleğinde basamakları teker teker tırmanarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ulaşmış, 27 Mayıs dönemecinde ise yönetimi devralarak cumhurbaşkanlığı makamına yükselmiştir. Görevi boyunca hiçbir devlet maaşı talep etmemiştir. Tüm kişisel ve idari giderlerini devlet kasasına yüklemeden kendi emekli asker maaşıyla karşılayan Gürsel, yaptığı köklü yapısal düzenlemelerle modern Türkiye Cumhuriyeti'nin sanayi, bilim, iletişim ve sosyal güvenlik yapısını yeniden şekillendiren adımlar atmıştır.
Cephelerden Esaret Yıllarına Askerî Mücadele
Asker bir aileden gelen Cemal Gürsel, ilk öğrenimini Ordu'da, ortaokulu ise Erzincan'da okuyarak tamamladı. Askerî eğitim için İstanbul Kuleli Askerî Lisesi'ne girdi. Cihan Harbi'nin çıkmasıyla birlikte henüz lise son sınıf öğrencisiyken, 16 Ekim 1914'te subay olarak 4'üncü Kolordu emrine atandı. Çanakkale Cephesi'nde 12'nci Tümen bünyesinde gösterdiği üstün hizmetlerle adını duyurdu. Orada asteğmen rütbesiyle batarya takım komutanlığı görevini başarıyla yürüttü. 1 Eylül 1915'te teğmenliğe yükseldi. Çanakkale'deki başarısının ardından 1917'de Filistin Cephesi'ne batarya komutanı olarak sevk edildi. Filistin'deki zorlu çarpışmalar esnasında 19 Eylül 1919'da İngiliz kuvvetlerinin eline esir düştü.
İki yıl boyunca Mısır'daki İngiliz esir kampında son derece zorlu şartlar altında tutulan Gürsel, özgürlüğüne kavuşup vatan toprağına döner dönmez üsteğmen rütbesiyle vakit kaybetmeden hemen Millî Mücadele saflarına katıldı. İstiklal Savaşı'nda Batı cephesindeki bütün çarpışmalara katılarak vatan müdafaasında en ön saflarda yer aldı. 1 Eylül 1922'de yüzbaşılığa terfi etti. Savaşın ardından yarım kalan eğitimini tamamlamak üzere Harp Akademisi'ne girerek 1929'da kurmay subay unvanıyla orduya geri döndü. Askerî kariyerinin yanı sıra özel hayatında da yeni bir sayfa açarak 1927'de Melahat Hanım ile evlendi. Bu mutlu evlilikten çiftin Muzaffer adını verdikleri bir erkek evladı dünyaya geldi. Görev bilinciyle hareket eden Gürsel, vatan sevgisini ailesine ve askerî disipline yansıtmıştır.
Kara Kuvvetleri Komutanlığından Millî Birlik Komitesi Başkanlığına
Cumhuriyet ordusunun seçkin kadrolarında hızla yükselen Cemal Gürsel, binbaşılık, yarbaylık ve albaylık rütbelerini aşarak 1946'da tuğgeneral oldu. Ardından tümgenerallik ve korgenerallik makamlarına erişti. Üstün başarıları neticesinde 1957 yılında orgeneralliğe yükseltilerek 3'üncü Ordu Komutanı yapıldı. Kısa bir süre sonra, 21 Ağustos 1958'de ordu hiyerarşisinin en kritik makamlarından olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine atandı. Ülkedeki siyasi gerginliklerin tırmandığı dönemde uzlaşmacı tavrıyla bilinen Gürsel, 2 Mayıs 1960'ta hükümete görüşlerini aktardı. Bu kapsamda, dönemin başbakanı Adnan Menderes’in cumhurbaşkanı olmasını öneren tarihi bir mektup kaleme aldı. Ancak bu mektup sonrasında zorunlu izne sevk edilerek İzmir'e gitmek zorunda kaldı.
Takvimler 27 Mayıs 1960 tarihini gösterdiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine el koymasıyla ordu bünyesindeki en kıdemli isimlerden biri olarak öne çıkan Cemal Gürsel, yeni dönemin lideri olarak Millî Birlik Komitesi Başkanlığı'na getirildi. Bu görevle yetinmeyerek devlet ve hükümet başkanlığı, başkomutanlık ile Millî Savunma Bakanlığı yetkilerini de uhdesine aldı. Komite başkanlığı döneminde birçok radikal karara imza atan Gürsel, Anadolu'nun sesini duyurmak üzere Erzurum Radyosu'nun kuruluşunu destekledi. Siyasi yelpazenin yeniden dengelenmesi amacıyla da Ragıp Gümüşpala'ya Adalet Partisi'ni kurma görevini verdi. Bu süreçte karşılaştığı suikast girişiminden yaralı olarak kurtuldu. Kabinesini 5 Ocak 1961'de yenileyerek sivil demokrasiye geçişin kurumsal hazırlıklarını hızlandırdı.
Çankaya Köşkü ve Cumhuriyet Tarihindeki Büyük İlklere Atılan İmzalar
Demokrasinin yeniden inşası sürecinde 10 Ekim 1961 seçimlerinin ardından kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından aday gösterilen Cemal Gürsel, 21 Ekim 1961'de Türkiye'nin dördüncü cumhurbaşkanı olarak seçildi. Gürsel'in liderlik ettiği bu yeni sayfa, ülkede planlı iktisadi kalkınmanın başladığı dönemdir. Onun vizyoner teşvikleriyle ilk kez Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet İstatistik Enstitüsü kurularak ekonomik hedefler bilimsel bir zemine oturtuldu. Ayrıca işçi sınıfının yasal güvenceleri için sendikal haklar, grev ve lokavt gibi kritik yasalar meclisten geçirildi. Devletin kurumsal işleyişi de modern gereksinimlere göre tasarlanarak Millî İstihbarat Teşkilatı ve Millî Güvenlik Kurulu bu dönemde resmî kimlik kazandı.
- Planlı Ekonomi: Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet İstatistik Enstitüsü'nün faaliyete geçirilmesi.
- Kurumsal Yapılanma: Millî İstihbarat Teşkilatı ile Millî Güvenlik Kurulu'nun hayata başlaması.
- Teknoloji ve Sanayi: Türkiye'nin ilk bilgisayarının getirilmesi ve ilk yerli otomobil Devrim'in tasarım sürecinin başlatılması.
Kültür ve sanattan teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede birçok ilkin öncüsü olan Gürsel, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nun kurulmasını sağladı. Ülkeye ilk bilgisayarın kazandırılması, TÜBİTAK'ın açılması ve ilk Devlet Araştırma Kütüphanesi'nin kuruluşu onun dönemine denk düşer. Sanayileşmede bağımsızlık simgesi olan ilk yerli otomobil Devrim'in tasarımı da yine onun teşvikiyle hayata geçirilmiştir. 1966 yılında ağırlaşan rahatsızlığı nedeniyle görevini sürdüremeyecek duruma gelen Gürsel’in cumhurbaşkanlığı görevi meclis kararıyla sonlandırıldı. Kısa bir süre sonra, 14 Eylül 1966'da vefat eden vatansever general, her zaman dürüstlüğü ve mütevazılığı ile hatırlanmaktadır.
.jpg?width=640)