İçeriğe Atla
IV. Mustafa fotoğrafı
Anasayfa Varlık

IV. Mustafa Kimdir?

IV. Mustafa, 1779 İstanbul doğumlu Osmanlı padişahıdır. Kabakçı İsyanı ile tahta çıkarak yenilikleri durduran padişahın kısa saltanatı kaosla son buldu.

Diğer adlar: Mustafa IV, Sultan IV. Mustafa

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

IV. Mustafa Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun yirmi dokuzuncu padişahı ve İslam dünyasının doksan dördüncü halifesi olan IV. Mustafa, 8 Eylül 1779 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açarak sarayın en hareketli dönemlerine şahitlik etmiştir. Saray ortamında şehzadelik döneminde iyi bir eğitim alan hükümdar, 29 Mayıs 1807 günü patlak veren Kabakçı Mustafa İsyanı neticesinde amcası III. Selim'in yerine tahta çıkarıldı. Devletin en çalkantılı dönemlerinden birinde, tahtı ele geçiren isyancı güçlerle işbirliği halinde yönetimi devraldığında henüz yirmi sekiz yaşındaydı. Sadece bir yıl iki ay süren kısa saltanatı boyunca, reform karşıtlarının gölgesinde ülkeyi idare etmeye çalıştı. Bu hareketli iktidar mücadelesi, onun henüz otuz yaşına basmadan feci bir şekilde hayatını kaybetmesiyle neticelendi.

Kabakçı Mustafa İsyanı ve Tahta Geçişi

Babası I. Abdülhamit, annesi ise Ayşe Sineperver Valide Sultan olan genç şehzade, saray duvarları ardında geleceğin hükümdarı olarak özenle yetiştirildi. Amcası III. Selim'in askeri ve idari alanlarda başlattığı yenilikçi reform hareketleri, tutucu askeri sınıflar arasında derin bir hoşnutsuzluk yaratmaktaydı. Nitekim 1807 yılının mayıs ayında patlak veren meşhur ayaklanma, başkentteki dengeleri tamamen altüst etti. Bu süreçte saltanatın gidişatını belirleyen ve dönemin kaderini çizen başlıca tarihi aktörler şunlardı:

  • İsyana liderlik ederek yenilikçi hareketleri durduran Kabakçı Mustafa,
  • Tahtından indirilen ve reformların mimarı olan eski padişah III. Selim,
  • Düzeni yeniden sağlamak amacıyla büyük bir kuvvetle İstanbul'a yürüyen Alemdar Mustafa Paşa.

Bu ayaklanmayı başlatan asiler, III. Selim'i tahtından indirirken saray koridorlarında kendi nüfuzlarını kurmaya giriştiler. Ortaya çıkan bu kaos ortamında, asilerle uzlaşma yoluna giden şehzade, yirmi sekiz yaşında tahta oturtuldu. Hükümdarın tahta geçişi, devlet mekanizmasındaki merkezi otoritenin son derece zayıfladığı bir dönemin kapısını araladı. Yeni padişah isyancıların isteklerine boyun eğdi. Bunun en bariz göstergesi olarak, III. Selim'in büyük umutlarla kurduğu Nizam-ı Cedid ordusu ve reform hareketleri derhal sonlandırılarak tamamen tarihe gömüldü. İsyana öncülük eden asiler ve yakın yandaşları, ödül olarak devletin en kritik kademelerinde üst düzey görevlere getirildiler.

Saltanat Dönemi ve Dış Siyaset Gelişmeleri

IV. Mustafa'nın saltanatı, Osmanlı İmparatorluğu'nda Yeniçeri Ocağı'na en büyük tavizlerin verildiği talihsiz bir dönem olarak tarihe geçti. Saray ile yeniçeri ağaları arasında yapılan özel bir anlaşmaya göre, askerler bundan böyle sivil devlet işlerine asla müdahale etmeyeceklerdi. Buna karşılık, Osmanlı yönetimi de yapılan kanlı isyandan dolayı hiçbir yeniçeri subayını veya askerini hukuken sorumlu tutmayacaktı. Ne var ki başkentte imzalanan bu kağıt üzerindeki anlaşma, eyaletlerde ve cephelerde beklenen düzeni sağlamaya yetmedi. İstanbul'da hüküm süren başıbozuk asayişsizlik, Rus sınırında çarpışan Osmanlı ordusunun disiplinini tamamen felç etti. Ordu içerisinde yer alan ve III. Selim'in başlattığı yenilikçi fikirlere gönül veren subaylar, can güvenliklerini korumak amacıyla Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa'nın himayesine sığındılar.

Dış siyasette de işler yolunda gitmiyordu. Padişah faturayı sadrazama kesti. Hilmi Paşa görevden azledildi. Yerine Çelebi Mustafa Paşa getirildi. Osmanlı askeri güçleri içerisindeki bu derin yönetim krizini fırsat bilen Rus İmparatorluğu, derhal harekete geçerek Eflak ve Boğdan bölgelerindeki bazı stratejik kaleleri ele geçirdi. Ancak bu sırada Avrupa'da yükselen Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart tehdidi, Rusya'nın planlarını bozdu. Napolyon karşısında askeri açıdan zor durumda kalan Ruslar, Osmanlı Devleti ile acil barş arayışına girdi. Neticede, Rus kuvvetlerinin işgal ettikleri toprakları tamamen tahliye etmesi koşuluyla, 20 Ağustos 1807 tarihinde resmi bir barş antlaşması imzalandı.

Alemdar Mustafa Paşa Baskını ve Hüzünlü Son

İstanbul sokaklarındaki anarşi ve asayişsizlik bir türlü dizginlenemiyordu. Sarayın otoritesinin yerle bir olduğunu gören IV. Mustafa, nihayetinde asilerle tek başına mücadele edemeyeceğini idrak etti. Kendisine sadık bir güç bulmak ümidiyle, büyük bir askeri güce sahip olan Alemdar Mustafa Paşa'dan acil yardım talep etti. Bu davet üzerine yaklaşık on altı bin kişilik disiplinli bir orduyla başkente yürüyen Alemdar Mustafa Paşa, isyanın elebaşısı Kabakçı Mustafa'yı ve onun en yakın destekçilerini ansızın öldürttü. Kabakçı Mustafa'nın öldürülmesi, saray çevresinde ve yeniçeriler arasında büyük bir korku ve panik fırtınasına yol açtı. Askeri gücünü hissettiren paşa, vakit kaybetmeden İstanbul'a girerek şehirdeki zorbaları bertaraf etmeye ve düzeni bozanları sürgüne göndermeye başladı.

Bu süreçte, yenilik yanlısı olan Alemdar'ın taraftarları, eski padişah III. Selim'i yeniden tahta çıkarmak amacıyla gizliden gizliye harekete geçtiler. Alemdar Mustafa Paşa'nın bu tehlikeli niyetini sezen yeni Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa, paşadan derhal başkenti terk etmesini talep etti. Ancak geri adım atmayan Alemdar, 28 Temmuz günü on beş bin askerden oluşan devasa ordusuyla Bab-ı Ali'yi basarak sadrazamın mührünü zorla elinden aldı. III. Selim'in yeniden tahta geçmesi halinde hayatlarını kaybedeceklerinden korkan saraydaki bazı asiler ve devlet adamları, padişah IV. Mustafa'yı ikna ederek III. Selim ve Şehzade II. Mahmut'un derhal idam edilmeleri yönünde ferman çıkarttırdılar.

Nitekim saray kapılarını kırarak içeri giren Alemdar Mustafa Paşa, çok sevdiği III. Selim'in hançer darbeleriyle katledilmiş cansız bedeniyle karşılaştı. Sadık hizmetkarlarının cesareti ve yardımı sayesinde hayatta kalmayı başaran Şehzade II. Mahmut ise aynı gün, yani 28 Temmuz 1808 tarihinde yeni padişah olarak ilan edildi. Mustafa, Topkapı Sarayı'na yerleştirildi. Tahtından indirilen eski padişah, ilerleyen aylarda kendisini yeniden tahta çıkarma amacıyla düzenlenebilecek olası isyan ve teşebbüslerin önüne geçilmesi amacıyla, 17 Kasım 1808'de sarayda feci şekilde öldürüldü. Vefatının ardından düzenlenen resmi bir cenaze töreninin akabinde naaşı, Bahçe Kapısı'nda yer alan babası I. Abdülhamit'in türbesine defnedildi. IV. Mustafa, hayata gözlerini yumduğunda otuz yaşındaydı.

Aile, Kariyer ve İlişkiler

IV. Mustafa hakkında bilinen ilişkiler

Aile