İkinci Dünya Savaşı'nın ardından beliren muhafazakâr düşünce dünyasının en önemli simalarından biri olan fikir adamı ve yazar İrfan Fethi Gemuhluoğlu, Ekim 1923 tarihinde İstanbul'un Göztepe semtinde dünyaya geldi. Edebi sohbetleri, tasavvufi derinliği ve güçlü hitabetiyle tanınan bu değerli şahsiyet, ömrünü başkent sokaklarında milli değerleri savunarak geçirdi. Arapgir nüfus kütüğüne kayıtlı köklü bir Türkmen sülalesinin ferdi olan yazar, hayatı boyunca gelenek ile modernite arasında köprü kurmaya gayret etti. Kendine has nezaketi sebebiyle çevresinde bir İstanbul Beyefendisi unvanıyla anılan Gemuhluoğlu, Türkçe'nin en zarif şekliyle yaptığı konuşmalarıyla geniş kitleleri derinden etkilemeyi başardı. 5 Ekim 1977 günü yine doğduğu şehirde hayata gözlerini yuman mütefekkir, geride zengin bir düşünce mirası bıraktı.
Kökenleri ve İlk Gençlik Yılları
Fethi Gemuhluoğlu'nun babası Mustafa Neşet Bey, 1905 senesinde ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etmiş ve 1914 yılında Fatma Saniye Hanım ile hayatını birleştirmiştir. Evlendiği sene orduya çağrılan Neşet Bey, farklı cephelerde yedi sene süren zorlu bir askerlik vazifesinin ardından evine dönebilmiştir. Böyle bir iklimde yetişen genç Fethi, henüz 13 yaşındayken Necip Fazıl Kısakürek'in ünlü eseri 'Bir Adam Yaratmak' piyesini tek başına oynamıştır. Evlerinin tavan arasında sergilediği bu performans, yakınlarını oldukça şaşırtmış ve onun farklı mizacını ortaya koymuştur. İlköğreniminin ardından Haydarpaşa Lisesi'ni başarıyla tamamlayan Gemuhluoğlu, yükseköğrenimi için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite yıllarında düşünce dünyası iyice şekillenen genç entelektüel, dönemin aktif gençlik hareketlerinin merkezinde yer almaya başladı.
Gençlik Faaliyetleri ve Fikir Mücadelesi
Tek parti döneminde resmi gençlik kurumlarının dışına çıktı. Öğrenci yurtlarında arkadaşlarıyla bir araya gelerek yeni fikir meclisleri kurdular. Bu gençler, o yıllarda Halkevleri'nde düzenlenen konferanslara katılarak hatipleri soru yağmuruna tutuyorlardı. Eminönü Halkevi'ndeki bir toplantıda yaşananlar bu duruma iyi bir örnektir. Gemuhluoğlu, orada konuşma yapan Hamdullah Suphi Tanrıöver ile Ahmet Emin Yalman'a sert eleştiriler yöneltti. Onların daha önce savundukları milliyetçilik tanımını hatırlatarak yeni fikirlerini protesto etti. Bu ateşli çıkışlar, onun çevresinde büyük yankı uyandırdı. Gençlerin buluştuğu yurtlar ve Küllük Kahvehanesi adeta birer okula dönüştü. Vatanı sevmek ve kültürü korumak en büyük hedefleriydi.
1946 yılında, milli değerleri yaşatmak gayesiyle Türk Kültür Ocağı kuruldu. Kuruluş günlerinde askeri vazifede bulunan Gemuhluoğlu, dönüşte bu derneğin çalışmalarında ön saflarda yer aldı. Daha sonra diğer organizasyonlarla birleşerek kurulan Milliyetçiler Derneği bünyesinde de aktif görevler üstlendi. Toplumsal hassasiyeti yüksek olan genç lider, radyo yayınlarında kendisini hedef gösteren yayınlara karşı dik durdu. 10 Nisan 1950 tarihinde vefat eden Mareşal Fevzi Çakmak için radyoda matem havası yerine neşeli şarkıların ve oyun havalarının çalınması üzerine, yirmi sekiz yaşındaki bu heyecanlı genç, kalabalıkların önünde ateşli nutuklar atarak mevcut yönetimi protesto etti. Harbiye Ordu Komutanlığı'na giderek bayrağın yarıya indirilmesini sağladı. Beyazıt Camii'ndeki cenaze töreninde ise resmi makamlara teslim etmediği tabutu, aralarında Turgut Özal'ın da bulunduğu arkadaşlarıyla birlikte omuzlarında Eyüp Sultan'a kadar taşıdı.
Mesleki Yaşamı ve Üstlendiği Görevler
Fikir dünyasındaki etkin rolünün yanı sıra Fethi Gemuhluoğlu, eğitim ve idari alanda da önemli sorumluluklar yüklendi. Aydınlar Ocağı ve Türk Edebiyat Cemiyeti gibi saygın kuruluşların istişare heyetlerinde de etkin biçimde yer alan Gemuhluoğlu, hayatının son dönemlerinde Anadolu Bankası bünyesinde yönetim kurulu üyesi olarak da sorumluluk üstlendi. Ömrünü tamamen ülkesinin kültürel gelişimine ve milli şuura adamış müstesna bir şahsiyet olarak hafızalardaki yerini korudu.
Fethi Gemuhluoğlu mesleki kariyeri boyunca pek çok farklı alanda sorumluluk üstlenmiştir:
- Farklı liselerde öğretmenlik vazifesi,
- İstanbul Spor ve Sergi Sarayı müdürlüğü,
- Millî Eğitim Bakanlığı özel kalem müdürlüğü,
- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde basın müşavirliği,
- Türk Petrol Vakfı bünyesinde genel sekreterlik.
