İçeriğe Atla
Ali Fethi Okyar fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Ali Fethi Okyar Kimdir?

Başbakan ve asker Ali Fethi Okyar, 1880'de Pirlepe'de doğdu. Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurarak Türk demokrasi tarihine yön veren önemli adımlar attı.

Diğer adlar: Ali Fethi Bey, Fethi Okyar, Ali Fethi

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ali Fethi Okyar Hakkında

Cumhuriyet döneminin en etkili şahsiyetleri arasında yer alan Ali Fethi Okyar, siyasi tarihimizde çok derin izler bırakmış, vatanına büyük sadakatle bağlı kalmış bir başbakan, saygın bir diplomat ve cesur bir askerdir. Siyasi yaşamındaki en kritik adımı, çok partili hayata geçiş denemesinde üstlendiği Serbest Cumhuriyet Fırkası kurucu liderliği olan bu büyük devlet adamı, 29 Nisan 1880 tarihinde Pirlepe'de dünyaya gelmiştir. Hayatı boyunca askeri cephelerden büyükelçilik makamlarına, meclis başkanlığından bakanlıklara kadar pek çok vazifede vatanına hizmet eden Okyar, Boğa burcunun kararlı özelliklerini taşıyordu. Demokratikleşme yolundaki reformist adımlarıyla tanınan ünlü yönetici, 7 Mayıs 1943 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumduğunda arkasında büyük bir tarihi miras bırakmıştır.

Askeri Geçmişi ve Cephelerdeki Mücadelesi

Gençlik yıllarında başarılı bir öğrenim hayatı geçiren Fethi Bey, 13 Mart 1898 tarihinde girdiği Harbiye Mektebi'nden 2 Ocak 1900'de Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. Askeri kariyerinde hızla yükselerek 4 Ocak 1904'te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Selanik'teki 3. Ordu emrine verildi. Ardından Selanik Demiryolu Müfettişliğine getirilen Fethi Bey, burada İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katılarak 1908 Devrimi'ni hazırlayan kadroda yer aldı. Gösterdiği başarıların ardından binbaşılığa yükseldi. Selanik Jandarma Subay Okulu Komutanı oldu.

Diplomatik yetenekleriyle öne çıkan Fethi Bey, 12 Ocak 1909'da Paris Askeri Ataşesi olarak görevlendirildi. Ardından 3 Temmuz 1911'deki Arnavutluk Harekâtı'nda İşkodra Müretteb Kuvvetler kurmay heyetinde görev aldı. Hemen akabinde 6 Ekim 1911'de Trablusgarp cephesine geçerek Mustafa Kemal ve Enver Bey ile İtalyanlara karşı savaştı. Kuzey Afrika'daki bu mücadeleden sonra sivil siyasete yönelip Manastır Milletvekili seçildi. Meclis kapatılınca tekrar orduya döndü. Çanakkale Boğazı Müretteb Kuvvetler Kurmay Başkanı oldu.

Ardından 1913'te İttihat ve Terakki Genel Merkezi üyesi ve Genel Sekreteri oldu. Aynı yılın sonlarında Sofya Elçiliği görevine getirildi. Mebusan Meclisinin III. Döneminde İstanbul Milletvekili seçilince elçilikten ayrıldı. İzzet Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırı olarak görev alsa da kabinenin istifasıyla bu görevi son buldu. Muhaliflerini tasfiye etmek isteyen Damat Ferid Paşa tarafından 10 Mart 1919'da tutuklanan Fethi Bey, Enver Paşa ve arkadaşlarının kaçışına göz yummakla suçlanarak Malta'ya sürgün edildi. İki yılı aşkın sürgün hayatı, İngiliz esirlerle yapılan değişimle sona erdi.

Cumhuriyetin İlanı ve Başbakanlık Dönemleri

Sürgünden kurtulup 15 Ağustos 1921'de meclise katılan Fethi Bey, TBMM 1. Dönem İstanbul Milletvekili oldu. 10 Ekim 1921'de seçildiği Dahiliye Nazırlığı göreviyle diplomasi kulvarında kritik adımlar attı. Yunan ordularının Anadolu'dan çekilmesini sağlayacak barış zeminini hazırlamak adına Roma, Paris ve Londra'ya diplomatik ziyaretler gerçekleştirdi. Buradaki gözlemlerini o sırada taarruz hazırlıkları yapan Mustafa Kemal Atatürk'e telgrafla bildirdi. Ankara'ya dönüşünden bir süre sonra Dahiliye Vekaletinden ayrılan başarılı siyasetçi, II. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi. 14 Ağustos 1923 tarihinde ise Müdafaayı Hukuk Grubu Başkan Vekilliğine getirildi.

Başbakan Rauf Orbay'ın istifası üzerine 4 Ağustos 1923'te Başbakan seçilen Fethi Bey, İcra Vekilleri Heyeti Reisliği ve Dahiliye Vekilliği görevlerini birlikte yürüttü. Cumhuriyetin ilanından hemen önce görevden çekilerek 1 Kasım 1923'te ilk TBMM Başkanı oldu. Bir yıl sonra tekrar bu göreve seçildi. Başarılı siyasetçi, 22 Kasım 1924'te İsmet İnönü'nün yerine yeniden Başbakanlık makamına geldi. Milli Müdafaa Bakanlığını da üstlendiği bu dönem, 1925'teki Şeyh Said İsyanı nedeniyle hükümetin istifasıyla son buldu. Ardından Paris Büyükelçiliği vazifesine tayin edildi.

Cumhuriyet tarihimizin kurucu kadrosunda yer alan Fethi Bey, kariyeri boyunca şu kritik sorumlulukları üstlenmiştir:

  • Başbakan ve İcra Vekilleri Heyeti Reisliği
  • TBMM Başkanı (Cumhuriyetin ilk meclis başkanı)
  • Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanlığı)
  • Adalet Bakanı
  • Londra ve Paris Büyükelçisi

Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Demokrasi Mücadelesi

Paris'teki büyükelçilik görevinden 1930'da dinlenmek üzere yurda dönen Fethi Bey, Mustafa Kemal Atatürk'ün çok partili sistemi hayata geçirme teklifini kabul ederek yeni bir parti kurmak için kolları sıvadı. Bu doğrultuda 9 Ağustos 1930'da elçilikten istifa ederek Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu. Yeni fırkanın genel başkanı oldu. Kısa süre sonra Gümüşhane Milletvekili seçilerek meclise girdi. Ancak siyasi ortamın gerginleşmesi üzerine ülkenin zarar görmesini engellemek amacıyla 17 Kasım 1930'da kendi kurduğu partiyi feshetmek durumunda kaldı.

Demokrasi denemesinden sonra devlet hizmetine devam eden diplomat, 31 Mart 1934'te Londra Büyükelçiliği görevine atandı. Bolu Milletvekili seçilmesi vesilesiyle 4 Ocak 1939'da bu görevden istifa ederek ülkeye döndü. Ulu Önder Atatürk'ün ebediyete intikalinden sonra da vatanına hizmet etmeye devam eden Fethi Okyar, 3 Nisan 1939'da kurulan II. Refik Saydam kabinesinde Adalet Bakanı olarak görev aldı. 12 Mart 1941'de bakanlıktan ayrılan siyasetçi, son olarak Bolu Milletvekili olarak VII. dönemde mecliste yer aldı. Hayata gözlerini yumduğunda ardında eşi Galibe Okyar, kızı Nermin Kırdar ve oğlu Osman'ı bıraktı.