Türk caz dünyasının en saygın davul ve perküsyon ustalarından biri olan Atilla Engin, Anadolu'nun köklü ritimlerini batı cazıyla buluşturan özgün bir sanatçıdır. 1946 yılında Kayseri'de dünyaya gözlerini açan müzisyen, genç yaşlardan itibaren ritmin büyüsüne kapılarak müzikal yolculuğunu uluslararası arenalara taşımıştır. Kendi hayallerinin peşinden gitmek ve yerel melodileri tüm dünyaya duyurmak amacıyla 1974 senesinde Kopenhag'a yerleşen sanatçı, burada kurduğu gruplarla caz sahnesinde derin izler bırakmıştır. Yaşamının son dönemini geçirdiği Brezilya'nın Paranaguá kentinde 2 Kasım 2019 tarihinde aramızdan ayrılan Engin, sadece bir enstrümentalist değil, aynı zamanda vizyoner bir eğitmen ve orkestra şefidir.
İstanbul Kulüplerinden Ankara Sahnelerine İlk Adımlar
Müzik kariyerine adım atmadan önce sinemayla tanışan Atilla Engin, henüz 1960 yılında Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney ve Halit Refiğ'in yönettiği Suçlu filminde rol almıştır. Bu filmde zorlu yaşam şartlarına göğüs geren onurlu bir çocuğu canlandırarak iz bırakmıştır. Sanatçı, henüz on sekiz yaşındayken İstanbul'un popüler kulüplerinde ve barlarında davul çalmaya başlamıştır. Bu dönemde ritmin duayeni Burhan Tonguç'un öğrencisi olsa da bu dersler oldukça kısa sürmüştür. 1966 yılında, altı kişiden oluşan İspanyol vokal grubu Los Valentinos ile birlikte Ankara'ya gelmiştir. Başkentte tanınmış piyanist ve saksofon sanatçısı Metin Gürel'den aldığı teklifle onun orkestrasına katılmıştır. Bu ekipte Tuna Ötenel ve Şanar Yurdatapan ile birlikte Ankara Balin Otel ile Amerikan Subay Kulübü'nde sahne almıştır. Ardından yeni bir rota çizildi. Orkestrayla 1967'de Kıbrıs'a giderek ünlü şarkıcı Ayla Dikmen'e konserlerinde eşlik etmiştir. Kendi orkestrasını 1968'de kurdu. Başta Ankara Gar Gazinosu olmak üzere; İzmir, İstanbul, Bursa, Sinop, Adana ve Mersin'deki seçkin mekanlarda dinleyicilerle buluşmuştur. 1969 yılında ise caz ustası Ergun Özer'in grubuna katılarak Esin Afşar, Metin Ersoy ve Tayfun gibi popüler isimlerin arkasında davul çalmıştır. Daha sonra Şerif Yüzbaşıoğlu ekibine katılan sanatçı, burada önemli isimlerle sahne almıştır. Bu orkestrada Turhan Yükseler ve Onno Tunç ile omuz omuza çalışarak Şenay'ın sahnesine ritim katmıştır. Ayrıca Timur Selçuk ve Selda'nın plak çalışmalarına birer parça ile katkı vermiştir.
Kopenhag Yılları ve Caz Konservatuvarı Kuruculuğu
Hayallerinin peşinden gitmek isteyen sanatçı, 1974 yılında Avrupa'nın yolunu tutarak Kopenhag'a yerleşmiştir. Temel amacı, Anadolu'nun köklü ezgilerini caz potasında eriterek dünyaya duyurmaktı. Danimarka'da geçirdiği yıllarda ülkesiyle olan bağını asla koparmamıştır. Nitekim 1980 yılında, Danimarka'da yaşayan gurbetçi Türk çocuklarının da katılımıyla Atatürk’ün Çocukları ve Nasrettin Hoca albümünü kaydetmiştir. Yaratıcı çalışmaları sayesinde kısa sürede dikkat çeken bir müzisyen haline gelmiştir. Bu başarıların zirvesi olarak, 1985 yılında Danimarka'da Yılın Bestecisi seçilme onuruna erişmiştir. 1986 yılı ise onun için yeni bir dönüm noktası oldu. Sanatçı, bu tarihte kurulan Copenhagen Jazz Conservatory'nin (Kopenhag Caz Konservatuvarı) kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Konservatuvarda yabancı öğrencilere caz aracılığıyla Anadolu müziğinin zengin melodilerini tanıtmıştır. Danimarka'dan ayrılacağı 1989 yılı sonuna kadar bu prestijli eğitim kurumunda hocalık yapıp, burada dünyaca ünlü caz devleriyle çalışmıştır. Ayrıca İskandinavya Komponistler Birliği (KODA) üyesi olan Atilla Engin, Avrupa genelinde kurduğu orkestralarla sayısız konser vermış ve caz müziğine yepyeni bir soluk getiren başarılı albümler yayımlamıştır.
Konservatuvarda birlikte ders verdiği ve iş birliği yaptığı dünyaca ünlü caz ustalarından bazıları şunlardır:
- Danimarkalı basçı Niels Henning Ørsted Pedersen
- Amerikalı davulcu Ed Thigpen
- Amerikalı caz ustaları Horace Parlan, Kenny Drew ve Butch Lacy
- Danimarkalı müzisyenler Alex Riel, Birger Sulsbruck ve Ole Matthiessen
Amerika Rüyası ve The Istanbul Orchestra
Danimarka defterini kapatan Atilla Engin, 1989 yılında Amerika'ya geçerek New York'a yerleşmiştir. Sanatçı, Amerika Birleşik Devletleri'nde kaldığı süre boyunca üç farklı orkestra kurarak üretkenliğini sürdürmüştür. Bu toplulukların sonuncusu olan The Istanbul Orchestra, onun en büyük hayalinin gerçekleşmesiydi. Grubun müziklerini bizzat yazan ve yöneten Engin, Amerika'nın çeşitli bölgelerinde konserler düzenlemiştir. Grubun New York'ta gerçekleştirdiği, Türkiye'den konuk sanatçılar olarak katılan Arif Sağ ile Erdal Erzincan'ın da yer aldığı dev konser hem basında hem de müzikseverler arasında büyük yankı uyandırmıştır. Ülkesine sevgisini her fırsatta gösteren sanatçı, 2001 yılında meşhur Central Park'ta çok özel bir etkinliğe imza atmıştır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen bu konserde, The Istanbul Orchestra ile Türk çocuklar aynı sahneyi paylaşmıştır.
Brezilya Günleri ve Müzikal Miras
2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları New York'un çehresini tamamen değiştirmiştir. Şehir adeta sessizliğe gömülmüş ve müzik yapmak imkansız hale gelmiştir. Birçok sanatçı gibi Atilla Engin de şehri terk etme kararı almıştır. Ritimlerine ve müzik kültürüne hayran olduğu Brezilya'ya 2005 yılında göç etmiştir. Güney Amerika'da da boş durmayan sanatçı, Brazil World Orchestra adıyla yeni bir topluluk kurarak çalışmalarına devam etmiştir. Özel yaşamında Levent ve Nazlı adında iki çocuk babası olan sanatçı, yaşamının son dönemini çok sevdiği Brezilya ritimleriyle yoğrulmuş müzikal çalışmalarını sürdürerek ve orkestrasını yöneterek geçirmiştir. 45 yılı aşan görkemli kariyeri boyunca dünya çapında dev isimlerle aynı sahneyi paylaşmıştır.
Atilla Engin'in kariyeri boyunca birlikte sahne aldığı uluslararası müzisyenlerin bir kısmı şöyledir:
- Zakir Hussain ve Airto Moreira
- Nana Vasconcelos ve Eddie Henderson
- Okay Temiz ve Al Di Meola
- Frank Colon, Peter Giger ve Gilad
- Aaron Comess, Rave Tesar ve Dan Jordan
- Hugo Rasmussen, Simon Cato, Spang Hansen ve Jens Winther
- Uffe Markussen
Sanatçının Türkiye'de birlikte çalıştığı isimler arasında ise şu değerli müzisyenler yer alır:
- Ritim ustası Burhan Tonguç
- Piyanist Metin Gürel ve şef Ergun Özer
- Ses sanatçıları Alpay, Özdemir Erdoğan, Esin Afşar ve Metin Ersoy
- Şerif Yüzbaşıoğlu, Onno Tunç ve Turhan Yükseler
- Müzisyenler Tuna Ötenel ve Tayfun
