Türk caz müziğinin temellerini atan ve perküsyon dünyasında bir efsane haline gelen Okay Temiz, geleneksel Anadolu tınılarını batının modern ritimleriyle harmanlayarak dünya çapında başarılar elde etmiştir.
11 Şubat 1939 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açan sanatçı, müzikal serüvenine annesinin teşvikiyle başlamış, konservatuvardan başlayan ve İsveç ile Finlandiya'ya uzanan uzun kariyerinde vurmalı çalgılar ustası ve besteci olarak adını altın harflerle yazdırmıştır.
Kendine özgü ritim anlayışı ve kendi elleriyle ürettiği enstrümanlarla caz müziğine yön veren usta müzisyen, kültürler arası köprüler kurarak küresel müzik sahnesinde kalıcı izler bırakmıştır.
Müzikle Tanışma ve Sıra Dışı Eğitim Yılları
Okay Temiz, müzikal duyarlılığını ve ilk teknik bilgilerini, Türkiye'nin önemli kurumlarından olan Musiki Muallim Mektebi mezunu annesi Naciye Temiz'den almıştır.
Temel eğitimine Çatalca'da adım atan genç yetenek, ortaöğrenimini tamamladıktan sonra yine annesinin büyük desteğini görerek Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuvarı'na kabul edilmiştir.
Burada timpani ve vurmalı çalgılar eğitimi aldı.
Bu eğitim sadece bir yıl sürdü.
Profesyonel sahne hayatına 1955 senesinde adım atan Temiz, okul dışındaki müzikal faaliyetleri ve sahne çalışmaları sebebiyle konservatuvardan uzaklaştırılmıştır.
Ancak bu durum onun müzik yolculuğuna engel olmamış, aksine farklı alanlarda kendini geliştirmesine vesile olmuştur.
1957 ile 1959 yılları arasında Tophane Sanat Enstitüsü bünyesinde eğitim alan müzisyen, burada kazandığı teknik beceriler sayesinde enstrüman yapımında uzmanlaşmıştır.
Enstitüde edindiği zanaat bilgisiyle, tınıları ve yapıları tamamen kendine has olan, özgün karakterli davullar üretmeye başlamıştır.
Bu yeteneği, onun ilerideki müzikal kimliğinin en belirleyici unsurlarından biri haline gelecektir.
Avrupa Macerası ve Caz Dünyasında Zirveye Gidiş
1959-1967 yılları arasında çeşitli dans müziği orkestralarında yer alarak tecrübe kazanan Okay Temiz, kariyerinde yeni bir dönüm noktası arayışına girmiştir.
1967 yılında Ulvi Temel orkestrasıyla beraber Avrupa'daki dans lokallerinde programlar yapmak üzere yola çıkmış ve bu yolculuk onun İsveç'e yerleşmesiyle sonuçlanmıştır.
İsveç Kültür Bakanlığı'nın sağladığı destekle, Türk trompet sanatçısı Muvaffak Falay ile bir araya gelerek caz tarihine geçecek olan Sevda grubunu hayata geçirmiştir.
İsveç'te geçirdiği yıllarda caz dünyasının dev isimleriyle yolları kesişmiştir.
Bunlardan biri, birlikte ortak caz festivalleri düzenlediği dünyaca ünlü trompetçi Don Cherry'dir.
Konserler vermiş ve önemli plak kayıtlarına imza atmıştır.
Gruba Afrikalı basçı Johnny Dyani'nin de dahil olmasıyla oluşan üçlü, müzikal birikimlerini akademik boyuta taşıyarak 1971 yılında New Hampshire Koleji'nde dersler vermiştir.
1972 yılına gelindiğinde ise usta müzisyen, basçı Dyani ve Güney Afrikalı trampetçi Mongezi Feza ile güçlerini birleştirerek Xaba grubunu kurmuş ve bu oluşumla üç albüm çalışması gerçekleştirmiştir.
Doğu ve Batı Ezgilerinin Oriental Wind ile Buluşması
Caz müziğinde sentez arayışlarını sürdüren sanatçı, 1974 yılında piyanist Bobo Stensson, bas gitarda Palle Danielson, saksafonda Lennart Aberg ile gayda ve ney üstadı Hacı Tekbilek'in katılımıyla Oriental Wind grubunu kurmuştur.
Bu grup, batı kökenli caz enstrümanları ile geleneksel Türk çalgılarının bir araya geldiği, müzik dünyasında büyük yankı uyandıran benzersiz bir sentez ortaya koymuştur.
Grubun gerçekleştirdiği bazı konserlerde sanatçıya annesi Naciye Temiz de sahnede eşlik ederek bu senteze ailevi bir derinlik katmıştır.
Okay Temiz, caz dünyasında ney enstrümanını tanıtmak adına öncüdür.
1979 yılında ünlü neyzen Aka Gündüz ile birlikte kaydettiği Zikir albümü, bu mistik enstrümanın caz tınılarıyla buluştuğu ilk önemli örneklerden biri olmuştur.
Farklı coğrafyalardan dünya caz müzisyenleriyle ortak albümler üreten usta besteci, bu çalışmalarıyla uluslararası müzik listelerinin zirvelerinde uzun süre yer almıştır.
Müzikal yolculuğunu sadece sahneyle sınırlamayan sanatçı; Avrupa, Hindistan ve Amerika'yı kapsayan turneler düzenlemiş, konserler vermiş, albümler kaydetmiş ve seminerler vermiştir.
Temiz, ziyaret ettiği ülkelerin yerel kültürlerine ilgi duymuş ve gittiği her coğrafyada yeni enstrümanlar keşfetmiştir.
Öğrendiği bu özel enstrümanlar şunlardır:
- Brezilya kökenli ritim aracı quica
- Geleneksel yaylı vurmalı çalgı berimbau
- Afrika melodilerini yansıtan parmak piyanosu
- Afrika kültürünün simgelerinden konuşan davul
1993 ile 1998 yılları arasında yaşamını ve çalışmalarını Finlandiya'da sürdüren Okay Temiz, 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nın sunduğu destek ve davetle yeniden Türkiye'ye dönmüş ve ana vatanına yerleşmiştir.
