Türk pop müziğinin altın çağında sesiyle derin izler bırakan Ayla Dikmen, 25 Mart 1944 tarihinde Kütahya'da dünyaya gözlerini açmış ve 20 Ağustos 1990'da İzmir'de yaşama veda etmiş seçkin bir Türk pop müzik şarkıcısıdır. Sanatçı, müzikal yolculuğuna okul yıllarında adım atmış, yeteneğiyle kısa sürede profesyonel sahnelere yükselerek adını unutulmazlar arasına yazdırmıştır. Kendine özgü yorumuyla dinleyicilerin kalbinde yer edinen Dikmen, "Niksar'ın Fidanları" ve ölümünden yıllar sonra yeniden popülerlik kazanan "Anlamazdın" gibi hit şarkılarıyla hafızalara kazınmıştır. Sanat dolu bir ömrü henüz 46 yaşındayken sonlandıran bu eşsiz ses, Türk müzik tarihindeki asil duruşuyla hatırlanmaktadır.
Müzikle İç İçe Geçen Çocukluk ve Eğitim Yılları
Sanatçının melodilerle dolu dünyası, müzisyen bir aile ortamında şekillenmiştir. Ali Rıza Dikmen ile Bedriye Dikmen çiftinin kızı olarak Kütahya'da doğan Ayla Dikmen'in evinde enstrüman sesleri eksik olmuyordu. Babasının piyano ve ut, annesinin ise keman çalması, onun küçük yaşlardan itibaren zengin bir müzikal iklimde büyümesini sağladı. Şarkı söylemeye olan yeteneğini ise ilk kez Aydın Lisesi'ndeki okul korosuna katılarak göstermeye başladı. Eğitime devam etmek amacıyla Ankara Yüksek Ticari İlimler Akademisi'ne giden Dikmen, başkentte geçirdiği bu dönemde ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde stenograf olarak görev yaptı. Ancak içindeki müzik ve eğitim tutkusu onu İstanbul'a sürükledi. Buraya yerleşerek İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydını yaptırdı ve hayatının yeni bir dönemine adım attı.
Profesyonel Sahneye İlk Adımlar ve Yükseliş Dönemi
İstanbul, Ayla Dikmen'in profesyonel müzik kariyerinin kapılarını aralayan şehir oldu. Profesyonel müzik yaşamına, İlham Gençer'in yönlendirmesiyle Yavuz Özışık'la başladı. Şerif Yüzbaşıoğlu ile bir radyo programında tanıştı. Aynı zamanda Yüzbaşıoğlu'nun kurduğu orkestrada "Parla Nur" takma adını kullanarak solistlik yapmaya başladı. Dönemin önemli müzisyenleri Vasfi Uçaroğlu, Yurdaer Doğulu ve Kanat Gür gibi isimlerin de yer aldığı bu güçlü kadro, Dikmen'in müzikalitesini üst seviyeye taşıdı. 1964 yılında Yüzbaşıoğlu Orkestrası eşliğinde sahne aldığı İkinci Boğaziçi Müzik Festivali'nde en başarılı şantöz unvanına layık görüldü. Ertesi yıl, yani 1965'te düzenlenen Balkan Melodileri Festivali'nde seslendirdiği "Niksar'ın Fidanları" adlı eserle büyük bir başarı elde ederek birincilik kazandı. Bu önemli zaferin ardından sanatçı, müzik piyasasındaki ilk 45'liğini aynı yıl yayımlayarak profesyonel plak dünyasına resmen giriş yaptı.
Zirvedeki Yıllar ve Müzikal Mirası
1970'li ve 1980'li yıllara gelindiğinde Ayla Dikmen, Türkiye genelinde tanınan ve sevilen bir figür haline gelmişti. Yayımladığı her yeni plakla müzikseverlerin beğenisini kazanan sanatçı, bu dönemde TRT televizyon ekranlarında yayınlanan çok sayıda müzik programında boy gösterdi. Plak çalışmalarını daha ileri taşımak adına Coşkun Plak şirketine geçiş yaptı ve burada Türk popunun en önemli söz yazarlarından Fikret Şeneş ile verimli bir iş birliğine imza attı. Sanatçının geniş kitlelerce sevilmesini sağlayan başlıca popüler şarkıları arasında şunlar yer almaktadır:
- Niksar'ın Fidanları
- Yanan Mum
- Anlamazdın
- Nereye
- Aşk Defteri
- Zehir Gibi Aşkın Var
Bu eşsiz şarkılar, onun Türk pop müziğindeki yerini sağlamlaştırdı. Ancak 1980 yılında yaşanan 12 Eylül Darbesi'nin ardından gelişen yeni dönemde sanatçı, müzik dünyasından sessizce çekilme kararı aldı.
Zamansız Veda ve Yıllar Sonra Gelen Büyük Dönüş
Müzik sahnesinden uzaklaştıktan bir süre sonra sağlığı bozulan başarılı yorumcu, henüz 46 yaşındayken rahim kanserine yakalandı. Bu amansız hastalıkla mücadelesini kaybeden sanatçı, 20 Ağustos 1990 tarihinde İzmir'de hayata gözlerini yumdu. Cenazesi İzmir'in Altındağ semtinde yer alan Kokluca Mezarlığı'na defnedildi. Ayla Dikmen'in fiziki vedasından yıllar sonra, şarkıları Türk insanının hayatına yeniden dokunmayı başardı. Yönetmen Çağan Irmak'ın 2008 yapımı Issız Adam isimli sinema filminin kapanış sahnesinde çalınan unutulmaz hit şarkısı "Anlamazdın", ilk yayımlanışından tam 32 sene sonra Türkiye genelinde muazzam bir dinlenme rekoruna ulaştı. Şarkı, adeta küllerinden doğarak Ocak 2009 tarihinde Billboard Türkçe Top 20 Listesi'nde zirveye yerleşti. Bu muhteşem geri dönüş, Dikmen'in yorumculuğunun zamana nasıl meydan okuduğunun en açı göstergelerinden biri oldu.
