Sanatla Filizlenen İlk Yıllar ve Aile Bağları
Esin Afşar, 14 Eylül 1936 tarihinde İtalya'nın Bari kentinde dünyaya gözlerini açmıştır. Babasının diplomatik görevi dolayısıyla orada doğan sanatçı, çok yönlü bir kariyere sahiptir. Şarkıcılık, yazarlık, çevirmenlik ve oyunculuk gibi pek çok farklı alanda önemli eserler üretmiştir. Değerli sanatçı, ömrünü tamamen kültürümüze adamıştır.
Ankara Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü mezunu olan isim, çocuk yaşlarda eğitime başlamıştır. Babasının diplomatik görevi nedeniyle İtalya'da doğan sanatçı, çocukluk yıllarında ünlü opera devleri Leyla Gencer ile Maria Callas'a da hocalık yapmış olan Madam Hidalgo ve Madam Böhm gibi isimlerden şan eğitimi almıştır. Babasının İtalya'daki konsolosluk görevi sırasında Bari şehrinde doğan sanatçının annesi ise Rüveyde Hanım'dır. Dünyaca ünlü bilim insanı Oktay Sinanoğlu ile kardeş olan sanatçının üç üvey kardeşi daha vardır.
Kerim Afşar ile evlenerek soyadını değiştiren sanatçı, bu evliliğinden Pınar isimli bir çocuk doğurmuştur. Daha sonra Şener Aral ile evlenen sanatçının bu evlilikten Aydıncan isimli bir oğlu olmuştur. Torun sevgisini de doyasıya yaşamıştır. Kızından Hazal Bulut, oğlundan ise Mavi Derin ve Esin Mira adında üç torun sahibidir.
Tiyatro Sahnelerinden Çağdaş Folk Müziğine
1940'lı yıllarda piyanist sıfatıyla adım attığı Devlet Tiyatroları bünyesinde usta yönetmen Muhsin Ertuğrul'un yönlendirmesiyle sahne tozunu yutmaya başlayan sanatçı, bu çatının altında tam on iki sene boyunca aralıksız oyunculuk yapmıştır. Meydan Sahnesi bünyesinde konuk oyunculuk yaparken müzik çalışmalarına yeniden ağırlık vermeye karar vermiştir. Önceleri popüler olan Türkçe sözlü aranjman müzik çalışmalarıyla dinleyicinin karşısına çıkmaya başlamıştır. Müzikte köklü bir değişim yaşamıştır.
Değerli halk ozanı Ruhi Su ile tanışması, onun müzik tarzında yepyeni bir dönem başlatmıştır. Çağdaş folk müziği türünde emek vererek bu akımın ülkemizdeki öncü isimlerinden biri olmayı başarmıştır. Diplomatik sanatçı unvanıyla 1969 yılında konser vermek üzere Macaristan'a giderek ülkemizi temsil etmiştir. Tiyatro çevirileri de yapan sanatçı, 1980'de Kırmızı Pabuçlar oyununu Türkçe'ye kazandırarak büyük başarı kazanmıştır. Bu oyun devlet tiyatrolarında ve televizyonda uzun yıllar boyunca izleyiciyle buluşmayı başarmıştır. Usta sanatçı, 1986 senesinde müzikseverlerin beğenisine sunduğu ilk uzunçalar çalışmasını piyasaya sürmüştür. Sanatçının kendi bestelerinden oluşan Yunus Emre kaseti de müzik marketlerdeki yerini almıştır.
Toplumsal Duyarlılık ve Sivil Toplum Mücadelesi
Siyasi ve toplumsal olaylara asla duyarsız kalmayan Esin Afşar, aydın duruşunu her alanda göstermiştir. Askeri müdahale döneminden sonra hazırlanan tarihi Aydınlar Dilekçesi'ni cumhurbaşkanlığı makamına ulaştırmakla görevlendirilen ve altı aydından oluşan özel heyetin içinde yer alarak toplumsal hafızada silinmez bir iz bırakmıştır. Sanatçı, Bilgesu Erenus'un kaleme aldığı tek kişilik Kelaynaklar isimli tiyatro oyununda da rol almıştır.
Fransa'nın Audincourt kentinde düzenlenen ırkçılık karşıtı festivale katılarak Cezayirli ve İspanyol sanatçılarla sahne almıştır. Burada ülkemizi gururla temsil etmiştir. Annesinin vefatı üzerine yaşlılar için kampanya başlatmış ve Boğaziçi Üniversitesi gençlerini bu amaçla örgütlemiştir. Dernekte aktif olarak görev almıştır.
Farklı sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yapan sanatçı, kurucuları arasında yer aldığı Sokaktaki Çocukları ve Gençleri Koruma Derneği başta olmak üzere pek çok kurumda emek vermiştir. Sanatçının aktif olarak katkı sunduğu bazı dernekler şunlardır:
- Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
- Atatürkçü Düşünce Derneği
- Türkiye - Yunanistan Dostluk Derneği
- Sigara İçmeyenler Derneği
- Beyoğlu'nu Güzelleştirme Derneği
- Müzik Dostları Derneği
İstanbul'da vefat eden Esin Afşar, Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.
