Oktay Sinanoğlu, 20. yüzyılın en parlak Türk bilim insanlarından biri olarak teorik kimya ve moleüler biyoloji alanında çığır açan çalışmalarıyla tanınır. 1935 yılında İtalya'nın Bari kentinde doğan Sinanoğlu, akademik kariyerinde Yale Üniversitesi'nde elde ettiği "en genç profesör" unvanıyla dünya çapında büyük bir üne kavuşmuştur. O, kimyasal tepkime mekanizmalarından atom teorilerine kadar birçok karmaşık problemi geliştirdiği özgün matematik modelleriyle çözüme kavuşturmuştur. Aynı zamanda Türkiye'de anadilde eğitim ve Türkçe bilincinin korunması adına yürüttüğü kültürel mücadele ile geniş kitlelerin sevgisini kazanmıştır.
Bari'den Amerika'ya: Sıra Dışı Bir Akademik Yükseliş
Babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu'nun İtalya'da başkonsolos olarak görev yaptığı dönemde dünyaya gelen Oktay Sinanoğlu, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine 1939 yılında ailesiyle beraber Türkiye'ye geri dönüş yaptı. İlk ve orta öğreniminin ardından 1953 yılında TED Ankara Yenişehir Lisesi'ni okul birinciliği derecesiyle bitirerek kazandığı bursla Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Berkeley'deki kimya mühendisliği eğitimini 1956'da başarıyla tamamladı. Ertesi yıl MIT'de yüksek lisans derecesini aldı. Bu süreçte prestijli Sloan Ödülü'nü kazandı. Bu ödül onun ilk büyük başarısıydı.
Doktora derecesini 1960 yılında teorik kimya alanında Berkeley'de tamamlayan Sinanoğlu, burada ünlü kimyager Kenneth Pitzer ile birlikte çalıştı. Eğitim hayatındaki bu hızlı ilerleyişin ardından henüz 28 yaşındayken Yale Üniversitesi bünyesinde tam profesörlük unvanını almaya hak kazandı. Yale tarihinin en genç profesörlerinden biri olma başarısını gösteren akademisyen, 1964 yılında üniversitede teorik kimya kürsüsünü kurdu. Yale bünyesinde 37 yıl boyunca aralıksız görev yaptı. 1997 yılında bu önemli kurumdan emekli oldu.
Özel hayatında da önemli dönüm noktaları yaşadı. 1963 yılında Yale'de öğrenci olan Paula Armbruster ile evlendi. Evlilik töreni The Branford College Chapel'da yapıldı. Daha sonra Dilek Sinanoğlu ile yaptığı evlilikten ikiz çocukları oldu.
Kimya Dünyasında Devrim Yaratan Teoriler ve Ödüller
Akademik kariyeri süreçte atom ve moleküllerin çok-elektronlu yapısını açıklamaya yönelik kuramlar üzerinde yoğunlaşan Oktay Sinanoğlu, kuantum mekaniğine çok ciddi katkılar sundu. Kuantum mekaniğine de yön verdi. Büyük fizikçi Paul Dirac'ın üzerinde uzun süre çalıştığı ancak nihayete erdiremediği Hilbert uzayının topolojisi ve yüksek simetri özellikleri gibi zorlu problemleri çözüme ulaştırdı. Bunun yanı sıra, geliştirdiği ve kendi adıyla anılan Sinanoğlu indirgemesi adlı matematiksel metot sayesinde, laboratuvarda bir araya getirilecek kimyasalların nasıl bir etkileşime gireceğini önceden öngörmeyi mümkün kıldı.
Yale'deki çalışmaları esnasında birçok önemli kuram ortaya koydu. Bilim dünyasına kazandırdığı başlıca teorilerden bazıları şunlardır:
- Atom ve moleküllerin çok-elektron teorisi
- Çözgeniter teorisi
- Kimyasal tepkime mekanizmaları teorisi
- Değerlik kabuğu etkileşim teorisi
Nobel için iki kez aday gösterildi. Uluslararası başarılarının yanında Türkiye'deki çeşitli eğitim kurumlarına ve TÜBİTAK'a danışmanlık hizmeti sağladı. Kendisine 1975 yılında özel bir kanunla Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı takdim edildi. Bu özel unvan ülkede tektir. Ayrıca TÜBİTAK Bilim Ödülü, Alexander von Humboldt Araştırma Ödülü ve Japonya Uluslararası Seçkin Bilim İnsanı Ödülü gibi prestijli ödüllerle onurlandırıldı. 1973'te Japonya'ya Fahri Büyükelçi olarak gönderildi. 1997'deki emekliliğinin ardından Yıldız Teknik Üniversitesi kimya bölümünde profesör olarak ders vermeye devam etti.
Türkçe Sevdası ve Kültürel Mirası
Akademik arenadaki dehasını toplumsal alanlara da taşıyan Sinanoğlu, ömrünün önemli bir kısmını Türkçe bilincinin yaygınlaşmasına adadı. Yabancı dillerin Türkçe üzerindeki baskısına karşı sert bir duruş sergileyerek eğitim dilinin mutlaka Türkçe olması gerektiğini savundu. Bu kapsamda kaleme aldığı Bye Bye Türkçe ve Hedef Türkiye gibi eserlerle anadilin korunması konusundaki görüşlerini geniş kitlelere ulaştırdı. Bunların yanı sıra Türkçe Giderse Türkiye Gider ve Göçmen Hamamı gibi toplumsal kitaplar yazdı. Türkçenin matematiksel ve mantıksal yapısı sayesinde en nitelikli bilim dili olmaya aday olduğunu dile getiren bilim insanı, günlük hayatta ve bilimsel terimlerde yabancı kelimelerin yerine Türkçe karşılıklarının kullanılmasını önerdi.
Biyoloji yerine dirilbilim, asit yerine ekşit, reaksiyon yerine tepkime ve internet yerine örütbağ gibi alternatif sözcükler öneren akademisyen, dil bilincinin önemini vurguladi. Ünlü sanatçı Esin Afşar'ın ağabeyidir. 19 Nisan 2015'te Amerika'nın Florida eyaletindeki Miami kentinde 80 yaşında aramızdan ayrıldı. Ölümünün ardından cenazesi vatanına getirilerek İstanbul'daki Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Mezari annesi Rüveyde Sinanoğlu ve kız kardeşi Esin Afşar'ın yanındadır. Sinanoğlu, geride bıraktığı onlarca teori, kitap ve yetiştirdiği akademisyenlerle hem dünya bilim tarihinde hem de Türk kültür hayatında unutulmaz bir yer edindi.
