Oktay Rıfat Horozcu, 10 Haziran 1914'te Trabzon'da doğdu. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını köklü biçimde dönüştüren iki büyük şiir hareketinin —Garip (Birinci Yeni) ve İkinci Yeni— mimarları arasında yer alan şair, 74 yıllık yaşamında şiirin yanı sıra roman, tiyatro ve hukuk alanlarında da iz bıraktı. Türkçeyi işleme becerisi, biçim arayışındaki sürekliliği ve cesur söylemiyle modern Türk şiirine yön veren isimler arasında gösterilmektedir.
Köklü Bir Aileden Gelen Genç Şair
Babası Samih Rıfat Horozcu, Türk Dil Kurumu'nun ilk başkanı ve Trabzon valisi olarak görev yapmış bir dilbilimci ve şairdi; aynı zamanda müzikle de uğraşıyordu. Dedesi Macar Ali Rıfat Bey ise 1848 sonrasında Osmanlı topraklarına sığınmış, Türk operasının ilk örneklerinden sayılan Bülbül'ün bestecisiydi. Sanat ve edebiyatın içinde büyüyen Oktay Rıfat, küçük yaşlardan itibaren güçlü bir yazınsal yatkınlık geliştirdi.
1925'te Ankara Erkek Lisesi'ne başlayan genç şair, burada ileride Garip'i birlikte imzalayacağı Melih Cevdet Anday ve Orhan Veli Kanık ile tanıştı. Üçü de edebi güncel gelişmeleri yakından izleyerek ilk şiirlerini kaleme aldı; edebiyat öğretmenleri Ahmet Hamdi Tanpınar'ın desteğiyle Sesimiz adlı bir okul dergisi çıkardılar. Bu dönemde hece veznini kullanan gençler henüz kendilerine özgü bir üslup geliştirmemişti.
Lise sonrası Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne giren Oktay Rıfat, 1936'da mezun oldu. Aynı yıl Varlık dergisi ilk şiirlerini yayımlamaya başladı; Melih Cevdet ve Orhan Veli ile birlikte geleneksel kalıpları sorguluyor, şiirde yeniden yapılanmayı savunuyordu. 1937'de Maliye Bakanlığı bursuyla Paris'e gönderildi; Siyasal Bilgiler okuduğu üç yıl boyunca Fransız şiirinin yalın ve bağımsız düşünce çizgisinden derinden etkilendi. İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle 1940'ta doktora tezini tamamlayamadan yurda döndü.
Garip'ten İkinci Yeni'ye: Üç Dönem, Tek Kalem
1941'de Melih Cevdet ve Orhan Veli ile birlikte yayımladıkları Garip adlı ortak kitap, Türk edebiyatında bir dönüm noktası oldu. Garipçilik ya da Birinci Yeni olarak bilinen bu akım; aruz ve hece ölçüsünü reddediyor, dilde sadeliği, konuda gündelik yaşamı, anlatımda mizah ve yergiyi ön plana çıkarıyordu. Sanatın topluma yakın olması gerektiğini savunan bu yaklaşım, dönemin dergi sütunlarında tartışmalı ama yankılı bir karşılık buldu.
Oktay Rıfat bu ilk dönem şiirlerinde romantizmin güçlü aşk temalarını işlerken kentsel yaşamın ironilerini de satırlara taşıdı. 1945'te çıkan Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler, Güzelleme ve ilerleyen yıllarda Aşağı Yukarı, sıradan insanların sıradan hayatlarını mizahi bir dille aktarıyordu. Şiirleri bu dönemde Aile, Yaprak ve Yeditepe gibi dergilerde yer buldu.
Paris'te edindiği gerçeküstücülük deneyimi, 1955'te yayımladığı Perçemli Sokak kitabıyla somutlaştı. Önsözü geniş tartışmalara yol açan bu kitap, Oktay Rıfat'ın İkinci Yeni olarak adlandırılacak akıma geçişini simgeliyordu. Anlam belirsizliği, imgeci ve soyut bir söylem edinen şair, Türkçenin ses zenginliğini geniş kelime hazinesiyle ustalıkla birleştirdi. Ressam yönü de bu dönem şiirlerine yansıdı: gündelik anların fotoğraf netliğiyle çerçevelendiği, halk edebiyatından beslenen, ancak hiç karamsar düşmeyen bir şiir dili kurdu. 1958'de Aşk Merdiveni bu anlayışın sürdüğünü gösterdi.
1969'da yayımladığı Şiirler kitabı, şairin üçüncü ve son dönemini açtı. Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'ne layık görülen bu kitapla tarih, doğa ve evren temalarına yönelen Oktay Rıfat; Çobanıl Şiirler (1976), Bir Cigara İçimi (1979) ve Denize Doğru (1982) gibi kitaplarla bu dönemi olgunlaştırdı. Kuramsal şiir üzerine de yazılar kaleme aldı.
Tiyatro, Roman ve Ödüller
Şiirin yanı sıra tiyatroya da önem veren Oktay Rıfat'ın Oyun İçinde Oyun, Zabit Fatma'nın Kuzusu, Atlar ve Filler, Kadınlar Arasında ve Birtakım İnsanlar gibi oyunları sahnelendi. Kıskançlar ise Melih Cevdet Anday ile ortaklaşa yazıldı. 1976'da ilk romanı Bir Kadının Penceresinden'i yayımlayan şair, 1980'de çıkan Danaburnu ile Madaralı Roman Ödülü'nü aldı.
Aldığı başlıca ödüller şunlardır:
- 1955 Yeditepe Şiir Ödülü — Karga ile Tilki
- 1970 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü — Şiirler
- 1980 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü — Bir Cigara İçimi
- 1981 Madaralı Roman Ödülü — Danaburnu
- 1984 Behçet Necatigil Şiir Ödülü — Dilsiz ve Çıplak
Avukatlık mesleğini Maliye Bakanlığı, Matbuat Umum Müdürlüğü ve Devlet Demir Yolları'nda sürdüren Oktay Rıfat, 1973'te birinci bölge avukatlığından emekliye ayrıldı. Fransızca öğretmeni ve çevirmen eşi Sabiha Rıfat ile İstanbul'da yaşayan şair, son oyunu Yağmur Sıkıntısı'nı tamamladıktan kısa süre sonra 18 Nisan 1988'de hayatını kaybetti.
