Türk kültür dünyasının çok yönlü isimlerinden biri olan Samih Rifat, 24 Kasım 1945 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Babası, edebiyatın usta kalemlerinden Oktay Rifat'tır. Eğitim hayatına Beylerbeyi İlkokulu ile başlayan sanatçı, ortaöğrenimini Saint Benoit Lisesi'nde tamamladı. Yükseköğrenimini ise İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde başarıyla tamamladıktan sonra resmi kuruluşlarda bir süre mimar olarak çalıştı. Yaratıcı yönü ağır basan aydın, yaşamı boyunca mimarlık, fotoğrafçılık, belgesel yönetmenliği, çevirmenlik ve şiir gibi pek çok farklı dalda eserler üretti. 4 Ağustos 2007 tarihinde vefat eden sanatçı, geride zengin bir sanatsal miras bıraktı.
Görsel Sanatlar ve Belgesel Yönetmenliği
Üniversite yıllarında fotoğrafçılık sanatıyla yakından ilgilenmeye başlayan Rifat, mezuniyet sonrasında bu alandaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Resmi kuruluşlardaki mimarlık görevini bırakarak reklam filmleri ve belgesel yapımları yönetmeye yöneldi. 1980'li yıllardan itibaren kendine özgü fotoğraf çalışmalarını daha geniş kitlelerle paylaşmaya başladı. Çeşitli yayınlarda yayımlanan kültürel yazılarının yanına kendi çektiği estetik fotoğrafları ekleyerek okuyucularına görsel kompozisyonlar sundu. Yönettiği belgesel filmleriyle de Türkiye'nin görsel arşivine katkıda bulundu.
Edebiyat ve Çeviri Dünyasındaki İzleri
Edebiyata olan tutkusu, çeviri dünyasına yönelmesinde büyük rol oynadı. Üniversite yıllarında başladığı çeviri serüveni, 1980'li yıllarda dönemin son derece prestijli yayınlarından biri olan Yazko çeviri dergisinde ilk çalışmalarını yayımlamasıyla birlikte profesyonel bir boyuta taşındı. Edebiyat dünyasında derin iz bırakan şair ve yazarların eserlerini Türkçeye kazandırarak önemli bir köprü görevi üstlendi. Dünya edebiyatının ve şiirinin seçkin isimlerini dilimize aktardı.
Çevirisini üstlendiği önemli şair ve yazarlar şunlardır:
- René Char
- Jacques Prévert
- André Verdet
- Jean Follain
- Paul Valery
- Vladimir Mayakovski
- Kavafis
- Amin Maalouf
- Yorgos Seferis
- Le Corbusier
Müzik Tutkusu ve Veda
Sanatsal üretkenliği sadece edebiyat ve mimarlıkla sınırlı kalmayan Samih Rifat, müzik alanında da yetkin bir isimdi. Klasik gitar çalan sanatçı, müzikal alanındaki birikimini toplumsal ve kültürel etkinliklerle birleştirdi. Klasik gitara duyduğu özel ilgi sayesinde 1981 yılında İstanbul Filarmoni Derneği tarafından ilk defa hayata geçirilen İstanbul Uluslararası Gitar Festivali'nin hazırlık ve organizasyon süreçlerinde çok önemli sorumluluklar üstlendi. Bu festival kapsamında, Türkiye'nin önemli müzisyenlerinden Mutlu Torun ile birlikte sahne alarak ortak bir konser verdi. 4 Ağustos 2007 tarihinde aramızdan ayrılan çok yönlü aydın, sanat ve kültür dünyasında unutulmaz bir iz bıraktı. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
