Atilla Dorsay, 17 Mart 1939'da İzmir'in Karşıyaka ilçesinde dünyaya geldi. Mimar kimliğiyle başlayan mesleki serüveni, zamanla Türk sinema yazarlığının en üretken çizgilerinden birine dönüştü. Paris'te geçirdiği bir yıl boyunca haftada beş-altı film izleyerek pekiştirdiği sinema tutkusu, onu sonunda gazetecilik sütunlarından televizyon ekranlarına, oradan da otuzdan fazla kitaba taşıdı.
Yetişme Yılları ve Eğitim
Babası Avni Bey, Yunanistan'ın Yanya şehrinden göç eden bir ailenin ferdi olarak 1910'da Türkiye'ye yerleşmişti. Annesi Rahime Hanım olan Dorsay'ın Ayla ve Ayşe adında iki kız kardeşi vardır. İlk üç okul yılı İzmir Karşıyaka'daki Ankara İlkokulu'nda geçti; ailenin İstanbul'a taşınmasıyla dördüncü sınıftan itibaren Galatasaray bünyesinde eğitimine devam etti ve 1957'de liseyi bitirdi.
Üniversite çağlarında Karaköy iskelelerinde yabancı turistlere Fransızca ve İngilizce rehberlik yaptı. Bir ara okulu bırakarak Paris'e gitti; bir yıl boyunca haftada beş ile altı film izledi. Bu yoğun sinema deneyimi, ilerleyen yıllardaki eleştirmenlik kimliğinin temelini oluşturdu. Türkiye'ye döndükten sonra Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Yüksek Mimarlık bölümünden 1964'te mezun oldu.
Mimarlıktan Gazete Köşesine
Askerliğin ardından 1966'da İstanbul Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğü'nde göreve başladı. Bu süreçte Ali Sami Yen Stadı'nın yol cephesindeki yapılaşma sorununu idaresiyle uzun müzakereler yürüterek çözüme kavuşturdu; binaların stadyumdan çok daha geride konumlanmasını sağladı. İki buçuk yıl süren bu görev, kent planlamasıyla sahada çalışmanın kesiştiği bir dönem oldu.
Aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde sinema yazıları kaleme almaya başladı. Bu işbirliği 27 yıl kesintisiz sürdü. 1993'te Cumhuriyet'ten ayrılan Dorsay, sırasıyla Milliyet, Yeni Yüzyıl ve Sabah gazetelerinde yazmayı sürdürdü; Sabah'taki yazarlık serüveni 8 Nisan 2013'te noktalandı.
Eleştirmenliğinin fitilini Yılmaz Güney filmlerinin Türk sinemasını sarstığı yıllar ateşledi. 1970 yapımı Umut'un bıraktığı sarsıntı onu gazete yönetimiyle masaya oturttu; Türk sineması üzerine sistematik biçimde yazmak bu buluşmadan filizlendi. O yıllarda biriktirilen yazılar ilerleyen dönemde Sinemamızın Umut Yılları adıyla kitap oldu. 1979'da ise yönetmenliğini Cüneyt Arkın'ın üstlendiği Vatandaş Rıza filminin senaryo ekibinde yer aldı.
Televizyon, Dernekler ve Ödüller
1985'ten itibaren TRT 2'de film programları hazırladı; Sinema 100 Yaşında ve Sinema Büyüsü kuşakları bu dönemin kalıcı izleri oldu. 1986-1995 yılları arasında TRT Radyo 3'te müzik programları yaptı. ATV'de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar programında da yer aldı. Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu'nun (FIPRESCI) Türkiye temsilciliğini yürüten Dorsay, 1993'te kurulan SİYAD'ın (Sinema Yazarları Derneği) kurucu üyeleri arasında yer aldı. Yurt içi ve yurt dışı pek çok festival jürisinde görev yaptı.
Sinema yazarlığının yanı sıra yemek kültürü ve şehircilik üzerine de kitaplar kaleme aldı. 1977'den 2012'ye uzanan dönemde yayımladığı başlıca eserleri şunlardır:
- Sinemamızın Umut Yılları (1989)
- 100 Yılın 100 Yönetmeni (1995)
- 100 Yılın 100 Filmi (1996)
- Sinemamızda Çöküş ve Rönesans Yılları (2004)
- Benim Beyoğlum (1991)
- Ağız Tadıyla (1993)
Aldığı ödüller arasında Fransa'nın verdiği Palmes Académiques nişanı, TDK Basın Ödülü ile İstanbul, İzmir ve Antalya film festivallerinin emek ödülleri yer alır. 1973'te Leman Karaca ile evlenen Dorsay'ın Gökhan ve Ece adında iki çocuğu vardır.
