Türkiye'de müziğimizin en renkli sayfalarından birini yazan Metin Ersoy, 15 Nisan 1934 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Sahnelerdeki benzersiz enerjisiyle adını altın harflerle yazdırdı. Gençlik yıllarında hem tiyatroya hem de melodilere gönül veren Ersoy, askerlik görevini yaptığı Güney Kore'de dinlediği ezgilerden ilham alarak kendi özgün müzikal yolculuğunu çizdi. 29 Ekim 2017'de hayata gözlerini yuman bu değerli ses, arkasında unutulmaz şarkılar bıraktı.
Saat tamirciliği yapan babasının Vefa Spor Kulübü'ne olan derin bağlılığı nedeniyle, Ersoy'un çocukluk yılları bu spor kulübünün koridorlarında şekillendi. Gençlik döneminde meşin yuvarlağın peşinden koşan yetenekli genç, Galatasaray forması giydi. Ancak 1961 senesinde üzerine düşen bir kaleci yüzünden kolu çıkınca yeşil sahalara veda etmek zorunda kaldı. Hayatın zorluklarıyla erken yaşta tanıştı. Henüz 12 yaşındayken babasının evi terk etmesiyle sarsılsa da sanata sarıldı. 14 yaşından itibaren zihnini tamamen müzik ve tiyatroyla doldurdu. Eğitimini Yeni Kolej bünyesinde sürdüren Ersoy, lise yıllarında hayatını değiştirecek isimlerden biri olan Hamdi Değirmencioğlu ile karşılaştı. Aynı zamanda senaryolar da kaleme alan bu değerli müzik öğretmeninin teşvikiyle, 1956 yapımı "Papatya" filminde öğretmenin kızı Zeynep Değirmencioğlu ile birlikte ilk kez kamera karşısına geçti. 1953 yılında ise öğleden önce liseye gidiyor, öğleden sonralarını konservatuvara ayırıyor ve akşamları da saati 3 liradan dans dersleri veriyordu.
Kore Savaşından Kalipso Krallığına Giden Yol
İlk olarak 1955 senesinde Şan Sineması'nda izleyicinin karşısına çıkan Ersoy'un yaşamındaki en büyük kırılma noktası askerlik dönemi oldu. 1956 yılında İzmir'de başladığı vatan borcunu, İngilizce bilgisi sayesinde Kore Savaşı'nda tercüman-teğmen olarak sürdürdü. Yolculuk tam bir ay sürdü. Gemi seyahatinde söylediği neşeli şarkılarla yolcuların ve mürettebatın sevgilisi haline gelen Ersoy, Güney Kore topraklarında Amerikan birliklerine konserler verdi. Amerikalı dinleyiciler, onun sesini Karayip müziğinin efsanesi Harry Belafonte'ye benzettiler. Bu benzerlik üzerine Belafonte'nin eserlerini dinleyen ve kalipso tarzına hayran kalan Ersoy, bu türü Türkiye'ye getirmeyi aklına koydu. Yurda döndükten bir hafta sonra havalimanı yolcu servisinde işe başlayan sanatçı, aynı dönemde orada çalışan Göksel Arsoy ile kader ortaklığı yaptı ancak her ikisinin de aklı müzik ve sinemada olduğu için kısa sürede işten çıkarıldılar.
Kalipso Rüzgarları ve Unutulmaz Şarkı
Müzikal serüvenine hız kesmeden devam eden sanatçı, 1960 yılında ünlü müzisyen İlham Gencer ile tanıştı. Gencer ve Ayten Alpman ile birlikte çalışmalara başlayan Ersoy, sahnelerde Harry Belafonte'nin kalipso parçalarını seslendirmeye başladı. Onun bu tarzdaki büyük başarısını gören İlham Gencer, kendisine müzik dünyasında ömür boyu taşıyacağı Kalipso Kralı unvanını verdi. 1969 yılında ünlü Gar ve Çakıl gazinolarında sahne alarak dinleyicileri coşturdu. 1970 senesinde ise kariyerinin en büyük imzası olan o meşhur şarkıyı yaptı. Dönemin popüler akımlarının dışına çıkarak Karayip Adaları'nın esintilerini taşıyan "Vakit Yok Gemi Kalkıyor" adlı eseri müzikseverlerle buluşturdu. Şarkıda geçen "O gemide ah ben de olsaydım / Açık denizlere yol alsaydım" dizeleri, nesiller boyunca dillerden düşmeyen bir marşa dönüştü.
Özel Yaşamı ve Sanat Mirası
Sahnelerdeki başarısının yanı sıra özel hayatında da huzuru arayan usta yorumcu, 1967 yılında Lunapark Gazinosu'nda program yaparken hayatının aşkı Tülin Hanım ile tanıştı. Çift, on yıllık birlikteliğin ardından 1977 senesinde nikah masasına oturdu. Evliliklerinden kısa bir süre sonra, 14 Ekim 1977 tarihinde müzik dünyasında adından söz ettirecek olan oğulları Emir Ersoy dünyaya geldi. Ardından 3 Aralık 1978'de kızları Tuğçe Ersoy aileye katıldı. Hayatının son anına kadar müzik aşkıyla yaşayan ve Türk popüler müzik tarihine kalipso ritmini aşılayan büyük usta, 29 Ekim 2017'de İstanbul'da 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Geride bıraktığı plaklar, onun adını sonsuza dek yaşatmaya devam ediyor.
Sinema ve Plak Çalışmaları
Metin Ersoy, müzik kariyerinin yanı sıra Türk sinemasında da oyuncu olarak boy göstermiştir. Sanatçının rol aldığı sinema yapıtları şunlardır:
- 1956 - Papatya
- 1960 - Gecelerin Ötesi
- 1961 - Boş Yuva
- 1961 - Sonbahar Yaprakları
Sanatçının müzik piyasasına sunduğu plaklar ve albümler ise kronolojik olarak aşağıda sıralanmıştır:
- 1961 - Love Love Alone / Malaya
- 1968 - Sırt Sırta / Şek Sevgilim
- 1970 - İki Kalp Bir Olunca / Vakit Yok Gemi Kalkıyor
- 1970 - Senden Hiç Haber Yok / Her Şey Berbat
- 1973 - Eğlenelim Doya Doya / Ak Duvaklı Gelin
- 1974 - Yeşil Gözlü Esmer Güzeli / Beyaz Güvercin
- 1974 - Vefa'ya İthaf Müzikal Şiir / Samba Marş
- 1978 - 20. Sanat Yılı (Albüm - LP)
- 1985 - Mavi Yolculuk (Albüm - Kaset)
- 2007 - Bir Zamanlar 3 (Albüm - CD)
- 2012 - En İyileriyle (Albüm - CD)
- 2012 - Bir Zamanlar Özel 3 Keşedilecek Plaklar (Albüm - CD)
- 2013 - Bir Zamanlar 5 (Albüm - CD)