İçeriğe Atla
Metin Erksan fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Metin Erksan Kimdir?

Metin Erksan kimdir? 1929 Çanakkale doğumlu efsanevi yönetmen, Susuz Yaz filmiyle Berlin'de Altın Ayı kazanarak Türk sinemasını dünyaya tanıtmıştır.

Diğer adlar: Kamera

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Metin Erksan Hakkında

Türk sinemasının dönüm noktalarına imza atan yönetmen ve senarist Metin Erksan, 1 Ocak 1929 tarihinde Çanakkale'de dünyaya gözlerini açtı. Ahmet Kazım Bey'in oğlu olan usta sanatçı, sinemaya adım atmadan önce İstanbul Üniversitesi'nde sanat tarihi eğitimi alarak entelektüel altyapısını güçlendirdi. 1952 yılında başladığı yönetmenlik kariyerinde toplumsal gerçekçi bakış açısıyla Türk sinemasını uluslararası arenada temsil etti. Berlin Film Festivali'nde kazandığı büyük ödülle sinema tarihimize altın harflerle yazılan yönetmen, 83 yaşında İstanbul'da yaşamını yitirdi.

Akademik Meraktan Sinema Dünyasına İlk Adımlar

Metin Erksan'ın babası Ahmet Kazım Bey, Çanakkale Çimenlik Kalesi Kumandanlığı görevini yürütmüş ve aynı zamanda İttihat Terakki Partisi bünyesinde Çanakkale Mebusu olarak yer almış Konyalı nüfuzlu bir askerdir. Çocukluk yıllarını ve eğitim hayatının ilk aşamalarını İstanbul'da geçiren Erksan, Pertevniyal Lisesi'nde eğitim gördü. Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'ne girdi. Buradaki yükseköğrenimini, "Tarihi Yarımada Suriçi/Galata Suriçi İstanbul Hanları" başlıklı teziyle 1952 yılında başarıyla tamamladı.

Sinemaya ilgisi üniversite yıllarında başlayan Erksan, henüz öğrenciyken Atlas Film adına Yusuf Ziya Ortaç'ın "Binnaz" adlı eserini oyunlaştırarak senaryo yazarlığına adım attı. Bu ilk senaryo çalışması, yönetmen Mümtaz Yener tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Erksan'ın yazın dünyasındaki serüveni ise aslında daha geriye dayanmaktaydı. 1948 yılında "Kamera" takma adıyla çeşitli gazete ve dergilerde sinema yazıları ile film eleştirileri kaleme alarak gazetecilik serüvenine başlayan Metin Erksan, basın şeref kartı almaya hak kazanmıştır. Sadece sinema değil, kültür, sanat, felsefe ve siyaset alanlarında da derinlikli yazılar üretti. 1952 yılında ise "Karanlık Dünya" ya da diğer adıyla "Aşık Veysel'in Hayatı" belgeseliyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu.

Türk Sinemasında Devrim ve Uluslararası Zirve

Askerlik görevini 1956 ile 1958 yılları arasında Yıldız Sarayı bünyesindeki Merkez Ordu Sinema Dairesi'nde yedek subay olarak yerine getirdi. Askerlik sonrası dönemde sinema çalışmalarına hız veren Erksan, üretken bir senarist, yapımcı ve yönetmen olarak onlarca esere imza attı. Sinemanın kurumsal bir kimlik kazanması için örgütlenme çalışmalarına öncülük etti. Bu doğrultuda kurduğu sendika ve dernekler şunlardır:

  • 1958 yılında kurulan Türk Sinema Sanatçıları Derneği
  • 1962 yılında faaliyete geçen Türk Sinema İşçileri Sendikası
  • 1965 yılında kurucu ortaklığını yaptığı Türk Sinema ve Film Rejisörleri Birliği

Metin Erksan, 1964 yılında Türk sinema tarihi açısından bir dönüm noktasını gerçekleştirdi. Yazarlığını, yönetmenliğini ve yapımcılığını bizzat üstlendiği "Susuz Yaz" filmi ile Uluslararası Berlin Film Festivali'nde prestijli "Altın Ayı" ödülünü kazandı. Bu başarı, Türkiye'nin uluslararası sinema arenasındaki en önemli başarılarından biri olarak kayda geçti. Sanatçının ödüllü ve önemli filmlerinden bazıları şu şekildedir:

  • 1960 yapımı Gecelerin Ötesi (Türk Filmleri Yarışması En İyi Senaryo Ödülü)
  • 1964 yapımı Suçlular Aramızda (İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği En İyi Yönetmen Ödülü)
  • 1968 yapımı Kuyu (Adana Altın Koza Film Şenliği En İyi Yönetmen Ödülü)

Akademisyenlik, Edebi Uyarlamalar ve Yazın Hayatı

Erksan sadece kamera arkasında kalmadı. Sinemanın akademik gelişimine de büyük katkılar sundu. 1963 yılında Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde Devlet Film Arşivi'nin kuruluşunu fikri ve pratik düzeyde başlattı. 1975'e gelindiğinde aynı üniversitede akademik sinema eğitiminin başlamasını sağladı. 1975 ile 2005 yılları arasında hem Mimar Sinan Üniversitesi hem de İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Sinema Kuramı" dersleri vererek binlerce öğrenci yetiştirdi. Bu katkıları sebebiyle 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Senatosu tarafından kendisine "Onursal Profesörlük" unvanı layık görüldü.

Edebi eserleri sinemaya uyarlama konusunda da yetkinliğini kanıtlayan Erksan, 1974 yılında TRT için önemli bir projeye imza attı. Türk edebiyatının seçkin yazarlarının öykülerini "Beş Türk Hikayesi" başlığı altında televizyon ekranına taşıdı. Bu uyarlamalar arasında Sait Faik Abasıyanık'ın "Müthiş Bir Tren", Kenan Hulusi'nin "Sazlık", Samet Ağaoğlu'nun "Bir İntihar", Sabahattin Ali'nin "Hanende Melek" ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Geçmiş Zaman Elbiseleri" adlı öyküleri yer almaktaydı. Yönetmen, sinema kariyerinin yanı sıra kitap çalışmalarıyla da fikir dünyasına katkıda bulundu. Hil Yayınları tarafından basılan eserleri arasında "Atatürk Filmi", "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Avrupa Birliği Üyesi Olmak Hakkı ve İsteğinin Tarihsel Kaynakları" ve "Yunan Sorunu" yer almaktadır.

Cumhuriyet döneminin bu müstesna sanatçısı, ömrünün son yıllarında sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Tedavi gördüğü Bahçelievler MedicalPark Hastanesi'nde 4 Ağustos 2012 akşamı, 83 yaşında yaşama veda etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2003 yılında Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen usta yönetmenin vefatı üzerine dönemin devlet erkanı taziye mesajları yayımladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, usta sinemacının unutulmaz filmleriyle her zaman saygıyla hatırlanacağını dile getirirken, Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da onun Türkiye'nin gurur kaynağı olduğunu vurguladı.