18. yüzyıl Avrupası'nda monarşilerin ve baskıcı yönetimlerin gölgesi hüküm sürerken, İtalyan edebiyatının en asi seslerinden biri Asti kentinde yankılandı. Vittorio Amedeo Alfieri, 16 Ocak 1749 tarihinde soylu bir ailenin ferdi olarak dünyaya gözlerini açtı. Babasını küçük yaşta yitiren Vittorio, ünlü mimar Benedetto Alfieri'nin de yeğeni olup annesi tarafından özenle yetiştirildi. Torino Askeri Akademisi'nde 1766 yılına kadar eğitim alan genç adam, mezun olamadan asteğmen olarak orduya katıldı. Askeri yaşam ona çekici gelmemişti. Bunun üzerine izin alarak Milano, Napoli, Floransa, Paris, Londra ve Lahey gibi önemli kültür merkezlerini kapsayan uzun bir Avrupa gezisine çıktı.
Avrupa Yollarından Sahne Işıklarına Ulaşan İsyan
Avrupa seyahatlerinde İspanya, Portekiz, Rusya ve İskandinavya'ya kadar uzanan Alfieri, buralarda şahit olduğu baskıcı yönetimler nedeniyle despotizme karşı hayatı boyunca taşıyacağı derin bir nefret beslemeye başladı. Fransa'da bulunduğu dönemde Voltaire, Jean Jacques Rousseau ve Montesquieu gibi aydınlanma filozoflarının özgürlükçü düşüncelerinden büyük ölçüde etkilendi. Bu seyahatler sırasında öğrendiği Fransızca diliyle ilk edebi eserlerini kaleme almaya başladı. Askerlik görevinden 1772 yılında resmen istifa ederek Torino'ya döndü. Hayatındaki boşluğu doldurmak amacıyla kendini tamamen klasik edebiyat araştırmalarına ve İtalyan şairlerini incelemeye adadı. Burada arkadaşlarıyla birlikte çeşitli güncel ve edebi konuların tartışıldığı Societé des Sansguignon adlı bir topluluk kurdu. Hasta bir arkadaşına refakat ettiği 1774 ile 1775 yılları arasında kaleme aldığı Antonius ve Kleopatra trajedisi, 1775'te sahnelenerek büyük bir başarı kazandı. Bu başarının ardından çalışmalarını bütünüyle tiyatroya yönlendirdi. Piedmont soylularının çoğunlukla Fransızca konuştuğu o dönemde, İtalyanca bilgisini en kusursuz seviyeye ulaştırmak için yoğun bir gayret sarf etti. Toskana bölgesine yaptığı gezilerin ardından siyasi konularda önemli eserler yazmaya yöneldi.
Aşk, Sürgün ve Tiyatroda Özgürlük Mücadelesi
Hayatı, 1777 yılında Albany Kontu Charles Edward Stuart'ın eşi Louise ile başlayan fırtınalı aşkıyla bambaşka bir mecraya sürüklendi. Bu ilişki, 1787 yılında birlikte Paris'e yerleşmeleriyle sürdü ve çift 1788 yılında resmen evlendi. Alfieri, 1776 ile 1789 yılları arasında, tamamı despotik rejimlere ve zorbalıklara karşı çıkışı konu edinen 19 trajedi kaleme alarak edebiyat kariyerinin en verimli dönemini geçirdi. Oyunlarının tümü, özgürlük için mücadele eden kahramanlarla zorba yöneticilerin kavgasını sert ve tavizsiz bir dille yansıtıyordu. Bu trajedilerin toplu basımı 1789 yılında Paris'te yapıldı. Oyunlarının 13'ü antik çağ tarihinden ve mitolojiden esinlenirken, biri Kutsal Kitap'tan, beşi ise orta çağ ile yeni çağ tarihinden konular içeriyordu. Başlangıçta Fransız Devrimi'ni desteklese de sonradan görüşleri değişti. Fransa aleyhine kaleme aldığı keskin bir yergi nedeniyle Paris'i terk ederek Floransa'ya yerleşmek zorunda kaldı.
Ölümsüz Bir Edebi Mirasın Anatomisi
Klasik efsaneleri ve tarihsel öyküleri kendi çağının ilerici fikirleriyle yoğurarak sahneye taşıyan Vittorio Alfieri, gevşek ve duygusal komediler yerine sunduğu güçlü karakterler sayesinde İtalya'da ulusal bir tiyatronun kurulmasına çok büyük katkılar sağlamıştır. Onun bu yenilikçi tarzı halkı coşturdu. Asi yazar, 8 Ekim 1803 tarihinde Floransa'da 54 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ölümü tüm sanat camiasını yasa boğdu. Eşi Louise, onun anısını ölümsüzleştirmek adına ünlü İtalyan heykeltıraş Antonio Canova'ya Santa Croce Kilisesi için mermerden anıtsal bir lahit yaptırdı. Bu görkemli anıt, günümüzde de büyük bir beğeniyle seyredilen seçkin bir sanat yapıtıdır. Doğumunun iki yüzüncü yılında düzenlenen Alfieri Rönesansı kutlamaları, onun bıraktığı derin izin kalıcılığını bir kez daha kanıtlamıştır.
Yazarın arkasında bıraktığı başlıca eserler şunlardır:
- Kleopatra (1774)
- Merope (1782)
- Saul (1782)
- II. Felipe (1783)
- Polinice (1783)
- Antıgone (1783)
- Agamemnon (1783)
- Oreste (1783)
- Octavia (1784)
- La Congizera des Pazzi (Pazzi'lerin Komplosu) (1789)
- Mary Stuart (1789)
- Mirra (1789)
- Vita (Ölümünden sonra yayınlanan otobiyografisi, 1806)
- Giornali (Günlükler)
