Kayseri'nin Tavlasun köyünde 10 Kasım 1835 tarihinde dünyaya gelen Teodor Kasap, köklü bir aile olan Kasapoğulları'na mensuptur. Yörenin tanınan kumaş tüccarlarından olan babası Serefaim'in en büyük çocuğudur. Dokuz erkek ve beş kız kardeşten oluşan kalabalık bir ailede büyüyen genç Teodor, henüz on üç yaşındayken babasını kaybetti. Bu büyük acının ardından ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etmek zorunda kaldı. Eğitim hayatı ile çalışma hayatını bir arada yürüten genç adam, Kuruçeşme Rum Okulu'nda derslerine devam ederken Kapalıçarşı'da bir kumaşçının yanında çıraklık yaptı. Kendi çabalarıyla yabancı dil öğrenmeye merak saldı ve Fransızca çalışmaya başladı. Kapalıçarşı'daki dükkanda yolları kesişen Kırım Savaşı gazisi bir Fransız subayı, onun bu azmini fark ederek hayatını değiştirecek adımı attı. Bu subayın desteğiyle 1856 yılında Paris'e giden genç yazar, eğitimine burada devam etme fırsatı yakaladı.
Fransa'daki yılları onun entelektüel çevresini tamamen şekillendirdi. Kendisini destekleyen subay, dünya edebiyatının efsanevi ismi Alexandre Dumas (Baba)'nın kuzeniydi. Bu vesileyle Paris'in sanat ve basın çevrelerine adım atan genç gazeteci, Dumas'nın özel sekreteri oldu. Onunla birlikte İtalya birliğini kurmayı hedefleyen Giuseppe Garibaldi'nin tarihi "Risorgimento" hareketini takip etmek üzere Sicilya yolculuğuna çıktı. Bu seyahatler ve edindiği dostluklar sayesinde Namık Kemal başta olmak üzere pek çok Jön Türk aydınını ünlü yazar Dumas ile tanıştırdı. Paris'teki uzun ve verimli yılların ardından 1870 yılının başlarında İstanbul'a geri döndü.
Osmanlı Basınında Bir Devrim: Diyojen ve Siyasi Mizah
İstanbul'a dönünce Kurtuluş Rum Mektebi'nde Fransızca öğretmenliğine başlayan gazeteci, burada tanıştığı Iuliya Hanım ile hayatını birleştirdi. Galata'daki Zincirli Han'da kendi matbaasını kurarak yayıncılık dünyasına hızlı bir giriş yaptı. İlk olarak Fransızca "Diogène" ve Rumca "Momos" adlı mizah dergilerini çıkardı. Ardından, 24 Kasım 1870 tarihinden itibaren Türkçe olarak yayımlanan ünlü Diyojen dergisini neşretmeye başladı. Bu üç farklı dildeki derginin yazar kadrosu ve içerikleri birbiriyle aynıydı. Osmanlı devletine olan derin bağlılığıyla tanınan yazar, o dönemde azınlıkların yürüttüğü ayrılıkçı faaliyetlere karşı sert mücadeleler verdi. Türkçe mizah dergileri arasında dördüncü sırada yer alan Diyojen, önceki yayınların aksine sadece gazete eki olmaktan çıkıp ülkenin ilk bağımsız siyasi mizah organı haline geldi.
Yayın hayatı boyunca büyük ses getiren dergi, Direktör Ali Bey, Recaizade Mahmut Ekrem ve Namık Kemal gibi güçlü kalemlerin yazılarıyla muhalefetin en gür sesi oldu. Fransa'da edindiği engin tecrübe sayesinde Teodor Kasap, dönemin en yüksek tirajlı dergisini yönetiyordu. Ancak hükümetin baskıları sonucu 1873 yılında Diyojen kapatılınca pes etmedi; sırasıyla Çıngıraklı Tatar, Hayal ve İstikbal gazetelerini çıkardı. Aynı zamanda Bulgarca olarak da çeşitli mizah gazetelerinin sahipliğini üstlendi. Tiyatro eleştirmenliğine de soyunan yazar, Güllü Agop'un oyunlarındaki dil hatalarını ve Fransız taklitçiliğini sertçe eleştirerek geleneksel ortaoyunu çizgisinde eserler üretilmesini savundu. Bu dönemde Moliere'den uyarladığı Pinti Hamit eseri nedeniyle, geleceğin padişahı II. Abdülhamid'in şimşeklerini üzerine çektiği rivayet edilir.
Zindanlardan Saray Kütüphanesine Uzanan Fırtınalı Son
Diyojen'de yayımlanan elleri zincirli Karagöz karikatürü, yazarın hayatında yeni bir kırılma noktası oldu. "Kanun dairesinde serbestî" yazısıyla sansürü eleştiren bu çizim yüzünden dava açıldı ve 1877 yılında üç yıl hapis cezasına çarptırıldı. İlginç bir şekilde, o güne kadar akıcı şekilde Türkçe konuşmasına rağmen yazı diline hakim olamayan gazeteci, tüm yazılarını avukatı Lazaridis ve dostu Fehmi'nin yardımıyla kaleme alıyordu. Kendi ana dilinde yazmayı ancak hapishane yıllarında öğrenebildi. Kefaletle salıverildikten sonra padişahın kendisine yeni bir gazete kurdurma planlarını duyunca, kılık değiştirerek bir gemiyle Fransa'ya kaçtı.
Paris'te yayımladığı Fransızca mektuplarla saray yönetimini ağır biçimde eleştirince kaçak ilan edildi. Cenevre, Londra, Napoli gibi Avrupa kentlerinde sürgün hayatı yaşadıktan sonra, Ebüzziya Tevfik Bey'in saraya yazdığı rica mektubu sayesinde affedilerek 1881'de İstanbul'a döndü. Dönüşünün ardından padişahın kütüphanecisi olarak görevlendirilen yazar, yaşamının sonuna kadar sarayda çalıştı. Türk edebiyatına kazandırdığı önemli eserler ve tiyatro uyarlamalarıyla silinmez izler bırakan bu değerli aydın, 5 Ağustos 1897'de İstanbul'da yaşama veda etti.
Teodor Kasap'ın Türk kültür ve yayın hayatına kazandırdığı en önemli telif ve çeviri eserler şunlardır:
- Monte Cristo Kontu (1871) - Alexandre Dumas (Baba)'dan çevrilen Türk edebiyatının ilk Batılı roman örneklerindendir.
- Pinti Hamid (1873) - Moliere'in Cimri adlı komedisinden adapte edilen tiyatro oyunu.
- İşkilli Memo (1874) - Ünlü Fransız yazar Moliere'in eserinden yapılan bir perdelik komedi uyarlaması.
- Para Meselesi (1875) - Alexandre Dumas (oğul)'ın komedisinden Türkçeye kazandırılan eser.
- Lükresya Borciya (1875) - Victor Hugo'dan dilimize aktarılan dram türündeki ünlü çeviri.
- Sarı Yûsuf yahut Haydut Yûsuf (1882) - Yazarın kaleme aldığı özgün eserlerden biri.