Nikolay Çavuşesku, Romanya Krallığı'na bağlı Scorniceşti'de 26 Ocak 1918 tarihinde yoksul bir köylü ailesinin evladı olarak dünyaya gözlerini açmıştır. Ülkesini 24 yıl boyunca demir yumrukla yöneten son Romanya Devlet Başkanı, 25 Aralık 1989'da kanlı bir ihtilal neticesinde askeri mahkeme kararıyla kurşuna dizilerek eşiyle birlikte idam edilmiştir.
Ayakkabıcı Çıraklığından Komünist Müadeleye
Romanya Krallığı'nın Olt bölgesindeki Scorniceşti köyünde on çocuklu, yoksul bir köylü ailesinin üçüncü çocuğu olarak doğan Çavuşesku, 11 yaşındayken ayakkabı çıraklığı yapmak üzere Bükreş'e geldi. Genç yaşta tanıştığı zorlu hayat şartları, onu dönemin yasa dışı Romanya Komünist Partisi saflarına yönlendirdi. 1932 yılının başlarında partiye üye olan genç eylemci, 1933 yılında ilk kez bir grevi kışkırtmaktan tutuklandı.
Nikolay Çavuşesku'nun gençlik yıllarındaki siyasi tutukluluk ve eylem süreci şu gelişmelere sahne olmuştur:
- 1932: Yasa dışı Romanya Komünist Partisi'ne katılım.
- 1933: İlk tutuklama dalgası (grev kışkırtıcılığı gerekçesiyle).
- 1934: Demiryolu işçilerinin davasını protesto eden dilekçeye imza toplaması nedeniyle ikinci kez ve benzer sebeplerle iki kez daha tutuklanma.
Bu tutuklamalar ona emniyet kayıtlarında "tehlikeli komünist kışkırtıcısı" ve "aktif anti-faşist propagandacı" tanımlamalarını getirdi. Bir süre yeraltı faaliyetleri yürütse de 1936'da yakalanarak Doftana Hapishanesi'nde iki yıl hapis yattı. Birçok işçi hareketinde öncülük eden siyasetçi, 1936-1940 yılları arasında dağınık dönemlerde hapis yatmaya devam etti. Bu sırada 1939'da tanıştığı Elena Petrescu ile 1945'te evlendi ve bu birliktelikten üç çocuğu oldu.
İktidara Yükseliş ve Baskı Rejimi
İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1947'de Romanya'da yönetimi tamamen ele geçiren Komünist Parti iktidarında tarım ve Silahlı Kuvvetler bakan yardımcılıkları görevlerinde bulundu. Hızla yükselerek partinin ikinci adamı haline geldi ve Politbüro'da kritik görevler üstlendi. 1960 yılında ülkeyi Varşova Paktı üyeliğinden çıkaran Çavuşesku, 1965'te komünist lider Gheorghiu-Dei'nin vefatıyla devletin en tepe koltuğuna oturdu. İlk iş olarak partinin ismini Romanya Komünist Partisi (PCR) yaparken, devletin adını da Romanya Sosyalist Cumhuriyeti olarak değiştirdi. 22 Mart 1965 ile 22 Aralık 1989 tarihleri arasında 24 yıl boyunca devlet başkanlığı görevini yürüttü.
Devlet başkanlığı yıllarında Gizli Polis vasıtasıyla düşünce özgürlağü ve medya üzerinde mutlak bir baskı düzeni inşa etti. 1982 yılında kötü yönetimin biriktirdiği dış borçları ödemek için ülkedeki tüm ürünleri ihracata sevk ederek iç piyasada karne yöntemine geçti. Bu durum ciddi sağlık, yiyecek ve giyecek kıtlıklarına yol açtı. Halk açlık sınırındayken, Çavuşesku lüks ve gösterişli yaşamını sürdürmekten geri durmadı.
Devrim Hareketi ve Kaçınılmaz İdam
Takvimler 17 Aralık 1989 tarihini gösterdiğinde, Maçar kökenli azınlıkların yoğun yaşadığı Timaşvar'da gösteri yapan halka ateş açılması emrini vermesiyle ülkedeki devrim ateş Hareketi hızla yayıldı. 21 Aralık'ta Devrim Meydanı'ndaki büyük halk mitinginde konuşması yuhalanınca Çavuşesku, duruma hakim olamayarak Merkez Komite binasına sığındı. Sokakta ise polis ve askeri güçlere karşı Üniversite Meydanı'nda barikatlar kuran Bükreşlilerin direnişi yükseliyordu. 22 Aralık sabahı çatışmalar tüm kentlere sıçradı. Politik Yönetim Komitesi'ni toplayarak ordu liderliğini üstlenen başkan, son bir umutsuz konuşma girişiminde bulunsa da göstericiler kapıları zorlayınca helikopterle binanın çatısından firar etti.
Bu olaylar esnasında 1000 civarında gösterici yaşamını yitirdi. Pilotların Targovişte dolaylarında helikopteri terk etmesinin ardından, eşiyle birlikte kaçmaya çalışan Çavuşesku, askeri müdahale neticesinde yakalandı. Kendisinin "Halk Sarayı" olarak adlandırdığı 3 milyar dolar değerindeki 1100 odalı saray sefası da böylece son buldu. 25 Aralık 1989'da Targovişte'de kurulan askeri mahkemece yasa dışı zenginleşmeden soykırıma kadar birçok suçtan ölüme mahküm edilen Nikolay ve Elena Çavuşesku, kurşuna dizilerek idam edildiler. Çift, 7 Ocak 1990 tarihinde ülkede ölüm cezasının kaldırılmasından önce idam edilen son kişiler oldu.
