Türk pop müziğinin altın çağında sesiyle fırtınalar estiren Nil Burak, gerçek adıyla Pembe Nihal Munsif, 27 Nisan 1948 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti sınırları içindeki Lefke kasabasında dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren müziğe karşı derin bir tutku besleyen sanatçı, Kıbrıs Güzel Sanatlar Derneği bünyesinde yer alan koroda şarkı söyleyerek sanatsal serüveninin ilk tohumlarını ekmiştir. Hilton otelinde arkadaşlarıyla tatil yaptığı 1975 yılında, dönemin popüler eğlence mekanı Playboy'da sahneye davet edilmesi hayatının akışını tamamen değiştirmiştir. Büyüleyici performansıyla dikkatleri üzerine çeken bu genç yetenek, davetliler arasındaki Zeki Müren'in önerisiyle yeni sahne adsı olan Nil Burak kimliğine kavuşmuştur. Kısa süre sonra Maksim Gazinoları'nda profesyonel olarak çalışmaya başlayarak Türk müziğinin zirve isimleri arasına adını yazdırmıştır.
Kıbrıs'tan Londra'ya Gençlik Yılları ve Arayışlar
Üç çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak dünyaya gelen Nil Burak'ın babası, narenciye yetiştiriciliği ve sinema işletmeciliği yapmaktaydı. Sanatçı, Kıbrıs Amerikan Kız Koleji'nden mezun olduktan sonra adadaki zorlu siyasi süreçleri derinden hissetmiştir. 1963'teki Rum saldırıları sebebiyle Lefkoşa'ya sığınmak zorunda kalan Nihal, dil eğitimi amacıyla daha sonra Londra'daki halasının yanına gönderilmiştir. Londra'da halasının yanında kaldığı dönemde dilini geliştirirken, Gallipoli Restaurant bünyesinde amatör olarak sahne almıştır. Ankara'da 1969'da İngiliz Büyükelçiliği'nde sekreter olarak çalışan sanatçı, aynı dönemde görücü usulüyle evlenip iki yıl sonra boşanmıştır.
Playboy Sahnesi ve Maksim Yılları
1975 yılının yaz aylarında arkadaş grubuyla İstanbul'da tatil yapan sanatçı, Hilton otelinde konakladığı sırada hayatının fırsatıyla karşılaşmıştır. Burada tanıştığı ünlü tiyatrocu Lale Oraloğlu'nun oğlu Akın vasıtasıyla dönemin gözde kulübü Playboy'a gitmiştir. Eğlendiği sırada usta aktör Sadri Alışık'ın davetiyle sahneye çıkmış ve aralarında Zeki Müren, Ayhan Işık, Ekrem Bora, Nebahat Çehre ve Çolpan İlhan gibi dev isimlerin bulunduğu konuklara şarkılar söylemiştir. Zeki Müren, genç kadının sesinden çok etkilenerek sahne isminin Nil Burak olmasını istemiştir. Bu büyülü gece, ona Playboy kulübünün kapılarını profesyonel olarak açmıştır. Müzik dünyasında adını hızla duyurmayı başardı. Kısa sürede büyük kitlelere ulaştı. Böylece Maksim Gazinoları'na transfer olmuştur. Burada aralıksız 16 yıl boyunca sahne alarak kırılması güç bir rekora imza atmıştır. Televizyon ekranlarıyla da bu dönemde tanışan usta yorumcu, canlı orkestra eşliğinde seslendirdiği Türkçe ve İngilizce şarkılarla geniş kitlelerin sevgilisi olmuştur.
Altın Plaklar, Festivaller ve Unutulmaz Eserler
Sanatçı, profesyonel müzik kariyerinin ilk meyvesini 1975 yılında Şat Yapım imzalı "Tatlı Tatlı - Sus" plağıyla vermiş ve listede zirveye yerleşerek Altın Plak kazanmıştır. Alanında uzman isimlerden müzik dersleri aldı. Ünlü orkestralarla sahne çalışmaları gerçekleştirdi. 70'li yılların sonlarında Zeki Alasya ve Metin Akpınar ile birlikte "İnsanoğlu Tuhaftır" isimli popüler kabare şovunda rol almıştır. Ayrıca Ali Poyrazoğlu, Şemsi İnkaya, Levent Kırca ve Oya Başar gibi isimlerle de kabare gösterileri düzenlemiştir. 1978 yılında sözlerini kendi kaleme aldığı, bestesi ise Yaşar Güvenir'e ait olan efsanevi "Yalnızım Ben" şarkısını plak yapmıştır. Bu ölümsüz eser, yıllar sonra 2008 yılında vizyona giren ve büyük ses getiren "Issız Adam" filminde kullanılarak yeniden popülerleşmiştir.
Sanatçının geniş diskografisinde öne çıkan albümlerden bazıları şunlardır:
- Benim Adım Şarkıcı (1979)
- Bizim Diyar (1982)
- Benim Sevdam (1984)
- Oldu Olacak (1989)
Sanatçı, 1982'de Şili'de düzenlenen festivalde Selmi Andak ve Ülkü Aker'in ortak eseri "Oryantal" ile ülkemizi temsil etmiştir. Kervan Plakçılık etiketiyle çıkan dördüncü albümü "Bizim Diyar"da ise ünlü sanatçı Orhan Gencebay'ın "Bulamadık ki" adlı eserini yorumlamıştır. 1985'te hem Eurovision Türkiye elemelerinde üçüncü olmuş, hem de İtalya'daki Palermo Müzik Festivali'nde Aysel Gürel ve Selmi Andak imzalı "Güneş Bir Kere Doğdu" şarkısıyla birincilik kazanmıştır. Ardından İrlanda'daki Cavan Müzik Festivali'nden üç ödülle dönen sanatçı, 1986'da ise İbo ile Eurovision finallerinde "Yaşa Yaşa" parçasıyla tekrar üçüncü olmuştur. Paris Olympia ve Londra The Talk of the Town gibi dev salonlarda sahne almış, Dışişleri Bakanlığı görevlisi olarak da pek çok ülkede Türkiye'yi temsil etmiştir. 1989 yılında çıkardığı "Oldu Olacak" albümündeki, sözleri Cem Karaca'ya bestesi kendisine ait olan "Sende Başını Alıp Gitme" şarkısı büyük beğeni kazanmıştır. Türk pop müziğine sunduğu katkılardan ötürü Popsav tarafından Ajda Pekkan ve Sezen Aksu gibi isimlerle birlikte "25. Yıl Hizmet Ödülü"ne layık görülmüştür.
Özel Hayatı ve Girne'deki Turizm Yılları
Nil Burak, kariyerinin yanı sıra hareketli özel yaşamıyla da magazin dünyasının en çok konuşulan simalarından biri olmayı başarmıştır. Türkiye'de çalışma izni alabilmek adına 1977'de menajeri Engin Kefkef ile kağıt üzerinde evlenmiş ve on gün sonra boşanmıştır. Daha sonra iş insanı Şamil Tokses ile uzun yıllar süren birlikteliğini evlilikle taçlandırmış ve bu evlilikten 1987 doğumlu Cemre adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. 1993 yılında hayatını birleştirdiği Erkal Işıksal ile olan evliliği ise tam yirmi yıl sürmüş, çift 2013 yılında yollarını ayırmıştır. Sinema perdesinde de boy gösteren sanatçı, "Hamsi Nuri" ve "Gülşah" gibi popüler filmlerde rol alarak oyunculuk yeteneğini de kanıtlamıştır. 1996 yılında Kıbrıs Girne'ye geri dönen usta sanatçı, burada Collanade Hotel isimli butik bir otel açarak turizm sektörüne adım atmıştır. Günümüzde de müzik ve iş dünyasındaki saygın yerini korumaktadır.
