Smolensk eyaletinin Shitiki köyünde 8 Aralık 1868 tarihinde dünyaya gelen Nikolay Petrovich Bogdanov, Rus resim sanatında derin izler bırakan bir deha olarak bilinir. Bir çiftlik işçisinin evlilik dışı çocuğu olarak hayata gözlerini açan Bogdanov, yoksulluğun ve kırsal hayatın tam ortasında büyüdü. Çocukluğunda yaşadığı bu zorluklar, ilerleyen yıllarda tuvaline yansıtacağı eşsiz köy manzaralarının ve köylü figürlerinin de ilham kaynağı olacaktı. Rusya'nın ücra bir köşesinden çıkıp adını tüm dünyaya duyuracak olan bu yetenekli çocuk, sanat dünyasında "Rus köyünün ressamı" olarak anılacaktı.
Tatevo Köyünden Paris Atölyelerine Sanat Dolu Bir Yolculuk
Genç Nikolay'ın içindeki büyük sanat ışığı, Tatevo köyündeki devlet okulunda eğitim gördüğü iki yıl boyunca filizlenmeye başladı. Okulun kurucusu olan ünlü matematikçi Sergey Aleksandroviç Rachinsky, bu küçük çocuğun çizimlerindeki olağanüstü yeteneği hemen fark etti. Rachinsky, Nikolay'ı kendi imkanlarıyla destekleyerek ayda 25 ruble burs bağladı ve onu 1883 yılında Troitse-Sergiyeva Lavra'daki ikon resim okuluna gönderdi. Bu adımla başlayan akademik eğitim süreci, 1884 ile 1889 yılları arasında Moskova Resim, Heykel ve Sanat Okulu'nda modern resim ve mimarlık eğitimiyle devam etti. Sanat tutkusu sınır tanımayan Bogdanov, 1894-1895 yıllarında St. Petersburg'daki İmparatorluk Sanat Akademisi'nde yeteneğini daha da biledi. Paris'in büyülü sanat atmosferine kapılan ressam, 1895 yılında bu şehre giderek Fernand Cormon ve Filippo Colarossi'nin ünlü atölyelerinde fırça salladı, ardından Münih ve İtalya'yı gezerek vizyonunu genişletti.
Çarın Takdiri, Köy Çocuklarının Sevgisi ve Hüzünlü Son
Paris seyahatinin ardından Peredvizhniki (Gezici Sanat Sergileri Derneği) dahil olmak üzere birçok önemli sanat topluluğuna üye olan sanatçı, 1913-1918 yılları arasında bir derneğin kurucu başkanlığını üstlendi. Çalışmalarında kırsal kesim çocuklarının eğitimini, portreleri ve izlenimci manzara çalışmalarını odağına alan Bogdanov, 1903 yılında akademisyen unvanıyla mezun oldu. Sanatçının başarısı Rus İmparatoru Çar II. Nikolay'ın da dikkatini çekti. İmparator, sanatçının soyadına resmi olarak "Belsky" ibaresini ekledi. Saray aristokratlarının portrelerini büyük bir ustalıkla çizse de onun asıl tutkusu her zaman köy hayatı oldu. Kırsaldaki çocukların giysilerindeki en ufak kıvrımı bile titizlikle resmeden sanatçının ceplerinde her zaman şeker ve fındık bulunurdu; bu yüzden köy çocukları onun için seve seve poz verirdi.
1917 yılındaki Şubat Devrimi ve ardından gelen Ekim Devrimi, realist ressamlar için oldukça karanlık bir dönemin kapısını araladı. Bolşeviklerin Çar II. Nikolay ve ailesini katletmesiyle sarsılan Bogdanov, yeni rejimi benimsemeyerek 1921'den sonra Letonya'nın Riga kentine göç etti. Sağlık sorunları nedeniyle 1941 yılında Berlin'e taşınan usta ressam, II. Dünya Savaşı'nın en kanlı günlerinde, 19 Şubat 1945'teki müttefik bombardımanında 77 yaşında hayata gözlerini yumdu. Berlin'deki Rus mezarlığına defnedilen Bogdanov, ölümünden yıllar sonra anavatanında hak ettiği takdiri görse de uzun süre unutulmuşluğa terk edildi. Eserleri bugün dünya sergilerinde sergilenmektedir. Ancak Rusya'da uzun süre adı anılmadı. 2000 basımlı 'Rus Sanatçılar' sözlüğünde bile ismine yer verilmedi. Bugün ise eşsiz yeteneği tüm dünyada saygıyla anılmaktadı. Sanatçının başlıca üyelikleri ve unvanları şunlardır:
- Peredvizhniki (İmparatorluk Gezici Sanat Sergileri Derneği) Üyeliği
- Arkhip Kuindzhi Derneği Üyeliği
- St. Petersburg Sanat Akademisi Akademisyenliği ve Aktif Üyeliği
.jpg?width=640)