Türk müzik tarihinin en önemli öncülerinden biri olan besteci, yayıncı ve eğitmen Mehmed Baha Pars, 1877 yılında Bursa'nın Karaşeyh mahallesinde dünyaya gözlerini açtı. Klasik müzikten geleneksel ezgilere uzanan geniş bir yelpazede eserler üreten sanatçı, Osmanlı döneminde ilk müzik dergisini yayımlayarak ve ilk Türk operetini besteleyerek adını altın harflerle tarihe yazdırdı. Çocuk yaşlardan itibaren tekkede müzikle harmanlanan bir hayat süren Pars, hem Doğu hem de Batı kültürünü sentezleyerek kendi döneminin çok ötesinde bir sanat vizyonu ortaya koydu. Cumhuriyet öncesi ve sonrasındaki öğretmenlik faaliyetleriyle de Bursa'da modern müzik eğitiminin temellerini atan şahsiyetlerin başında geldi. Bestekarlık kariyerinin yanı sıra çok yönlü kişiliğiyle öne çıkan Pars, geride bıraktığı derin mirasıyla 25 Ekim 1953 tarihinde yine doğduğu şehirde hayata veda etti.
Tekkeden Mektebe Uzanan Yaşam Dönemeci
Sanatçının aile kökleri, aslen Umurbey köyüne dayanan ve Bursa'nın köklü hanedanlarından biri olan Bedreddin Pars Bey sülalesine uzanmaktadır. Bu soydan gelen Ahmed Baba Efendi, 1830'lu yılların sonlarına doğru şehre yerleşerek günümüzdeki Bursa Hükümet Konağı yakınlarında bir Nakşibendî tekkesi tesis etmişti. Mehmed Baha Bey, bu tekkenin kurucusunun torunu olarak hayata geldi. Nakşibendî şeyhi olan babası Hacı Baha Efendi ile annesi Halime Hanım'ın en büyük erkek çocuğuydu. Tekke ortamının doğal bir getirisi olarak çocukluğu ilahiler, neyler ve ritimlerle, yani müzikle iç içe geçti. İlköğreniminin ardından dönemin nitelikli okullarından Bursa İdadisi'ni başarıyla tamamladı. Buradaki mezuniyetinin sonrasında yüksek düzeyde eğitim almak amacıyla dönemin payitahtı İstanbul'un yolunu tuttu. İstanbul'daki eğitim hayatı boyunca farklı kültürleri tanıma imkanı buldu. Aksaray semtinde faaliyet gösteren Darüttedris Mektebi'nden 1897 yılında diplomasını aldı. Eğitim aşkı sönmeyen genç müzisyen, yabancı dilde eğitim veren Beyoğlu'ndaki ünlü Alyans İzraelit okuluna kaydoldu. Buradan da 1902 senesinde mezun olarak memleketine dönmeye karar verdi.
Bursa'da Sanat, Eğitim ve Yayıncılık Yılları
Bursa'ya dönüşünün ardından babasından şeyhlik görevini devralan Mehmed Baha Bey, ailesinin kurduğu Nakşibendî tekkesinin son şeyhi olarak kayıtlara geçti. Ancak o sadece dini ve tasavvufi kimliğiyle kalmayıp, şehrin kültürel ve idari hayatında da aktif roller üstlendi. Vilayet Matbaası'nda tam on iki yıl boyunca müdürlük ve başyazarlık görevlerini yürüterek yerel basının gelişimine katkı sundu. Aynı zamanda Bursa Sanat Mektebi bünyesinde Fransızca ve tarih dersleri vererek genç zihinleri aydınlattı. Çocuk esirgeme kurumu niteliğindeki Bursa Darüleytamı ile Bursa Lisesi'nde ise uzun seneler boyunca müzik muallimliği yaptı. 1 Temmuz 1943 tarihindeki resmi emekliliğine kadar da farklı okullarda öğrencilerine müzik sevgisini aşılamaya devam etti. Özel hayatında ise 1916 yılında, Ceyb-i Hümayun İkinci Katibi Mehmed Edip Efendi'nin kızı ve Halide Edip'in ablası olan Nilüfer Hanım ile dünya evine girdi. Bu mutlu evlilikten çiftin üç çocuğu dünyaya geldi:
- Hatice Selma (İris)
- Bedreddin Baha Pars
- Umur Baha Pars
Bu çocuklardan Umur Baha Pars, babasının yolundan giderek İtalya'nın Milano şehrinde batı müziği eğitim alacak, sonrasında ise Ankara Devlet Konservatuvarı'nda hocalık yapan tanınmış bir opera sanatçısına dönüşecekti.
Türk Müzik Tarihindeki İlklere Atılan İmzalar
Mehmed Baha Bey, Bursa'daki yerel müzik hareketliliğinin en güçlü öncülerinden ve teşvikçilerinden biri kabul edilmekteydi. Kendisi Doğu ve Batı enstrümanlarına hakimiyetiyle bilinmekte olup, şu müzik aletlerini büyük bir ustalıkla çalabiliyordu:
- Keman ve piyano
- Ud ve viyola
- Viyolonsel
Sanatçı, takvimler 1 Ekim 1919 tarihini gösterdiğinde yayıncılık alanında tarihi bir adıma imza attı. Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yayımlanan ilk Osmanlıca müzik dergisi olan Âlem-i Musiki'yi müzikseverlerle buluşturdu. On beş günde bir okurlarıyla buluşan bu yayın organı, zorlu şartlar altında ancak on altı sayı boyunca yayım hayatını sürdürebildi. Dergi, 1920 yılının mayıs ayında son sayısını basarak okurlarına veda etti. Mehmed Baha Bey'in müzik tarihimizdeki asıl büyük devrimi ise operet alanında gerçekleşti. Edebiyatımızın usta isimlerinden Abdülhak Hamit Tarhan'ın kaleme aldığı manzum tiyatro eseri üzerine çalışmaya başladı. Bu çalışma sonucunda, ilk Türk opereti kabul edilen ünlü Nesteren eserini besteledi. Pars, bu özel eserin sadece besteciliğini üstlenmekle kalmamış, aynı zamanda libretto yazarlığını da kendi başına tamamlayarak operet besteleyen ilk Türk sanatçı unvanını elde etmiştir.
