Mehmed Kayalar, 1914 yılında Selanik’te dünyaya gelmiş, askeri kariyerinin ardından Nur cemaatüne intisap etmiş emekli bir Türk subaydır. Said Nursi’yi yalnızca iki kez görmesine karşın onun 12 müridinden biri sayılması, Kayalar’ın dini çevrelerdeki yerini açıkça ortaya koymaktadır. Babası Mahmut Efendi, annesi ise Hüsnü Şah Hanım’dır. 1 Haziran 1994’te Çiftlikköy’de hayatını kaybetti.
Gençlik Yılları ve Askeri Eğitim
Küçük yaşlarda Kayalar köyünde yaşayan Mehmed Kayalar, altı-yedi yaşına geldiğinde ailesinin kaderi Türk-Yunan mübadelesiyle kardı. Aile ve akrabalarıyla birlikte Erzincan’a yerleştirilen Kayalar, ilköğrenimini burada tamamladı; sonraki eğitim aşamalarını çeşitli askeri okullarda sürdürdü. 1 Mart 1937’de Askeri Harp Okulu’nu bitirerek orduya katıldı.
Kariyeri boyunca Konya, Susurluk, Kemalpasa, Uşak, Bingöl ve Diyarbakır illerinde görev yaptı. Said Nursi, şark görevine kendisi yerine Kayalar’ı Diyarbakır’a görevlendirdi; bu tercih, iki isim arasındaki manevi bağın boyutunu göstermektedir.
27 Mayıs İhtilali ve Sürgn Yılları
Selanik doğumlu olmasına karşın 1960 ihtilalinde Kürtçülük iddiasıyla hedef alınan Kayalar, 55’ler olayı kapsamında Sivas kampına sürüldü. Kampta, ihtilalin İçişleri Bakanı Muharrem İhsan Kızıloğlu’nun denetim ziyaretinde herkes ayaklanırken Kayalar ve birkaç arkadaşı yerlerinde oturdu. Bakanın hakaret girişimine fırsat vermeden şu yanıtı verdi: “Senin soy ismindeki kızıllık, yüzünden görülmektedir. İsmin kızıllığı senin yüzüne aksetmiş.”
Ardından 55 Ağa grubuna dahil edilerek Çanakkale’ye nakledildi. Milli Birlik Komitesi’ne yazdığı mektupta maruz kaldığı haksız muameleleri ve asılsız iddialara karşı itirazlarını dile getirdi; doğudaki Kürtçülük eğilimleriyle mücadele ettikleri için bizzat düşman kazandıklarını vurguladı.
Nur Cemaatüyle Tanışma ve Emeklilik
Kayalar, 1942 yılında Risale-i Nur eserleriyle, 1950’de ise bizzat Said Nursi’yle tanıştı. İkinci görüşmesi, hayatında bir dönüm noktası oldu; emekli olmaya bu görüşmenin ardından karar verdi. Önyüzbaşı rütbesindeyken 1952’de ordudan ayrıldı.
Üç çocuğundan Mehdi ve Mahmut Beyler, babalarından önce vefat etti. Büyük oğlu Ahmet Mefhar Bey ise 2003 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.