Kemal Kacar (ya da tam adıyla Kemal Kacartunalı), Türkiye'nin yakın tarihinde hem siyasi arenada hem de dini cemaat yapısında derin izler bırakmış önemli bir din adamı, tüccar ve milletvekilidir. 1917 yılında Eskişehir'de dünyaya gelen ve 17 Haziran 2000'de İstanbul'da vefat eden Kacar, Süleymanlı cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın vefatının ardından hareketin liderliğini üstlenerek topluluğu uzun yıllar yönetmiştir. Galatasaray Lisesi bünyesinden mezun oldu. Erken yaşlardan itibaren ticaretle uğraşırken, siyasi dengelerin de her zaman merkezinde yer aldı.
Süleyman Hilmi Tunahan ile Kesişen Yollar ve Mücadele Yılları
Eskişehirli Halil ve Zehra çiftinin en büyük çocuğu olarak dünyaya gözlerini açan Kemal Kacar, ilköğrenim yıllarını doğduğu şehirde tamamladıktan sonra ailesinin aldığı göç kararıyla birlikte İstanbul'a yerleşti. İstanbul'daki ortaöğrenim sürecine Feyz-i Âtî Mektebinde adım atan Kacar, daha sonra Kabataş Erkek Lisesine geçti. Süleyman Hilmi Tunahan ile yollarının kesiştiği 1936 yılı, hayat çizgisi için büyük bir dönüm noktası oldu. Tunahan'dan dersler almaya başlayan genç Kacar, kısa sürede onun en yakın çalışma arkadaşları arasına katıldı. İstanbul genelindeki ders organizasyonlarını üstlenerek cemaat faaliyetlerinin koordinasyonunda kilit bir sorumluluk üstlendi.
Zamanla ilişkilerini pekiştiren Kacar, 1944 yılında Süleyman Hilmi Tunahan'ın kızı Bedia Hanım ile evlendi. Evlilikle birlikte sorumluluğu artan Kacar, 1946 sonrasında kuran kurslarının Anadolu coğrafyasında yayılması için çaba gösterdi. Tunahan'ın siyasi ve sosyal çevrelerle olan ilişkilerini yürüten bir nevi elçi vazifesi üstlendi. Necip Fazıl Kısakürek ile 1946'da tanışan Kacar, onu kendi yazıhanesinde kayınpederiyle bir araya getirdi. Bu görüşme, sonraki yıllarda da sürecek yakın bir diyalog zeminini hazırladı. Antisemit yayınlarıyla tanınan Cevat Rıfat Atilhan ile Tunahan arasındaki iletişimi de yine Kacar sağladı.
Siyasi Sahne, Kütahya Cezaevi ve Parlamento Dönemi
Siyasete erken yaşta ilgi duyan Kacar, Demokrat Parti iktidarının son dönemlerinde muhalif bir tavır takındı. Cezayir politikasının cami kürsülerinden eleştirilmesi nedeniyle cemaat ile hükümetin arası açıldı. Bu gerilim neticesinde 1957 seçimlerinde Cumhuriyetçi Millet Partisini destekleyen Kacar, Kütahya'dan aday gösterildi. Ancak yürütülen bir soruşturma kapsamında Tunahan ve Kacar tutuklanarak Kütahya Cezaevine gönderildi. Burada 59 gün kaldılar. Sonunda mahkemeden beraat ettiler. Kacar yeni parti kurmadı.
Farklı partilerde devam eden Kacar, 1965 yılında Millet Partisinden, 1969 yılında ise Adalet Partisinden milletvekili seçildi. Parlamento çatısı altında Süleyman Demirel muhaliflerinin yer aldığı 72'ler hareketinde bulunsa da bütçe oylamasındaki ret kararına katılmayarak gruptan ayrıldı. O dönem Mersin milletvekili olan Hilmi Türkmen'in cemaat lideri Kemal Kacar'ın talimatına açıkça karşı gelerek bütçeye ret oyu vermesi, hem iktidarı sarsmış hem de cemaat bünyesinde derin bir yol ayrımına yol açmıştır. Demirel hükümetinin düşmesiyle sonuçlanan bu sürecin ardından Türkmen cemaatten ihraç edildi. Kacar 1973 seçimlerinde kaybetti.
Demirel ile İlişkiler ve Darbe Sonrası Denge Arayışları
Seçim yenilgisinden sonra Adalet Partisi içindeki gücünü artıran Kacar, 1977 genel seçimlerinde İstanbul listesinden meclise girmeyi başardı. Bu dönemde Avrupa Konseyi üyeliği de yapan tecrübeli siyasetçi, Milli Selamet Partisi lideri Necmettin Erbakan'a karşı net bir muhalefet yürüttü. Erbakan karşıtı tavrıyla merkez sağda AP lehine bir denge kurulmasında etkin rol oynadı. Ancak 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle birlikte Kacar için zorlu bir dönem başladı. Darbenin ardından yaklaşık bir buçuk yıl Antalya'da tutuklu kalan cemaat lideri, yargılandığı davalardan aklanarak beraat etti.
Siyasi yasakların kalkması ve yeni partilerin kurulmasıyla birlikte Kacar dengeli bir çizgi izledi. Bu dönemde siyasi arenada şu adımları attı:
- 1983 ve 1987 genel seçimlerinde Anavatan Partisini destekledi.
- 1991 yılında Doğru Yol Partisinden yana kısmi tutum aldı.
- İsmail Amasyalı'ın DYP listesinden milletvekili adayı olmasına onay verdi.
Fabrikatörlük ve tüccarlıkla da uğraşan Kacar, ömrünün son yıllarını cemaat işlerine ayırdı. Kemal Kacar, Türk siyasi ve dini hayatındaki bu uzun soluklu yürüyüşünün ardından 17 Haziran 2000 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
